Görme Engelliler Federasyonu

Görme Engelliler Federasyonu 15 Ekim 2004 yılında Ankara'da kurulmuştur.

10/05/2026

KAMUOYUNA DUYURU!
Federasyonumuz ve bağlı teşkilatlarımız, kurumsal ilkelerimizle bağdaşmayan hiçbir anlayış ve oluşumla yan yana olmayacaktır. Camiamızın ortak değerlerini kişisel hesaplara ve bireysel menfaatlere konu etmeye çalışan yaklaşımlara karşı tavrımız açık ve nettir.
Dürüstlük, şeffaflık, sorumluluk ve kurumsal disiplin anlayışımıza aykırı tutum ve davranışlar tarafımızca dikkatle takip edilmekte olup teşkilatımızın birlik ve itibarını zedelemeye yönelik hiçbir girişime müsamaha gösterilmeyecektir.
Federasyonumuzun emeğini, mücadelesini ve temsil gücünü tartışmalı yaklaşımların gölgesinde bırakmaya çalışan kişi ya da çevrelerin oluşturduğu olumsuzluklara karşı, hukuk çerçevesinde gerekli tüm adımlar kararlılıkla atılacaktır.
Hiçbir şahsi hesap ve hiçbir bireysel girişim, yıllardır emek verilerek oluşturulan kurumsal yapımızın önüne geçemeyecektir. Camiamızın huzurunu, birlik ruhunu ve mücadele azmini zedeleyen her türlü tutumun karşısında olmaya devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla bildiririz.

7 ve 8 Şubat 2026 tarihlerinde Ankara'da hem Görme Engelliler Federasyonu hem de Türkiye Sakatlar Konfederasyonu'nun ola...
12/02/2026

7 ve 8 Şubat 2026 tarihlerinde Ankara'da hem Görme Engelliler Federasyonu hem de Türkiye Sakatlar Konfederasyonu'nun olağan yönetim kurulu toplantılarını yaparak gündemimizdeki konuları görüştük.
Son dönemde güncel olan evde bakım yönetmeliği ve Sağlık Uygulama Tebliğ, sağlık kurulu yönetmeliği, sgk mevzuatı, web erişilebilirlik yönetmeliği ve komisyon çalışmaları, 81 ilde kurulu olan Erişilebilirlik İzleme ve Denetleme Komisyon çalışmaları ile İl İstihdam ve Mesleki Eğitim Kurulu çalışmaları, ulusal sosyo-kültürel etkinlikler ile uluslar arası proje çalışmaları yaptığımız toplantılarda görüşülerek önemli kararlar alındı.

07/01/2026

GÖRME ENGELLİLER FEDERASYONU
7-14 OCAK BEYAZ BASTON GÖRME ENGELLİLER HAFTASI
BASIN AÇIKLAMASI

Beyaz baston görme engellinin ulaşım aracı olduğu gibi kendini ifade edebilmenin de gücüdür. İlk defa 1931 Yılında bir etkinlikte dikkat çekebilmek amacıyla beyaza boyanmasıyla, beyaz baston kavram haline dönüşmüştür. Bugün o nedenle baston veya sopa tabirleri yerine beyaz baston ifadesi yaygınlaşmıştır. Görme engellinin sosyalleşmesini sağlayan en önemli araç kabul edilmektedir.
Ülkemizdeki 2005 Yılında çıkartılan yasa sonrasında ciddi düzenlemelerimiz maalesef yoktur. Hatta son yıllarda da engelli haklarında ciddi geri gidişler, hak kayıpları söz konusudur. Tarafı olduğumuz uluslararası BM sözleşmeleri ve iç mevzuatlarımız doğrultusunda yıl içinde birçok farkındalık günü vardır. Beyaz baston haftası da bu farkındalık günlerinden biridir. Ancak, farkındalık günleri günümüzde, siyasilerin veya medya kuruluşlarının “engelliler kardeşimizdir” ya da “hepimiz bir engelli adayıyız” söyleminden öteye gitmeyen beyanlarından ibaret kalmaktadır. Engellilerin hiçbiri kardeşiniz, çocuğunuz olmak durumunda değildir. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın algısı gibi yardım edilecek kesim de değildir.
Bizler; tasarruf nedeniyle, maliyet nedeniyle, yaş nedeniyle engellilerin uğradığı hak kayıplarının farkında olunmasını istiyoruz. Engellileri toplumdan uzaklaştırmak isteyen ve eve mahkum etmek isteyen zihniyetin yok olmasını istiyoruz.
Kamuoyunun malumu üzere; yılbaşında Milli Eğitim Bakanlığı engellilerin rehabilitasyonu ve eğitimi hususunda yaş sınırı getirmişti. 27 yaş üzeri engellilerin tasarruf tedbirleri kapsamında eğitim hakkı elinden alınmak istenmişti. Kamuoyunun tepkileri üstüne geri adım atıldı ve şimdilik yaş sınırı ortadan kalktı. Halbuki eğitim dediğiniz olgu, engellinin fiziki, psikolojik ve sosyal yetersizliğinin telafisi çalışmasıdır. Bu sebeple sorun yalnızca bir eğitim sorunu değil aynı zamanda sağlık sorunudur. Toplumun genelinde uyguladığınız sağlık hakkının da gaspı anlamına gelmektedir. Sosyal veya psikolojik yetersizlik çeken toplumun diğer kesimlerine sağladığınız hakkı, engellilere de sağlamaktan başka bir durum değildir bu aslında.
Görme engellilerin ulaşımını kısıtlayan;
Kaldırım işgallerini,
Sokaktaki çukurları,
Toplu taşıtlardaki sesli anonsları yok sayan zihniyeti,
Erişilebilirlik ölçütlerine uymayan taşıtların trafikte dolaşmasını,
Kamuya açık tüm binaların erişilebilirlik sorunlarını görmeyen ve çözmeyen,
yalnızca siyasi oy kaygısı güden ve diğer zamanlarda engellileri hatırlamayan siyasi partileri hayatımızda görmek istemiyoruz.
Görme Engelliler Federasyonu olarak görme engellileri görmeyen zihniyeti biz de görmeyiz. Farkında olunduğunuz kadar görülürsünüz. Görüldüğünüz kadar da saygı ve karşılık görürsünüz.
Bu farkındalık haftası münasebetiyle tekrar hatırlatmak istiyoruz ki; Engellileri toplumdan, yaşamdan, eğitimden, istihdamdan uzaklaştırmak yerine, engellilerin toplumla, ekonomiyle, çevreyle uyumunu sağlayacak bütünleştirici çalışmalara ihtiyaç vardır. Engelliler yasası gibi göstermelik değil kalıcı bir beyaz baston yasasının çıkartılmasını, gözlük gibi, işitme cihazı gibi görme engellinin de kullanmak zorunda kaldığı beyaz bastonun da hak ettiği tutarlarda SGK kapsamında değerlendirilmesini talep ediyoruz. Zira sembolik ücret, ücret değildir. Bilineceği üzere Sağlık Bakanlığı ve SGK mevzuatına göre her yıl Sağlık Uygulamaları Tebliği yayınlanmaktadır. En son tebliğ 8 Mart 2025 tarihlidir ve beyaz baston ücreti 22 TL’dir. Muayene ücretleri, sağlık raporları, reçete tutarları bile bu değerlerin çok çok üstünde iken dalga geçer gibi SUT kapsamında 22 TL fiyat belirlemek görme engellilerle alay etmektir. SUT OP1341 kodlu bu değerin yeniden piyasa koşullarına göre düzeltilmesini talep ediyoruz.
Görme Engelliler Federasyonu olarak ulaşımdan, eğitimden, istihdamdan yana onurlu hak mücadelemiz sürecektir.

Haldun KIRKIK
Görme Engelliler Federasyonu Başkanı

03/12/2025

GÖRME ENGELLİLER FEDERASYONU
3 ARALIK DÜNYA ENGELLİLER GÜNÜ
BASIN AÇIKLAMASI
Bugün, engelli bireylerin toplumda eşit, onurlu, erişilebilir bir yaşam talebini yeniden duyurmak ve engellilerin hukuki, sosyal, eğitim ve istihdam alanlarında yaşadıkları sorunlara dikkat çektiğimiz çağrımızdır.
Uluslararası alanda kabul gören bugün; engellilerin kutlandığı, naif cümlelerle kutsandığı bir gün olmamalıdır. Engelliler, korunması gereken bireyler olmadığı gibi, acınacak insanlar da değildir. Engellilerin yaşamın her kademesine aktif katılan, üreten bireyler olduğunun hatırlanmasını istiyoruz. Bu nedenle, Görme Engelliler Federasyonu olarak, engelliliği insan hakları temelli bir anlayışla değerlendiriyor; kamu kurumlarını, karar alıcıları, özel sektörü ve sivil toplumu, engelli bireylerin eşit katılımı için somut adımlar atmaya çağırıyoruz.
Ülkemizde 2005 yılında çıkarılan 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun’un, engellilerin toplumsal yaşamda eşit haklara sahip olmasını garanti altına alma yönünde atılmış önemli bir adım olduğu kamu oyu ile sıklıkla paylaşılmaktadır. Böylelikle toplumsal hassasiyet ve hukuki düzenleme olduğu belirtilmektedir. Özellikle hukuki alanda yaşanan yetersizlikler, toplumdaki menfi bakış açıları, erişilebilirlik, eğitim, istihdam gibi konularda eşitlikçi anlayışın neresindeyiz?
Kamuya açık binaların ve alanların erişilebilirlik ölçütlerini, hissedilebilir yüzeylerden, asansör seslendirmelerinden ibaret olduğunu zanneden anlayış eşitlikçi yaşamın kendisi midir?
Yine başka bir söylemle, “Herkes bir engelli adayıdır.” Yaklaşımı ne kadar doğru bir bakış açısıdır? Herhangi bir engeli olmayan insanı bu telkinle mi engelli haklarına duyarlı hale getireceğiz?
“Engelliler bizim kardeşimiz. Onlar bizim özel çocuklarımız” diyerek onları kucakladığımızı, sahiplendiğimizi mi düşünüyoruz?
Engelliler toplumun eşitlikçi fertleri olarak görünmedikçe, kollanan, korunan özelleştirilen algı yıkılmadığı sürece daha mücadele edecek çok yolumuzun olduğunun bilinmesini isteriz.
Yani, engelli hak mücadelesi “Herkes Engelli Adayı” korkusu üzerinden yürümemelidir. Engellileri Acınan, korunan bireyler gibi gören duygusal düşünceden de beslenmemelidir.
Mikrofon önünde, kamera önünde engelli haklarının sürekli iyileştirildiği ifade edilmektedir.
Zihinsel engelli çocuğunu bir kuruma bırakamadığı için önce çocuğunu, sonra kendini öldüren ailelerin varlığı somut gerçeğimizdir.
İş yerinde psikolojik mobbinge maruz bırakılan engelli, tuvalet ihtiyacını gideremeyen engelli bizim gerçeğimizdir.
Giderek sayıları artan, ama işverenlerce kotaları düşürülmesi talep edilen engelli istihdamı bizim gerçeğimizdir.
Her ay üstüne basa basa engellilere ne kadar yardım ettiklerini ilan eden Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bizim gerçeğimizdir.
Tekerlekli sandalyedeki engelliyi otobüse almak istemeyen şoförler bizim gerçeğimizdir.
Yurtlarda, kreşlerde, okullarda tartaklanan, tecavüze uğrayan engelliler bizim gerçeğimizdir.
3 Aralıkta , 10 Mayısta siyasilerce hatırlanan, vaatlerle karnı doyurulan engelliler bizim gerçeğimizdir.

*Görme Engelliler Federasyonu olarak Uluslararası belgelere dayalı haklarımızın hayata geçmesini istiyoruz.
*Son yıllarda engellilerin ihtiyacı olan araç-gereçlerin temininde çıkartılan yasal düzenlemeden vaz geçilmesini ve eşitlikçi anlayışın geri gelmesini istiyoruz. ÖTV istisnalı otomobil alımında getirilen zorluklar engellileri eve mahkum etmeyi amaçlamaktadır. Bu hatadan bir an önce dönülmesini istiyoruz.
*Kaynaştırma/bütünleştirme eğitim alanlarındaki yetersizlikler, özel eğitim alanında ve engelli okullarındaki problemlerin dikkate alınmasını ve çözümlenmesini istiyoruz. Örneğin, görme engellinin kullandığı ekran okuyucu yazılım bile devlet desteğinde değildir.
*Bütün bu sebeplerden ötürü KDV, ÖTV, engelli istihdamı, engelli emekliliği gibi alanlarda yaşanan hak kayıplarının tekrar iade edilmesini talep ediyoruz.
*Zihinsel engelli veya tek başına yaşamını sürdüremeyecek engelli bireyi devlet korumasına alan düzenleme istiyoruz.
*Yapılacak tüm düzenlemelerin kapsayıcı anlayışla yerine getirilmesini istiyoruz.
*Erişilebilir olmayan tüm toplu taşıtların ya erişilebilir ölçütlere uygun hale getirilmesini ya da kabil değilse piyasadan çekilmesini talep ediyoruz.
*Dijital dönüşüm çerçevesinde tüm eserlerin görme engellilerin okuyabileceği formata dönüştürülmesini istiyoruz.
*İstihdamda engelli kotalarının arttırılmasını istiyoruz.
*Eğitimde Bireysel Eğitim Programlarının yeniden yapılandırılarak eğitim kalitesinin arttırılmasını, gezici-öğretmen uygulamalarıyla eksikliklerin giderilmesini istiyoruz.
*Sivil toplum kuruluşlarının deneyimlerinden faydalanılmasını, bürokratik düzenlemelerin bize rağmen, biz olmadan, bizim için olmayacağının bilinmesini istiyoruz.
*Karar alma süreçlerinde daha aktif bir rol istiyoruz.
*Engelli yaşamının her kurumda farklı algılarla yürütülmemesi için koordinasyona gereksinim olduğunu hatırlatmak istiyoruz.
*Biz, Görme Engelliler Federasyonu olarak; haklarımızın kağıt üzerinde değil, yaşamda, okullarda, sokakta, adliyede, işyerlerinde uygulanmasını ve engellilerin görünmez değil, aktif, üretken, eşit bireyler olarak kabul edilmesini istiyoruz.
Bugün sadece “fark edilsin” demiyoruz; “eşitlik, adalet, erişilebilirlik, onur” istiyoruz.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

GÖRME ENGELLİLER FEDERASYONU ADINA
BAŞKAN HALDUN KIRKIK

03/12/2025

TÜRKİYE SAKATLAR KONFEDERASYONU'NUN 3 ARALIK DÜNYA ENGELLİLER GÜNÜ BASIN AÇIKLAMASI:

3 ARALIK DÜNYA ENGELLİLER GÜNÜ BASIN AÇIKLAMASI VE MANİFESTOSU
ARTIK SÖZ BİTTİ!
SİSTEMATİK SORUNLARA KÖKLÜ ÇÖZÜM İRADESİ İSTİYORUZ!
Değerli Basın Mensupları, Saygıdeğer Kamuoyu ve Karar Vericiler,
Bugün 3 Aralık Dünya Engelliler Günü. Bizler, Türkiye Sakatlar Konfederasyonu ve bünyemizdeki federasyonlar, dernekler ve üyeleri olarak, bugün burada "kutlama" yapmıyoruz. Bugün burada, milyonlarca engelli vatandaşımızın sistemli bir şekilde daraltılan haklarını, görmezden gelinen taleplerini ve çözüm için hazırladığımız yol haritasını haykırmak için buradayız.
TBMM Engelli Sorunları Araştırma Komisyonu’na sunduğumuz, 13 ana başlıktan ve 90 çözüm maddesinden oluşan raporumuzla, devletimize "Engelsiz Bir Türkiye"nin anahtarını sunduk. Artık "yapacağız, edeceğiz" sözlerini değil, Resmi Gazete'de yayımlanan kararları görmek istiyoruz.
İşte 8,5 milyon engelli vatandaşımızın ve ailelerinin "Kırmızı Çizgileri" ve acil çözüm bekleyen 13 temel başlığımız:
1. HAK TEMELLİ ÖDENEK SİSTEMİNE GEÇİLMELİDİR!
Mevcut sosyal yardım sistemi, engelliyi "muhtaç", devleti "lütuf veren" konumuna itmektedir. Parçalı, dağınık ve bürokrasiye boğulmuş indirimler, muafiyetler ve yardımlar artık miadını doldurmuştur.
Tüm bu dağınık yapı kaldırılarak, her engelli bireye, engel durumu ve ihtiyacı doğrultusunda, onurlu bir yaşam sürebileceği "Hak Temelli Engellilik Ödeneği" bağlanmalıdır. Bu, engelliyi pasif konumdan çıkarıp, ekonomik özgürlüğü olan bir vatandaşa dönüştürecek en büyük reformdur.
2. BİZİM İÇİN, BİZSİZ ASLA!
Karar alma mekanizmalarında "misafir" değil, "ev sahibi" olmak istiyoruz. Engellilik politikaları, bakanlıklar arasında sıkışıp kalmıştır.
Doğrudan Cumhurbaşkanlığı'na bağlı, bakanlıklar üstü yetkiye ve koordinasyon gücüne sahip bir “Cumhurbaşkanlığı Engelliler İdaresi Başkanlığı” veya “Engelliler Bakanlığı” derhal kurulmalıdır.
Engelli Sivil Toplum Kuruluşlarının görüşü alınmadan, bizim onayımız olmadan çıkarılan hiçbir yönetmelik meşru değildir. Karar alma süreçlerine katılımımız yasal ve bağlayıcı hale getirilmelidir.
3. PROTEZ, ORTEZ, TEKERLEKLİ SANDALYE, İŞİTME CİHAZI GİBİ YARDIMCI ARAÇ GEREÇ TEMİNİ ZULMÜNE SON!
Protez, ortez, işitme cihazı ve tekerlekli sandalye; bizim için aksesuar değil; gözümüzdür, kulağımızdır, elimizdir, ayağımızdır. SGK'nın Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) fiyatları, piyasa gerçeğinin %10'una kadar düşmüş, engelliler kalitesizliğe ve hareketsizliğe mahkûm edilmiştir.
Sağlık Uygulama Tebliği’nde bu araç gereçlerin fiyatları güncel piyasa koşullarına çekilmeli, kalitesiz ürün zulmü bitirilmeli ve tüm yardımcı araç gereçler gerçek fiyat üzerinden tam olarak karşılanmalıdır.
4. ÇALIŞAN ENGELLİ VE EMEKLİLİK CEZALANDIRILAMAZ!
2008 yılı öncesi ve sonrası işe girenler arasında yapılan ayrım, engelli çalışanların emeklilik haklarını gasp etmektedir.
Bu ayrıma son verilmeli, çalışan tüm engellilere en üst bentten (yıllık 120 gün) Fiili Hizmet Süresi Zammı (Yıpranma Payı) verilmeli ve emeklilik maaşları 30 yıl tam hizmet üzerinden hesaplanarak insanca yaşanacak seviyeye getirilmelidir.
5. EHLİYETLERİMİZİ VE BAĞIMSIZ ULAŞIM HAKKIMIZI GERİ VERİN!
Yıllardır araç kullanan binlerce engelli arkadaşımızın ehliyeti, komisyonların subjektif ve keyfi kararlarıyla iptal edilmiş ve bu arkadaşlarımız fiilin ev hapsine mahkûm edilmiştir.
Ehliyet iptalleri durdurulmalı, kazanılmış haklar iade edilmelidir. Kararlar, kişinin engeline üstün körü bakılarak değil, kurulacak "Sürücü Test Merkezleri"ndeki simülasyon cihazlarıyla ölçülen objektif verilere dayalı olarak verilmelidir.
6. ÖTV MUAFİYETİ: HAK GASPINA HAYIR!
Toplu taşımanın erişilebilir olmadığı ülkemizde, engelliler için otomobil lüks değil yaşamsal bir zorunluluktur. 10 yıllık yenileme süresi, engellileri güvenliksiz hurda araçlara mecbur bırakmaktadır.
Yenileme süresi derhal en fazla 3 yıla indirilmeli, sabit limit dayatması yerine, "Brüt Asgari Ücretin 80 Katı" kuralı getirilerek limiti aşan araçlarda ilave vergi ödenerek hem engelliye seçme özgürlüğü tanınmalı hem de Devletimize gelir sağlanmalıdır.
7. ERİŞİLEBİLİRLİK KANUNU VAR, YAPTIRIM YOK!
Erişilebilirlik İzleme ve Denetleme Komisyonlarının kestiği cezalar, idari hiyerarşide
(Valilik/İl Müdürlüğü gibi) takılıp kalmakta ve uygulanmamaktadır.
Komisyonların sevki ile ceza kesme yetkisi, siyasi baskıdan uzak Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu gibi bağımsız bir kurula devredilmeli ve cezalar tavizsiz uygulanmalıdır. Ayrıca engelli otoparklarını işgal edenlere verilen cezalar 50 katına çıkarılmalıdır.
8. ACİL VE AFET DURUMLARINDA UNUTULMAK İSTEMİYORUZ!
Depremde "ilk unutulan, son kurtarılan" olmak kaderimiz değildir.
Müdahale ekiplerinin kimi, nereden, nasıl kurtaracağını bilmesi için E-Devlet entegreli Ulusal Engelli Afet Veri Kayıt Sistemi (E-AFET) derhal kurulmalıdır. Binalarda Güvenli Erişilebilir Sığınma Alanları ve özellikle 5 kattan daha yüksek kamu kullanımına açık binalarda Acil Durum Tahliye Sandalyesi zorunlu hale getirilmelidir.
9. EĞİTİM HAKKI ELİMİZDEN ALINAMAZ!
Engelli çocuklarımızın gelişimi için devletin karşıladığı aylık 8 saatlik rehabilitasyon eğitimi, bilimsel açıdan yetersiz ve göstermeliktir. Dahası, zihinsel engelli bireylerin hayat boyu eğitim kapsamındaki 143 modülü; orta ve ağır düzey zihinsel engelliler için 9’a düşürülmüş, hafif düzey zihinsel engelliler için ise tamamen iptal edilerek en temel eğitim hakları ellerinden alınmıştır.
Özel eğitim ve rehabilitasyon ders saatleri, aylık 32 saate (en az 4 katına) çıkarılmalı; hafif zihinsel engelli bireylerin iptal edilen eğitim modülleri derhal geri getirilmelidir. İşitme ve Görme engelliler için bölgesel ihtisas okulları açılmalı, öğrencilerimiz altyapısız kaynaştırma uygulamalarına kurban edilmemelidir.
10. TAM KAPSAMLI SAĞLIK VE LOJİSTİK HİZMETLERİ SAĞLANMALIDIR!
Evde Sağlık Hizmetleri sadece hemşirelik hizmeti vermekten çıkmalıdır.
Evde Sağlık Hizmetleri, 7/24 esasına geçmeli; yatalak hastalara hanede mobil fizyoterapi, rehabilitasyon ve psikolojik destek sağlanmalı; ilaç ve bez gibi sarf malzemeleri eve ücretsiz teslim edilmelidir. Serebral Palsi gibi çoklu engel grupları için en az 7 bölgede Çok Disiplinli (Multidisipliner) Sağlık ve Rehabilitasyon Merkezleri kurulmalıdır.
11. BAKICIYA SOSYAL YARDIM DEĞİL, SGK GÜVENCELİ HİZMET AKDİ YAPILMALIDIR!
24 saatini bakıma muhtaç durumdaki bireye adayan bakıcılar, sigortasız ve emeklilikten yoksun bırakılarak geleceğin yoksulları oluşturulmaktadır.
Evde bakım, "sosyal yardım" statüsünden çıkarılmalı, "bakım hizmeti" olarak tanımlanmalıdır. Devlet, bu emeğin karşılığı olarak bakıcının SGK primlerini resen ve tam gün üzerinden ödemelidir.
12. ÜRETENİ CEZALANDIRAN "GELİR TUZAĞINA" SON!
Mevcut sistem, engelliyi "çalışıp hakkını kaybetmek" ile "evde oturup yardıma muhtaç kalmak" arasında tercih yapmaya zorlamaktadır. Bu onur kırıcı çelişki derhal bitmelidir!
Engelli bireyin çalışarak kazandığı gelir, Evde Bakım Desteği hane geliri hesabından tamamen muaf tutulmalıdır. Engelli birey ve ailesi, çalışıp ürettikleri için cezalandırılmamalıdır.
Geçici bir işe giren engellinin aylığı kesilmemeli, sadece askıya alınmalıdır. İş bitiminde bürokrasi olmadan haklar iade edilmelidir. Devlet, çalışanı cezalandırmamalı, teşvik etmelidir.
13. ADALETE ERİŞİM: DİLİMİZİ TANIYIN!
İşitme engelli ve sağır bireyler, karakollarda ve mahkemelerde kendilerini ifade edememekte, savunma hakları ihlal edilmektedir.
Adalet Bakanlığı bünyesinde kadrolu ve nitelikli Türk İşaret Dili tercümanları istihdam edilmeli, 7/24 erişim sağlanmalıdır.
ARTIK YETER!
Bizler, bu ülkenin yükü değil, herkes gibi değeriyiz. Tüketen değil, üreten bireyler olmak istiyoruz. Ancak mevcut sistem bizi ötekileştiriyor, muhtaç bırakıyor, çalışanı cezalandırıyor, hakkını arayanı bürokrasiyle yoruyor.
Türkiye Büyük Millet Meclisini, Cumhurbaşkanlığını ve ilgili tüm Bakanlıkları, sunduğumuz bu 13 maddelik reform paketini bir bütün olarak ele almaya ve ivedilikle yasalaştırmaya davet ediyoruz.
BİZİ YOK SAYAMAZSINIZ!
ÇÜNKÜ BİZ, HAYATIN TA KENDİSİYİZ.
Saygılarımızla,
TÜRKİYE SAKATLAR KONFEDERASYONU, ÜYE FEDERASYONLAR,
 Türkiye Ortopedik Engelliler Federasyonu
 Türkiye Sağırlar Milli Federasyonu
 Zihinsel Özürlüler Federasyonu
 Görme Engelliler Federasyonu
 Spastik Engelliler Federasyonu
DERNEKLER VE ÜYELERİ.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ ENGELLİ BİREYLERİN HAKLARINI ARAŞTIRMA  KOMİSYONU'nun İzmir İktisat Kongre Merkezi'nde bugü...
01/12/2025

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ ENGELLİ BİREYLERİN HAKLARINI ARAŞTIRMA KOMİSYONU'nun İzmir İktisat Kongre Merkezi'nde bugün düzenlediği bölgesel toplantıya katıldık.
Toplantıya Eski Gençlik ve Spor Bakanı ve komisyon başkanı Sayın Mehmet Muharrem Kasapoğlu'nun yanı sıra komisyon üyesi ve eski Çalısma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Jülide Sarıeroğlu ile bazı komisyon üyesi milletvekilleri katıldı.
İzmir valimiz Sayın Süleyman Elban,9 İzmir Büyükşeĥir Belediye Başkanımız Sayın Cemil Tugay'da toplantıya katılanlar arasındaydı.
Ayrıca Ak Parti İzmir milletvekili Sayın Mahmut Atilla Kaya ile İzmir, Manisa, Aydın, Afyonkarahisar, Denizli, Kütahya, Muğla, Uşak illerinden birçok bürokrat ve STK temsilcisi toplantıya katılarak komisyon çalısmalarına katkida bulundu.
Bu alanda yapılan tüm çalışmaların engellilerin sorunlarına çözümler üretmesini diliyoruz.

TÜM ÖGRETMENLERİMİZİN ÖGRETMENLER GÜNÜ KUTLU OLSUN.
24/11/2025

TÜM ÖGRETMENLERİMİZİN ÖGRETMENLER GÜNÜ KUTLU OLSUN.

Görme Engelliler Federasyonu yönetim kurulu olarak 02 Kasım 2025 tarihli 8. olağan genel kurulumuz sonrasında ilk toplan...
15/11/2025

Görme Engelliler Federasyonu yönetim kurulu olarak 02 Kasım 2025 tarihli 8. olağan genel kurulumuz sonrasında ilk toplantımızı Ankara'da yaptık.
Toplantımızda yeni dönemdeki görevlendirilmeleri ve planlamalarımızı tamamladık.
Camiamıza hayırlı olması dileğiyle...

Başın sağ olsun TÜRKİYE! Askeri uçak kazasında şehit olan tüm askerlerimize Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve mill...
12/11/2025

Başın sağ olsun TÜRKİYE!
Askeri uçak kazasında şehit olan tüm askerlerimize Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve milletimize sabır ve başsağlığı diliyoruz. Acımız büyüktür!

15/10/2025

15 EKİM DÜNYA BEYAZ BASTON VE GÜVENLİK GÜNÜ:

Beyaz Baston ve Güvenlik Günü ilk defa Amerika Birleşik Devletleri'nde 1964 Yılında kongre kararı sonrasında yürürlüğe girmiştir. 1970 Yılında Uluslararası Körler Federasyonu (World Blind Union) kararıyla 15 Ekim “Dünya Beyaz Baston ve Güvenlik Günü” olarak kabul edilmiştir.
Beyaz baston yalnızca bir görme engellinin seyahatini kolaylaştıran bir araç değildir. Görme engellinin kamuya açık alanlarda fark edilmesini, görme engelli için gerekli olan erişilebilirlik koşullarının sağlanmasını da insanlara yükleyen bir itici güçtür. Bu nedenle bir farkındalık günü ve duyarlılık günü olarak anılmaz. Güvenlik de bu işin ana faktörlerinden biridir.
Dünyada 1970'li yıllarda 15 Ekim Beyaz Baston Günü olarak anılmaya başlarken ülkemizde bu süreç 20. yüzyılın sonlarına dayanır. Bugün daha güçlü bir figür olarak anılmaktadır.
Dikkat çekici unsurlardan biri görme engelliler geçmiş dönemlerde de hareketlerini kolaylaştıracak ağaçtan veya metalden yapılmış bastonlar kullanıyordu. Bu tür bastonlar siyah veya kahverengi idi. İngiliz James Biggs'in 1921'de bastonu beyaza boyaması bugünkü rengin oluşumunu sağlamıştır. Beyaz baston bu nedenle sembolleşmiştir.
Bugün tek parçalı, çok parçalı baston türlerinin yanı sıra, plastikten veya metal karışımlardan yapılma bastonlar gibi çeşitleri görmek mümkün. Son on yılda akıllı baston türlerine de ulaşmak olası. Sensörle veya sinyalle uyarı veren bastonlar görme engellilerin hayatında yerini almaya başlamıştır.
Dünyada birçok ülkede beyaz baston dahil olmak üzere engellilerin kullanmak zorunda oldukları araç-gereçleri devlet sosyal devlet ilkesi gereği karşılamaktadır. Türkiye'de 2014 Yılından bu yana beyaz baston da devlet tarafından fiyat geri ödemesi mevcuttur. Beyaz bastonun 11 yıldır karşılığı 22 TL'dir. Devlet OP1341 koduyla bu fiyatı uygun görmüş. Her şeyin fiyatı artıyor bastonun fiyatı artmıyor... Enflasyona karşı tek direnen ürün beyaz baston. Piyasada 600 TL'den 40 bin TL'ye kadar beyaz baston fiyatlarına rastlanmaktadır. Ama devlette karşılığı 22 TL.
Anayasa'nın 2. Maddesinde sosyal devlet anlayışından bahsedeceksiniz, çoğu ülkede sosyal güvenlik kapsamına alınan bastonu görme engellilere çok göreceksiniz.
Engelliler Kanununda kamuya açık tüm alanların erişilebilir olmasını yasaya bağlayacaksınız, ama maliyet gerekçesiyle erişilebilirlikten kaçınacaksınız.
Engellilerin kardeşiniz olduğunu iddia edeceksiniz, sokağa çıkmasını istemeyeceksiniz.
Engellileri koruduğunuzu söyleyeceksiniz, tecavüz edeceksiniz.
2/2
Engellilere istihdam olanaklarını arttırdığınızı iddia edeceksiniz, iş yerlerinde mobbinge maruz bırakacaksınız.
Herkes bir engelli adayıdır duygu sömürüsünü ağzınıza sakız edeceksiniz, hiç engelli olmayacakmış gibi engellileri eve mahkum kılacaksınız.
Engellilerin de insan olduğunu, engellilerin de vatandaş olduğunu, engellilerin de üreten olduğunu, engellilerin de birey olduğunu herkes anlayana dek haykırmaya devam edeceğiz.
Engellilerin de bu dünyada yaşamaya, kendi haklarını kullanmaya hakkı vardır.
Görme Engelliler Federasyonu olarak hak temelli şaşmaz savunuculuğumuzu ısrarla sürdüreceğiz. 15 Ekim Beyaz Baston Gününün bu vesileyle daha eşitlikçi bir anlayışı sağlamasını diliyorum.
Görme Engelliler Federasyonu
Başkan Haldun KIRKIK

Address

Bayındır 2 Sk. No : 33/24 Kızılay/ANKARA
Ankara

Opening Hours

Monday 09:00 - 17:00
Tuesday 09:00 - 17:00
Wednesday 09:00 - 17:00
Thursday 09:00 - 17:00
Friday 09:00 - 17:00

Telephone

+903122325111

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Görme Engelliler Federasyonu posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Organization

Send a message to Görme Engelliler Federasyonu:

Share