20/11/2025
‼️Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda 20 Kasım 1989’da kabul edilen BMÇHS, çocuk haklarına uluslararası boyutta yasa statüsünü kazandırmıştır. BMÇHS, günümüzde en fazla devlet tarafından onaylanan uluslararası sözleşme niteliği de taşımaktadır. Türkiye de Sözleşmeyi 14 Ekim 1990’da imzalamış, 27 Ocak 1995’te de yürürlüğe koymuştur.
‼️BMÇHS, çocuk hakları alanında köklü bir değişimin önünü açmış ve birçok ülkede çocuk hakları koruma politikalarının geliştirilmesine zemin hazırlamıştır. Bu sözleşme sayesinde, çocuklar yalnızca geleceğin bireyleri değil, aynı zamanda bugünün hak sahibi bireyleri olarak tanınmışlardır. BMÇHS, çocuk haklarını kapsamlı bir biçimde ele almıştır. Bu haklar aşağıdaki gibi gruplandırılabilir;
· Sivil ve politik haklar: Yaşam hakkı, kimlik hakkı, ifade özgürlüğü gibi haklar,
· Ekonomik, sosyal ve kültürel haklar: Eğitim hakkı, sağlık hizmetlerine erişim hakkı, kültürel yaşamda yer alma hakkı gibi haklar,
· Koruma hakları: Çocukların her türlü kötü muameleye ve istismara karşı korunmasına yönelik haklar,
· Katılım hakları: Çocukların görüşlerinin alınması ve katılım haklarına sahip olmaları,
‼️Bu hakların uygulanmasında ise bazı temel ilkeler söz konusudur. Bunlardan ilki, çocuk haklarına ilişkin uygulamalarda ırk, cinsiyet, etnik köken, engelli olma gibi çeşitlilik durumlarında ayrım yapmamadır. İkinci ilke, çocuğa yönelik tüm hizmet ve uygulamalarda çocuğun üstün yararının gözetilmesidir. Üçüncü ilke, her çocuğun hayati öneme sahip olduğu ve temel ihtiyaçlara erişim hakkının bulunduğunu belirtir. Dördüncü temel ilke ise çocuklara ilişkin verilecek kararlarda çocuğun görüşlerinin alınmasının gerekliliğidir.
‼️Günümüzdeki çocukluk anlayışı ise, çocuğu sadece korunması gereken bir varlık değil, aynı zamanda hak sahibi, katılımcı ve toplumsal bir birey olarak kabul eder. Bu yaklaşım, çocukların sadece fiziksel değil, bilişsel, duygusal ve sosyal gelişimlerini de gözeten bir politik ve hizmet anlayışını gerekli kılmaktadır.