15/03/2026
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ ÜYELERİNE
VE SİYASİ PARTİ GENEL MERKEZLERİNE AÇIK MEKTUPTUR
Konu: Hobi Bahçelerine Yönelik Yıkım ve Ceza Uygulamalarının Derhal Durdurulması Talebi
Sayın Milletvekilimiz,
Bugün size, sokaktaki sıradan bir vatandaşın, devletine güvenmiş, toprağa sarılmış, çocuğuna doğayı öğretmeye çalışan milyonlarca insanın feryadını aktarıyoruz.
Bu mektup; ayrıcalıklıların, imtiyazlıların,zengin sınıfın değil;
emeklilerin, işçilerin, memurların, küçük esnafın, dar gelirlinin mektubudur.
Bu insanlar suç işlemediler,
Devletin arazilerine çökmediler.
Kamu malına göz dikmediler.
Yıllardır ellerindeki üç beş kuruşla kooperatiflerden yer aldılar, aidatlarını ödediler, belgelerini tamamladılar.Devlete vergilerini, harçlarını, hatta her yıl hükümet komiseri nezdinde yaptıkları genel kurullarının ücretlerini ödediler.
Evlatlarıyla beraber ceviz diktiler, kayısı,kiraz, elma yetiştirdiler,fasulye ektiler, domates biber ektiler. Nefes aldılar, çocukları ile bir arada olmanın, hep birlikte toprakla uğraşmanın hazzını yaşamak istediler. Psikiyatr poliniklerinden kurtuluş olarak toprağa sarıldılar.
Bugün ise Tarım ve Orman Bakanlığı öncülüğünde, Valilikler eliyle bu insanlar adeta suçlu muamelesi görmekte,
Bahçelerine ağır para cezaları kesilmekte, mükerrer cezalarla bunaltılmakta, yıkım, su ve elektriklerinin kesilmesi tehdidiyle hayatları altüst edilmektedir.
SORUYORUZ;
• 30 yılı aşkın süredir Türkiye’nin ve özellikle Ankara’nın gerçeği olan hobi bahçeleri bugün mü fark edilmiştir?
• Bu kooperatifler, Ticaret Bakanlığı’nın izniyle kurulmadı mı?
• Bu yapıların birçoğuna Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yapı kayıt belgeleri verilmedi mi?
• Bu vatandaşlar kendi başlarına değil, devletin gözü önünde bu bahçeleri kurmadı mı?
. Devlet vatandaşına tuzak kurar mı?. 20-25-30 yıl herkesin bilgisi dahilinde hatta bütün bürokrasinin ve siyasilerin de içinde olduğu hobi bahçeleri uygulaması sanki yeni başlamış gibi tarım bakanlığının yetkilileri tarafından baskılara ve tehditlere maruz bırakılmaktadır. 30 yıldır bekleyen tarım bakanlığı vatandaşa tuzak mı kurmuştur?!.
Şimdi çıkıp “burası tarım alanıdır” diyerek, yıllardır ses çıkarmayan kamu kurumları bir anda cezalar yağdırmaya, yıkım kararı almaya, belediyelere, valiliklere, diğer kurumlara baskı yapmaya başlamıştır. Bu açık ve net bir haksızlıktır. İnsanların emeklerini yok saymaktır.
Tekrar soruyoruz;
📌 Devletin kendi içindeki çelişkiler veya koordinasyonsuzluk neden vatandaşa fatura edilmektedir?
📌 Tarım Bakanlığı yıllardır süren kendi ihmalkârlığının bedelini neden bugün bu insanların sırtına yüklemektedir? Aynı bakanlık diğer bakanlıkları devlet kurumu olarak görmemektemidir?. Devlet vatandaş nezdinde bir bütündür.
Bahçelerde yapılan faaliyet tarımsal faaliyet sayılmıyor.
Peki;
• meyve ağaçları yetiştirmek, sebze, domates,fasulye, gül, çiçek yetiştirmek tarım faaliyeti değil midir?
• Bir şekilde toprağa emek vermek üretim değilse nedir?
•Hobi bahçelerini tarımsal faaliyet saymayan bakanlık veya Devlet daha iyi bir alternatif sunmuş mudur da bu insanlar kabul etmemiştir?
.Yıllar önce belediyelerin teşvik ettiği, TRT den hobi bahçelerinin faydalarının anlatıldığı güzel uygulama bu gün neden suç olarak görülüyor?.
Hayır.
Bu bir düzenleme değil, toprakla hemhal olan bir halkın tasfiye operasyonudur.
Bu uygulama; halkın doğayla bağını kesmek, onu evine, betonun içine ve dijital yalnızlığa hapsetmek, bunalıma sokmak isteyen bir anlayışın yansımasıdır.
Yoksa Tarım Bakanlığı, küreselcilerin “insanı doğadan koparıp robotlaştırma” projesine onay mı vermektedir?.
BU VEBAL AĞIRDIR!.
Tarım bakanlığının üst yöneticileri ve siyasi karar vericiler
Siz bugün 4 milyon insanın ahını alacak bir kararın altına imza atıyorsunuz.
Görevler sona erer, koltuklar terk edilir, unvanlar unutulur…
Ancak vicdan, insanı hayatı boyunca takip eder.
Bu uygulamaların altında imzası olanlar, bu veballe yaşamak zorunda kalırlar ve insanların ahını bedduasını alırlar.
Sayın Milletvekilimiz,
Hobi bahçeleri doğrudan 4 milyon vatandaşı, dolaylı olarak ise çok daha büyük bir sosyolojik kesimi etkilemektedir.
Bu insanların yaşadığı mağduriyet sadece hukuki değil, psikolojiktir, ekonomiktir ve siyasidir.
İktidarıyla, muhalefetiyle tüm partilere sesleniyoruz:
📌 Bu insanları göz ardı etmek, bu halkın ortak vicdanına zarar vermek demektir.
📌 Siyaseten bu denli geniş bir tabanı karşıya almak akılcı değildir.
📌 Sandık günü geldiğinde bu mağduriyetin bedelinin siyasi sonuçları olacaktır.
📌 Bu halk, kimin yanında durduğunu da kimin sırtını döndüğünü de unutmaz.
TALEBİMİZ NETTİR!.
✅ Tüm cezaların iptal edilmesini, yıkım kararlarının durdurulmasını,
✅ Mevcut bahçelerin yasal bir çerçeveye kavuşturulup, bundan sonra hobi bahçesi uygulamasına alternatif alanlar oluşturulmasını,
✅ Devletin daha önce verdiği tüm yapı kayıt ve ruhsat belgelerinin geçerli sayılmasını,
✅ Alternatif alanlarda planlı, ruhsatlı ve sürdürülebilir hobi bahçeleri projelerinin başlatılmasını talep ediyoruz.
SON SÖZÜMÜZ ŞUDUR:
Bu insanlar çatışma değil, çözüm istiyor.
Ceza değil, düzenleme bekliyor.
Yıkım değil, umut talep ediyor.
Yıkmayın.
Susturmayın.
Yok saymayın.
Bu halkı toprağından koparmayın.
Toprağa dokunmak isteyen, doğayla bağ kuran, üretmek isteyen bu insanları suçlu değil, bu ülkenin gerçek sahibi olarak görün. Hatta ödüllendirin!.
Saygılarımızla,