TARIM ORKAM SEN

TARIM ORKAM SEN Contact information, map and directions, contact form, opening hours, services, ratings, photos, videos and announcements from TARIM ORKAM SEN, Non-Governmental Organization (NGO), Kocatepe Mahallesi Meşrutiyet Caddesi Ergene Apartmanı No. 20 kat/6 daire/12 Kızılay Çankaya, Ankara.

EMEKÇİLERİN ORTAK MÜCADELESİ BASKILARLA ENGELLENEMEZBağımsız Maden-İş Genel Başkanı Gökay Çakır ile örgütlenme uzmanı Ba...
28/08/2026

EMEKÇİLERİN ORTAK MÜCADELESİ BASKILARLA ENGELLENEMEZ

Bağımsız Maden-İş Genel Başkanı Gökay Çakır ile örgütlenme uzmanı Başaran Aksu’nun tutuklanmasını, emek ve demokrasi mücadelesi açısından kaygı verici bir gelişme olarak değerlendiriyoruz.

Madencilerin haklarını savunan, örgütlenme ve dayanışma mücadelesi yürüten sendikacılara yönelik baskılar münferit olaylar olarak görülemez. Bugün Bağımsız Maden-İş yöneticilerine ve çalışanlarına yönelen baskı, yalnızca bir sendikanın ya da o sendikanın üyesi emekçilerin meselesi değildir. Bu durum, bütün emekçilerin örgütlenme, söz söyleme ve mücadele hakkını ilgilendirmektedir.

İçinden geçtiğimiz sınıfsal bunalım; emeğin değersizleştirilmesi, güvencesizliğin yaygınlaşması, yoksulluğun derinleşmesi ve temel hakların giderek daha fazla baskı altına alınmasıyla kendisini göstermektedir. Bu sınıfsal bunalımdan çıkışın yolu emekçilerin birbirinden uzaklaşmasından değil; dayanışmayı büyütmekten, ortak mücadele zeminlerini güçlendirmekten ve birbirimizin haklarına sahip çıkmaktan geçmektedir. Bir sendikaya yönelen baskı, tüm emek hareketinin karşı karşıya olduğu bir sorundur.

Tarım Orkam-Sen olarak Bağımsız Maden-İş Genel Başkanı Gökay Çakır ve örgütlenme uzmanı Başaran Aksu’nun yanında olduğumuzu ifade ediyor; sendikal örgütlenme, ifade ve mücadele haklarının güvence altına alınmasını ve tutuklamaların son bulmasını talep ediyoruz.

Emekçilerin haklarına yönelik baskılar karşısında dayanışmayı büyütmeye, ortak mücadeleyi güçlendirmeye ve birbirimizin mücadelesine sahip çıkmaya devam edeceğiz.

TARIM ORKAM-SEN

EMEK, YOKSULLUK VE AYRIMCILIK SARMALINDA FINDIKTA KRİZİN GERÇEK YÜZÜTarım Orkam-Sen olarak, 2026-2027 sezonunda fındık i...
25/08/2026

EMEK, YOKSULLUK VE AYRIMCILIK SARMALINDA FINDIKTA KRİZİN GERÇEK YÜZÜ
Tarım Orkam-Sen olarak, 2026-2027 sezonunda fındık için açıklanan alım fiyatlarını, fındık hasadında çalışan mevsimlik tarım işçilerinin ücretlerini ve hasat döneminde yaşanan çalışma ve yaşam koşullarını bir bütün olarak değerlendirmek gerektiğini düşünüyoruz.
Açıklanan fiyat ile işçinin eline geçen yevmiye birlikte değerlendirildiğinde, ortada yalnızca bir fiyat tartışması değil, üretim zincirinin bütününü ilgilendiren ciddi bir emek ve geçim sorunu olduğu görülmektedir. Fındığın kilogram fiyatı belirlenirken üreticinin artan girdi maliyetleri, işçinin emeği ve hasat sürecinin gerçek maliyeti birlikte değerlendirilmediği sürece açıklanan rakamlar ne üreticinin gelir güvencesini ne de işçinin insanca yaşamasını sağlayabilir.
Üstelik mevsimlik işçi açısından belirlenen günlük yevmiye yalnızca çalışılan günlerin karşılığını ifade etmektedir. Bölgeye geliş-gidiş, barınma, beslenme ve çalışılamayan günlerin yarattığı maliyetler bu ücretin dışında kalmaktadır. İşçi, birkaç haftalık çalışma için yüzlerce kilometre yol kat etmekte, ulaşım ve yaşam giderlerine katlanmakta, hava koşulları nedeniyle çalışamadığı günlerde gelir kaybı yaşamakta ve çoğu zaman bütün bu maliyetleri kendi geliri üzerinden karşılamak zorunda kalmaktadır.
Bu nedenle Tarım Orkam-Sen olarak fındıkta açıklanan fiyatın yalnızca üreticinin ürünü kaça satacağı üzerinden değil, o fındığın hangi koşullarda üretildiği ve hangi emek süreçlerinden geçerek hasat edildiği üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyoruz.
Açıklamanın tamamı için; 👇👇👇
https://tarimorkamsen.org/icerik-ayrinti/emek-yoksulluk-ve-ayrimcilik-sarmalinda-findikta-krizin-gercek-yuzu

23/08/2026
23/08/2026

MEVSİMLİK TARIM İŞÇİLERİ YALNIZ DEĞİLDİR: AYRIMCILIĞA VE ŞİDDETE GEÇİT VERMEYECEĞİZ!
Zonguldak’ın Alaplı ilçesine bağlı Bektaşlı köyünde, Şırnak’ın Cizre ve Silopi ilçelerinden fındık hasadı için gelen 70’i aşkın mevsimlik tarım işçisi ve ailelerinin maruz kaldığı saldırılar, mevsimlik tarım işçilerinin karşı karşıya bırakıldığı güvencesizliği gözler önüne sermiştir.
Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre işçiler ile köyde yaşayan kişiler arasında başlayan tartışmanın ardından, işçilerin kaldığı alana ve araçlara yönelik taşlı saldırılar gerçekleşmiş; aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu işçiler panik yaşamıştır. İlk olayın ardından jandarmanın müdahale ettiği, işçilerin dönüşü sırasında ikinci bir saldırının yaşandığı aktarılmıştır.
Zonguldak Valiliği ise olayın iki aile arasındaki “münferit anlaşmazlık” olduğunu, yaralanma yaşanmadığını ve adli soruşturma başlatıldığını açıklamıştır.
Geçimini sağlamak için yüzlerce kilometre yol kat ederek tarımsal üretime emek veren işçilerin ve ailelerinin can güvenliği tartışma konusu olamaz. Çalışmak için başka bir kente gelen hiçbir işçi kendisini ve ailesini tehdit altında hissetmemelidir.
Mevsimlik tarım işçileri; güvencesiz çalışma, düşük ücret, sağlıksız barınma, sosyal güvenlikten yoksunluk ve ulaşım sorunlarının yanı sıra ayrımcılık ve dışlanmayla da karşılaşmaktadır. Oysa tarımsal üretimin yükünü taşıyan bu emekçilerin eşit yurttaşlık haklarından yararlanması ve güvenli çalışma koşullarına sahip olması devletin sorumluluğudur.
Tarım Orkam-Sen olarak; işçilerin kimliği, dili, memleketi veya etnik kökeni üzerinden yapılabilecek her türlü ayrımcılığın karşısındayız. Yaşanan olay tüm yönleriyle, tarafsız ve şeffaf biçimde soruşturulmalı; sorumlular hakkında gerekli hukuki işlemler yapılmalı ve işçilerin can güvenliği etkin biçimde sağlanmalıdır.
Mevsimlik tarım işçileri hasat döneminde ihtiyaç duyulan emek gücü değildir. Onların güvenli barınma, sağlık, ulaşım, sosyal güvenlik ve insanca çalışma koşullarına erişimi güvence altına alınmalıdır.
Tarım Orkam-Sen olarak mevsimlik tarım işçilerinin yanında olmaya; emeğin, eşitliğin ve kardeşliğin savunucusu olmaya devam edeceğiz.

ÜZGÜNÜZ!Hakkari İl Tarım Müdürlüğü emekçisi üyemiz Adnan Demir’i kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz!Başta aileleri o...
21/08/2026

ÜZGÜNÜZ!
Hakkari İl Tarım Müdürlüğü emekçisi üyemiz Adnan Demir’i kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz!

Başta aileleri olmak üzere sevenleri ve çalışma arkadaşlarına başsağlığı dileklerimizi iletiyoruz.

17 AĞUSTOS’TA HAYATINI KAYBEDENLERİ SAYGIYLA ANIYORUZ!17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin üzerinden 27 yıl geçti. Binler...
17/08/2026

17 AĞUSTOS’TA HAYATINI KAYBEDENLERİ SAYGIYLA ANIYORUZ!
17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin üzerinden 27 yıl geçti. Binlerce insanımızı kaybettiğimiz, yüz binlerce insanımızın yaşamının altüst olduğu bu büyük felaketi unutmadık. Depremde yaşamını yitiren tüm yurttaşlarımızı saygı ve özlemle anıyor, yakınlarını kaybedenlerin acısını paylaşıyoruz.
17 Ağustos, yalnızca bir deprem tarihi değil; aynı zamanda bilimin, kamusal sorumluluğun, planlamanın ve güçlü kamu hizmetlerinin yaşamsal önemini gösteren bir dönüm noktasıdır.
Depremler doğanın bir gerçeğidir. Ancak depremin büyük bir felakete dönüşmesi kader değildir. Bilim ve tekniği yok sayan kentleşme politikaları, plansız yapılaşma, yetersiz denetim, rant odaklı uygulamalar ve kamusal hizmetlerin zayıflatılması, doğal afetlerin sonuçlarını ağırlaştırmaktadır. Afetlere hazırlık yalnızca deprem anındaki müdahaleden ibaret değildir. Risklerin önceden belirlenmesi, yapıların ve yerleşim alanlarının denetlenmesi, ormanların, tarım alanlarının, meraların ve su kaynaklarının korunması; afet sonrasında ise temel hizmetlerin kesintisiz sürdürülmesi güçlü bir kamu örgütlenmesini gerektirir.
Sahada görev yapan kamu emekçileri, afetlerin ilk anından itibaren yaşamı koruyan ve temel hizmetlerin sürdürülmesini sağlayan en önemli güçlerden biridir. Bu nedenle kamu hizmetlerinin piyasalaştırılması, personel yetersizliği, güvencesiz çalışma ve kamusal denetimin zayıflatılması yalnızca emekçilerin haklarını değil, toplumun yaşam hakkını da tehdit etmektedir.
Tarım Orkam-Sen olarak, Doğal afetleri felakete dönüştüren rant ve talan politikalarına karşı kamusal, bilimsel ve toplum yararını esas alan bir anlayışı savunuyoruz.
Unutmamak, aynı acıların yeniden yaşanmaması için mücadele etmektir!
TARIM ORKAM-SEN

Enerji, Sanayi ve Maden Kamu Emekçileri Sendikası  ESM 25 YAŞINDA!  Madenlerden, santrallere emek, barış ve demokrasi mü...
10/08/2026

Enerji, Sanayi ve Maden Kamu Emekçileri Sendikası ESM 25 YAŞINDA!

Madenlerden, santrallere emek, barış ve demokrasi mücadelesini birlikte yükseltmeye devam edeceğiz!

Yaşasın örgütlü mücadelemiz!

AÇIKLANAN FINDIK ALIM FİYATLARI ÜRETİCİYİ YOKSULLUĞA, TARIMI TASFİYEYE MAHKÛM ETMEKTEDİR!Toprak Mahsulleri Ofisi tarafın...
07/08/2026

AÇIKLANAN FINDIK ALIM FİYATLARI ÜRETİCİYİ YOKSULLUĞA, TARIMI TASFİYEYE MAHKÛM ETMEKTEDİR!

Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından 2026 yılı için açıklanan kabuklu fındık alım fiyatları; Levant kalite için 250 TL/kg, Giresun kalite için 255 TL/kg, Sivri kalite için ise 245 TL/kg olarak belirlenmiştir. Artan üretim maliyetleri, yüksek enflasyon, gübre, ilaç, işçilik ve nakliye giderlerindeki fahiş artışlar dikkate alındığında bu fiyatlar, üreticinin emeğini yok sayan ve fındık üretimini sürdürülemez hale getiren bir tercihten başka bir anlam taşımamaktadır.

Karadeniz bugün yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda ekolojik bir kuşatma altındadır. Bir yandan maden şirketleri mirasyedi bir anlayışla ormanları, su varlıklarını ve tarım alanlarını geri dönüşü olmayan bir talana sürüklerken; diğer yandan üreticiler açıklanan alım fiyatlarıyla yoksulluğa mahkûm edilmektedir. Yaşam alanlarını ve toprağını savunmak zorunda bırakılan üreticinin emeğinin bu denli değersizleştirilmesi, aynı talan politikalarının farklı yüzlerinden biridir.

Siyasi iktidarın uyguladığı tarım politikaları, üreticiyi değil sermayeyi korumaktadır. Üretim maliyetlerini karşılamayan alım fiyatları, küçük üreticiyi borçlandırmakta, üretimden koparmakta ve kırsal yaşamı tasfiye etmektedir. Toprağı maden şirketlerine, üreticiyi ise yoksulluğa teslim eden bu anlayış, gıda güvencesini de doğrudan tehdit etmektedir.

Tarım Orkam-Sen olarak açıkça ifade ediyoruz: Üreticiyi açlık sınırında yaşamaya mahkûm eden bu fiyatları kabul etmiyoruz. Fındıkta alım fiyatı; üretim maliyetlerini, insanca yaşam koşullarını ve üreticinin emeğini esas alacak şekilde yeniden belirlenmelidir. Karadeniz'in tarım alanlarını, ormanlarını ve su varlıklarını hedef alan maden projeleri derhal durdurulmalı; üretimi ve doğayı koruyan kamucu tarım politikaları hayata geçirilmelidir.

Üreticinin emeğini de, Karadeniz'in toprağını da sermayeye teslim etmeyeceğiz!

HİROŞİMA’DAN GAZİEMİR’ENÜKLEER TEHDİDE VE SAVAŞ POLİTİKALARINA KARŞI YAŞAMI SAVUNUYORUZ!81 yıl önce Hiroşima’ya atılan a...
06/08/2026

HİROŞİMA’DAN GAZİEMİR’E
NÜKLEER TEHDİDE VE SAVAŞ POLİTİKALARINA KARŞI YAŞAMI SAVUNUYORUZ!
81 yıl önce Hiroşima’ya atılan atom bombası, insanlık tarihinin en büyük suçlarından biri olarak hafızalara kazındı. Yüz binlerce insan yaşamını yitirdi; doğa, su, toprak ve tüm canlı yaşamı on yıllar boyunca sürecek bir yıkımla karşı karşıya kaldı. Hiroşima, savaşların yalnızca insanları değil, yaşamın bütününü hedef aldığının en acı kanıtlarından biridir. Bugün Hiroşima’da bir kez daha yükselen nükleer silahsızlanma çağrısı, tüm dünya için ortak bir sorumluluk çağrısıdır.
Aradan geçen 81 yıla rağmen dünya, savaş politikalarının, silahlanma yarışının ve nükleer tehditlerin gölgesinde yaşamaya devam ediyor. Milyarlarca dolar silahlanmaya ayrılırken; gıda güvencesi, iklim kriziyle mücadele, halk sağlığı ve insanca yaşam için gerekli kamusal kaynaklar yok sayılıyor. Oysa savaşın olduğu yerde ne üretim güvencesinden, ne gıda egemenliğinden, ne de sağlıklı ve güvenli bir çevreden söz etmek mümkündür.
TARIM ORKAM-SEN olarak biliyoruz ki nükleer tehdit yalnızca savaş zamanlarında ortaya çıkan bir tehlike değildir. Nükleer faaliyetlerin yarattığı radyoaktif riskler; toprağı, suyu, havayı ve gelecek kuşakların yaşam hakkını tehdit etmektedir. Örneğin ülkemizde yıllardır çözülemeyen Gaziemir'deki radyoaktif atık sorunu, nükleer risklerin kapımızın önünde olduğunu açıkça göstermektedir. Halk sağlığını ve ekosistemleri tehdit eden bu tablo karşısında gerekli adımların hâlâ atılmamış olması kabul edilemez.
Yaşamı savunmak; savaşa, nükleer silahlara ve ekolojik yıkıma karşı birlikte mücadele etmeyi gerektirir. Barış; yalnızca silahların susması değil, toprağın, suyun, ormanların ve tüm canlıların güvence altına alınmasıdır.
Hiroşima'nın 81. yılında bir kez daha yineliyoruz: Nükleer silahlara, nükleer tehditlere, savaş politikalarına ve yaşamı yok eden tüm uygulamalara karşı; barışı, ekolojik yaşamı ve halkların ortak geleceğini savunmaya devam edeceğiz.

Sendika olarak Şırnak’taki ağaç kesimlerinin durdurulması ve kesim işlemlerinin iptali için açılan davaya davacılar yanı...
06/08/2026

Sendika olarak Şırnak’taki ağaç kesimlerinin durdurulması ve kesim işlemlerinin iptali için açılan davaya davacılar yanında katılmak için müdahillik talebinde bulunduk. Her yıl ülkenin dört bir tarafında gerçekleşen orman katliamları iklim krizini derinleştirerek büyütmekte, tüm türlerin yaşam ve çevre haklarını açıkça ihlal etmektedir. Şırnak’ta da benzer şekilde sürdürülen ağaç kesimleri ve orman katliamları hiçbir şekilde orman mevzuatına uymamakta ve güvenlik gerekçeleri ile Şırnak’taki ormanlar yok edilmektedir. Tüm canlıların yaşam hakkını savunacağız düsturu ile ekoloji mücadelemizin bir parçası olarak Şırnak’taki ağaç kesimlerinin durdurulması için açılan davaya davacılar yanında müdahil olmak için talepte bulunduk.

Address

Kocatepe Mahallesi Meşrutiyet Caddesi Ergene Apartmanı No. 20 Kat/6 Daire/12 Kızılay Çankaya
Ankara

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when TARIM ORKAM SEN posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Shortcuts

Share