31/05/2026
KAMUOYUNA SAYGIYLA,
Ülkemizin varlığı ve geleceği konusunda ortak payda olması gerektiğini düşündüğümüz FETÖ meselesi bir kez daha günlük siyasi polemiklerin malzemesi haline getiriliyor.
FETÖ nün siyasi destekçileri perdelenip örtülürken, önüne gelene “Fetöcü” damgası vurularak adeta FETÖ ye yeni nefes boruları açılıyor. Zira FETÖ nün kendini kılıktan kılığa sokarak gizlemek gibi bir yapısı olduğunu iyi biliyoruz
Bir yandan sıradan vatandaşın, 15 Temmuz konusunda kafası karıştırılırken, öte yandan 15 Temmuz kalkışmasında özellikle oluşturulan veya netleşmesine izin verilmeyen “Gri” alanların siyasi argüman olarak kullanılmasını son derece endişeyle takip ediyoruz.
Bizler, 2007 ler de başlatılan ve Türkiye Cumhuriyetinin tam da ABD emperyalizminin çıkarları ve BOP projesi kapsamında dönüştürülmesi sürecinin mağdurları ve tarafıyız.
Siyasi iktidarın sunduğu sınırsız destekle devletin bütün kademelerinde örgütlenen Fetullahçı çetelerinin organize ettiği “Kumpaslar”a maruz kaldık ve o günden itibaren bir mücadele yürütüyoruz.
FETÖ zihniyetinin ve artıklarının devletin çeşitli kademelerinde varlığını devam ettirdiğini biliyoruz. En önemlisi ve kötü olanı FETÖ eliyle bozulan hukuk ve adalet sisteminin düzeltileceği yerde daha da bozulduğunu; FETÖ nün hedef seçtiği insanlara karşı geliştirdiği ahlak ve hukuk dışı yöntemlerin çeşitli kişi ve gruplara karşı kullanıldığını üzülerek görüyoruz. Bu yüzden FETÖ anlayış ve alışkanlıklarının ülkemizden, devletimizden silinip atılmasını çok önemli buluyoruz.
Ülkemizin hızlı değişen gündeminde bir çok şey unutuluyor, hafızalardan siliniyor. Ancak bizler FETÖ kumpasları ile yaratılan hukuksuzluk döneminde kimlerin yanımızda, kimlerin bizleri gömmek için kazma kürek beklediğini unutmuyoruz.
Mustafa Kemal’in suçsuz, günahsız askerleri diri diri betona gömülmeye kalkılırken, onların eşlerine, yakınlarına görüşmek için randevu vermeyen, yazılan mektupları yanıtsız bırakan, yan yana görüntü vermekten kaçınıp milletvekillerini uyaranların bu gün muhaliflerini “Fetöcü” lükle suçlamaya kalkmalarını acı bir tebessümle izliyoruz.
Sadece bize değil, Türkiye Cumhuriyetine kumpaslar kurulurken “Sessiz Çığlık” meydanlarında bizlerle yan yana duranları, cezaevlerinde bizleri yalnız bırakmayanları, hukuk ve adalet çabalarımıza destek olanları, ölümüzde, dirimizde yanımızda olanları bu gün bir kez daha saygıyla ve minnetle hatırlıyor, boş laflara karnımızın tok olduğunu hatırlatıyoruz.
Biz, 15 Temmuz FETÖ kalkışmasında kimlerin eyyamcılıkla televizyon başına oturup ne olacağını beklediğini, taraf belirleyemediğini de; kimlerin meydanlara, teslim alınmak istenen TBMM’sine koştuğunu da unutmadık, unutmayacağız.31.05.2026
KUMPASDER
(Kumpas Mağdurları Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği)