Türkiye Çevre Vakfı (TÇV), Medenî Kanun hükümlerine göre çalışan, kâr amacı olmayan, bağımsız bir gönüllü kuruluştur. Türkiye Çevre Vakfı, Dr. Cevdet Aykan, Serbülent Bingöl, Muslih Fer, Ertuğrul Soysal, Prof. Dr. Necmi Sönmez, Engin Ural ve Altan Ünver tarafından 1 Şubat 1978’de kurulmuştur. Bakanlar Kurulu'nun 31 Mart 1983 tarih ve 83/6292 sayılı Kararı ile Türkiye Çevre Vakfı'na uluslararası iş
birliği izni verilmiştir. Türkiye Çevre Vakfı’nın hizmetleri; araştırma, yayın ve kamuoyu aydınlatma şeklinde devam ederken, Vakfın bugüne kadar yayınladığı ve çevre konusunun hemen her yönünü işleyen kitaplar, Türkiye’deki çevre literatürünün temelini teşkil etmektedir. Türkiye Çevre Vakfı, bugüne kadar 192 kitap yayınlamıştır.
Çevre konusunda bilgi birikimi ve bilinç düzeyinin ülkemizde henüz yeterince gelişmediği 1978 yılında, bu konunun devlet bünyesinde ele alınmasına önayak olan TÇV, o günlerde, Başbakanlık Çevre Müsteşarlığı’nın kurulmasını teklif etmiş ve bu şekilde “kamuoyunu ve devleti, yapıcı bir şekilde etkileme” gayretlerinin ilk başarılı örneğini vermiştir. TÇV, kuruluşundan iki yıl kadar geçtikten sonra, çevre hukuku dalının yerleşmesi ve gelişmesi için gayret sarf etmiş, yayınladığı kitaplarla, Türkiye’de çevre hukuku dalının temelini atmıştır.
Çevre hukuku çalışmalarını; 1980 sonlarında, bir kanun taslağı hazırlama ve Anayasa’da bir maddenin yer almasını sağlama hedefine yönelten Türkiye Çevre Vakfı, 1980’den 1982’ye kadar süren gayretleri sonunda Anayasa’ya çevre ile ilgili 56. maddenin girmesini sağlamış, 1981’de hazırladığı kanun taslağının takipçisi olarak, iki yıl sonra Çevre Kanunu’nun kabulünde en büyük rolü oynamıştır. Yine 1981’de Türkiye’nin ilk çevre sorunları envanterini yayınlayan TÇV, kendi ülkesinin böyle bir envanterini yayınlayabilen dünyadaki ilk gönüllü kuruluştur. Birçok ülkede devletçe yürütülen bu hizmeti üstlenen TÇV, 2003 yılında envanterin gözden geçirilmiş sekizinci baskısını yayınlamıştır. Sürdürülebilir kalkınma ve biyolojik zenginlikler gibi yeni kavramların Türkiye’de yerleşmesini sağlayan TÇV; Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilâtı ve Dünya Bankası gibi uluslararası kuruluşlarla yakın temas ve işbirliği içinde olmuştur.
İlk yıllarda, çalışmaları daha ziyade kamuoyunu aydınlatma ve uyarma şeklinde yürüten Vakıf, özellikle son yıllarda çevre kavramının toplumda kabul edilmesi ve önemsenmesi karşısında; daha ziyade teknik ayrıntılara inen ve başka kuruluşların fazla ilgilenmediği alanlardaki hizmetlere ağırlık vermeye başlamıştır. Avrupa Birliği’nin politikaları, Gümrük Birliği’nin çevre yönünden neler getirdiği, serbest ticaret anlaşmaları, genel olarak gönüllü kuruluşların demokratik sistemdeki yeri, yenilenebilir enerji, karbon emisyonları, biyolojik çeşitlilik gibi konular, TÇV’nin son yıllarda öncelik tanıdığı konular olmuştur.