EKSEN [Eğitimci Kamu Çalışanları Sendikası]

EKSEN [Eğitimci Kamu Çalışanları Sendikası] EKSEN;''milli,sivil,katılımcı,manevi değerlerimize bağlı''

EKSEN’in Amacı;
İnsan haklarına saygılı, her bireyin özgür olarak kendini ifade edebileceği, tarihi ve kültürel değerlerimize sahip çıkan, insanlar arasında fikir, düşünce ayrımı yapmadan onları saygıdeğer birer birey olarak kabul eden, ülke kalkınmasında sivilleşmenin önemine inanan, ülke insanına düşünce ufku açmayı amaçlayan, ülke kaynaklarının herkes tarafından adilce kullanılabileceği, inançl

arın baskıya uğramadan ifade edilebileceği, külfetin ve nimetlerin eşit bir şekilde paylaşılacağı, tarihiyle barışık, insanların vatandaşı olmaktan gurur duyacakları güçlü, huzurlu ve büyük bir Türkiye hayalini gerçekleştirmektir. Bu kapsamda

a) Öncelikle eğitim çalışanları olmak üzere bütün kamu çalışanlarının huzurlu ve azimli şekilde çalışabileceği; hür, adil, katılımcı, plânlı ve kaliteli çalışma ortamına kavuşmasının sağlanmasını,

b) Üyelerinin, diğer eğitim çalışanlarının, öğrencilerin ve velilerin, sosyal ve kültürel yaşamlarına zenginlik kazandırmak için; tiyatro gösterileri, şiir dinletileri, ödüllü yarışmalar, sportif faaliyetler, bilgi yarışmaları, panel, sempozyum, forum, açık oturum ve konferans gibi etkinlikler düzenlenmesini,

c) Aile kurumunu korumak amacıyla, geleceğimizi emanet edeceğimiz yavrularımızın yetişmesinde en önemli role sahip olan ve kamu görevlisi sıfatıyla birlikte annelik vazifelerini de yerine getirmeye çalışan kadın eğitim çalışanlarının, bu vazifelerini daha verimli gerçekleştirmeleri için gerekli yasal düzenlemelerin yapılmasını,

d) Dünyanın en genç nüfusuna sahip bir ülke olarak atıl vaziyette olan ve enerjisinden yeterince faydalanamadığımız gençlerimizi mesleki ve teknik eğitimi yaygın hale getirerek işsizliğin ve suç oranlarının önüne geçilmesini,

e) Anayasanın her bireye uygun gördüğü fırsat ve imkân eşitliği çerçevesinde eğitim hizmetlerinden herkesin hak ettiği ölçüde yararlandığı, zorunlu eğitimden sonra öğrencilerin yetenek, ilgi ve kabiliyetlerine göre objektif kriterlerle değerlendirilebilecekleri seçme sınavlarıyla, alan sınırlaması olmaksızın hak ettiği yükseköğrenim programlarında eğitim görme hakkını kullanabilecekleri eğitim politikalarının hayata geçirilmesini,

f) Yüksek Öğretim Kurumlarında çalışan öğretim elemanları ve personellerin özlük, sosyal ve mali haklarının geliştirilmesi, iş güvencelerinin sağlanması; akademik unvanların ve kadroların üniversite yönetimlerinin adil ve objektif kriterlere dayalı olarak elde edebilmelerine imkân sağlayacak bir sisteme kavuşturulmasını, evrensel normlara uygun, özgür, bilim ve ihtisas kurumları olmasını sağlayacak yüksek öğretim sisteminin oluşturulmasını,

ğ) Genel idare hizmetleri, teknik hizmetler ve yardımcı hizmetler sınıfı çalışanlarının daha kaliteli, huzurlu bir çalışma ortamına kavuşması ve özlük, sosyal ve mali haklarının geliştirilmesini,

h) Eğitimin her döneminde (Okul Öncesi Eğitim, İlk Öğretim, Orta Öğretim ve Yüksek Öğretim, Yaygın Eğitim) çağın gereklerine ve evrensel normlara uygun eğitim ve öğretim yapılabilmesi için gerekli olan mevcut yasa, yönetmelik ve müfredat programlarının düzenlenmesini,

ı) Grev hakkının kamu görevlilerine verilmesini ve kamu görevlilerine yönelik siyaset yasağının kaldırılarak siyaset yapma hakkının verilmesini,

i) Sözleşmeli personel mevzuat ve uygulamalarına son verilmesini, sözleşmeli personel istihdamının tamamen kaldırılmasını, sağlamak için evrensel hukukun, uluslararası sözleşmelerin ve belgelerin, Anayasanın, kanunların, ILO Sözleşmelerinde, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’nde ve Avrupa Sosyal Şartı’nda ifade edilen kural ve kayıtların esas alınmasını, amaçlar.

Millî mücadelemizin önderi Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile silah arkadaşlarını rahmet ve saygıyla anıyor;  başta Türk gen...
19/05/2026

Millî mücadelemizin önderi Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile silah arkadaşlarını rahmet ve saygıyla anıyor; başta Türk gençleri olmak üzere yüce Türk milletinin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyoruz.

18 Mayıs 1944 günü gerçekleşen Kırım Tatar sürgününde hayatını kaybeden soydaşlarımızı rahmetle anıyoruz.
18/05/2026

18 Mayıs 1944 günü gerçekleşen Kırım Tatar sürgününde hayatını kaybeden soydaşlarımızı rahmetle anıyoruz.

“Yönetici Yetiştirme Programı” Yeniden Düşünülmelidir!Millî Eğitim Bakanlığı tarafından duyurulan Eğitim Kurumları Yönet...
11/05/2026

“Yönetici Yetiştirme Programı” Yeniden Düşünülmelidir!

Millî Eğitim Bakanlığı tarafından duyurulan Eğitim Kurumları Yönetici Yetiştirme Programı’nın 16 Mayıs–14 Haziran 2026 tarihleri arasında hafta sonlarında ve yüz yüze gerçekleştirileceğinin açıklanması, eğitim yöneticileri arasında ciddi haklı kaygılara neden olmuştur.

Eğitim yöneticilerinin mesleki gelişimini destekleyecek her türlü çalışmayı önemli görmekle birlikte, açıklanan takvimin eğitim emekçilerinin sosyal yaşamını, aile düzenini ve çalışma koşullarını gözetmeyen bir anlayışla hazırlandığını düşünüyoruz.

Programın uygulanacağı tarih aralığı;
-eğitim-öğretim yılının en yoğun dönemi,
-yıl sonu iş ve işlemleri,
-merkezi sınav hazırlıkları,
-LGS uygulama süreci,
-ve Kurban Bayramı dönemiyle doğrudan çakışmaktadır.

Okul yöneticileri hâlihazırda hafta içi mesai saatleriyle sınırlı çalışmamakta; okul güvenliğinden resmi yazışmalara, sınav organizasyonlarından veli süreçlerine kadar çok geniş bir sorumluluk alanını fiilen kesintisiz biçimde yürütmektedir. Buna rağmen hafta sonlarının da tamamen zorunlu eğitim programlarına ayrılması, yöneticilerin dinlenme hakkını ortadan kaldırmaktadır.

Özellikle Kurban Bayramı öncesi ve sonrasındaki hafta sonlarının eğitim programına dahil edilmesi; yöneticilerin aileleriyle vakit geçirmesini, şehir dışındaki yakınlarını ziyaret etmesini ve bayramı insani koşullarda geçirmesini fiilen engellemektedir.

Daha da önemlisi, çocuğu LGS’ye hazırlanan çok sayıda eğitim yöneticisi bulunmaktadır. Bu yöneticiler, bir yandan sınav sürecinin idari yükünü taşırken diğer yandan kendi evlatlarının en kritik eğitim dönemlerinden birinde yanlarında bulunamayacaktır. Eğitim yöneticilerinin hem sınav organizasyonunu yürütüp hem de kendi çocuklarının sınav kaygısını paylaşamaması kabul edilebilir bir planlama değildir.

Oysa Millî Eğitim Bakanlığı’nın yıllardır kullandığı güçlü dijital eğitim altyapıları bulunmaktadır. Pandemi döneminde milyonlarca öğretmen ve yöneticiye çevrim içi eğitim verilmişken, bugün aynı programın tamamen yüz yüze ve hafta sonlarına sıkıştırılmış biçimde planlanması anlaşılır değildir.

Eksen Eğitim Sen olarak çağrımız nettir:

-Yönetici Yetiştirme Programı takvimi yeniden gözden geçirilmelidir.
-Eğitimlerin en azından teorik bölümleri çevrim içi ve uzaktan eğitim modeliyle uygulanmalıdır.
-Kurban Bayramı dönemini kapsayan hafta sonları program dışı bırakılmalıdır.
-Eğitim yöneticilerinin aile yaşamı, dinlenme hakkı ve insani çalışma koşulları dikkate alınmalıdır.
-Mesleki gelişim süreçleri, çalışanların yaşamını zorlaştıran değil kolaylaştıran bir anlayışla planlanmalıdır.

Eğitim kurumlarını ayakta tutan yöneticilerimizin fedakârlığı sınırsız değildir. Eğitim emekçilerinin yalnızca görevleri değil, insan oldukları gerçeği de hatırlanmalıdır.

Kamuoyuna saygıyla duyururuz.
EKSEN EĞİTİM SEN

10/05/2026
Basına ve KamuoyunaDün Uşak’ta bir öğretmenimize yönelik gerçekleştirilen saldırıyı büyük bir üzüntü ve öfkeyle öğrenmiş...
08/05/2026

Basına ve Kamuoyuna

Dün Uşak’ta bir öğretmenimize yönelik gerçekleştirilen saldırıyı büyük bir üzüntü ve öfkeyle öğrenmiş bulunuyoruz. Eğitim emekçilerine yönelen şiddetin her geçen gün daha görünür hâle gelmesi, artık münferit olaylar sınırını aşmış; eğitim sisteminin, kamusal dilin ve toplumsal iklimin önemli bir sorunu hâline dönüşmüştür.

Eksen Eğitim Sen olarak, görevini yerine getiren bir öğretmene yönelen saldırıların münferit olaylar olmadığını biliyor ve bu saldırıları kamusal eğitime, okul güvenliğine ve öğretmenlik mesleğinin saygınlığına yönelmiş olarak değerlendiriyoruz. Okulların gittikçe artan bir şekilde şiddet ve saldırılarla anılıyor olması kabul edilemez!

Son yıllarda öğretmenlere yönelik şiddet olaylarının artması tesadüf değildir. Eğitim kurumlarının itibarsızlaştırılması, öğretmenlerin hedef gösterilmesi, eğitim emekçilerinin ekonomik ve sosyal güvencesizlik içerisinde çalışmaya zorlanması ve sorunların çözümü yerine öğretmenlerin suçlanan taraf hâline getirilmesi bu iklimi derinleştirmektedir. Eğitim alanında yaşanan her kriz karşısında öğretmeni yalnız bırakan yaklaşım, saldırganlara cesaret vermektedir.

Öğretmenler yalnızca ders anlatan kişiler değildir. Öğretmen; çocuğun kamusal yaşamla kurduğu ilk bağdır, toplumsal dayanışmanın taşıyıcısıdır, geleceğin inşasında sorumluluk üstlenen eğitim emekçisidir. Öğretmene yönelen her saldırı, çocukların güvenli eğitim hakkını ve toplumun ortak geleceğini de hedef almaktadır.
Buradan açıkça çağrıda bulunuyoruz:
-Saldırının tüm yönleriyle etkin ve şeffaf biçimde soruşturulması sağlanmalıdır.
-Eğitim kurumlarında öğretmenlerin güvenliğini sağlayacak somut önlemler acilen alınmalıdır.
-Öğretmenlere yönelik şiddeti önlemeye dönük yasal düzenlemeler etkili biçimde uygulanmalı; caydırıcılık güçlendirilmelidir.
-Eğitim emekçilerini hedef hâline getiren siyasi ve toplumsal dil terk edilmelidir.
-Okullarda psikolojik danışmanlık, sosyal destek ve kriz önleme mekanizmaları güçlendirilmelidir.

Eksen Eğitim Sen olarak, saldırıya uğrayan öğretmenimizin yanında olduğumuzu; eğitim emekçilerinin güvenli, onurlu ve güvenceli çalışma hakkını savunmaya devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.

Eksen Eğitim Sen

Türk ordusunun Birinci Dünya Savaşı’nda elde ettiği en önemli başarılardan birisi olan Kut’ül Amare Zaferi’nin 110. yıl ...
29/04/2026

Türk ordusunun Birinci Dünya Savaşı’nda elde ettiği en önemli başarılardan birisi olan Kut’ül Amare Zaferi’nin 110. yıl dönümünde, vatanı uğruna mücadele eden tüm şehit ve gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz.

Altay Kartalı Osman Batur’u şehit edilişinin yıl dönümünde rahmet ve minnetle anıyoruz.Ruhu şad, mekanı cennet olsun.
29/04/2026

Altay Kartalı Osman Batur’u şehit edilişinin yıl dönümünde rahmet ve minnetle anıyoruz.
Ruhu şad, mekanı cennet olsun.

CİMER, ÖĞRETMEN ÜZERİNDE BİR BASKI VE SİNDİRME ARACI DEĞİLDİR!Son günlerde bir okulumuzda yaşanan ve bir meslektaşımızın...
28/04/2026

CİMER, ÖĞRETMEN ÜZERİNDE BİR BASKI VE SİNDİRME ARACI DEĞİLDİR!

Son günlerde bir okulumuzda yaşanan ve bir meslektaşımızın haksız yere hedef alındığı olay, eğitim camiamızda uzun süredir kanayan bir yara olan "asılsız şikayetler" sorununu bir kez daha vahim bir şekilde gözler önüne sermiştir.

Bahsi geçen olayın aslı son derece açık ve nettir: Bir beden eğitimi dersi esnasında, bir öğrencinin arkadaşına kasıtlı olarak fiziksel müdahalede bulunması ve sportmenliğe aykırı davranması üzerine; ders öğretmeni, sınıf içi disiplini ve diğer öğrencilerin güvenliğini sağlamak amacıyla tamamen pedagojik bir gereklilik olarak ilgili öğrenciyi kısa süreliğine oyun alanının dışına almıştır. Ancak, öğretmenin görev ve sorumlulukları çerçevesinde gerçekleştirdiği bu son derece haklı ve gerekli mesleki müdahale, veli tarafından tamamen çarpıtılarak CİMER’e asılsız bir şikayet olarak taşınmıştır.
Kamera kayıtları ve şahitlik eden diğer kişilerin beyanları incelendiğinde tüm gerçekliğiyle ortaya çıkacağı üzere; meslektaşımızın sürecin hiçbir aşamasında veliye sesini yükseltmediği, üzerine yürümediği ve görevini tamamen profesyonel bir şekilde yürüttüğü net bir şekilde görülecektir. Ancak ne yazık ki, yalnızca velinin tek taraflı ve gerçek dışı beyanları esas alınarak öğretmenimiz haksız bir ithamla karşı karşıya bırakılmıştır.
Bu olay özelinde tüm kamuoyuna ve yetkililere bir kez daha sesleniyoruz:
CİMER; velilerin öğretmenleri kendi istekleri doğrultusunda hizaya sokmaya çalıştığı, asılsız iddialarla mesleki itibarlarını zedelediği bir "Demokles’in Kılıcı" değildir ve olmamalıdır!

Eğitim-öğretim sürecinin en temel parçası olan sınıf yönetimi, disiplin uygulamaları ve pedagojik müdahalelerin, hiçbir somut delile dayanmayan şikayetlerle anında birer soruşturma veya savunma konusuna dönüştürülmesi kabul edilemez. Bu durum, öğretmenlerimizin sınıf içindeki otoritesini sarsmakta, mesleki motivasyonlarını yok etmekte ve eğitim sistemimize onarılması güç zararlar vermektedir. Önüne gelenin, doğruluğunu ispatlama gereği dahi duymadan bir öğretmeni devlete şikayet edebildiği ve öğretmenin sürekli kendini savunmak zorunda bırakıldığı bir sistemde nitelikli bir eğitimden söz edilemez.

Eksen Eğitim Sen olarak;
Haksızlığa uğrayan meslektaşımızın sonuna kadar, tüm hukuki gücümüzle yanındayız. Milli Eğitim Bakanlığı'ndan ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı'ndan ivedi talebimizdir: Öğretmenlerimizi doğrudan hedef alan, asılsız, delilsiz ve iftira niteliği taşıyan bu tür başvurular ön bir süzgeçten geçirilmeli; iftira attığı anlaşılan kişiler hakkında caydırıcı yasal işlemler derhal başlatılmalıdır.

Öğretmen sahipsiz değildir! Meslek onurumuzu zedeleyen bu çarpık işleyişe karşı mücadelemiz Eksen Eğitim Sen çatısı altında kararlılıkla devam edecektir.
Eksen Eğitim Sen Merkez Yönetim Kurulu

Egemenliğin kayıtsız şartsız milletin olduğunu kabul ederek Türk milleti adına Kurtuluş Savaşı'nı yöneten Türkiye Büyük ...
23/04/2026

Egemenliğin kayıtsız şartsız milletin olduğunu kabul ederek Türk milleti adına Kurtuluş Savaşı'nı yöneten Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılışının 106. yılı ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'mız kutlu olsun.

Address

Ankara

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when EKSEN [Eğitimci Kamu Çalışanları Sendikası] posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Organization

Send a message to EKSEN [Eğitimci Kamu Çalışanları Sendikası]:

Share