DİN BİR SEN GENEL MERKEZİ

Call Directions Website Contact the organization

DİN BİR SEN GENEL MERKEZİ Din-Bir-Sen Resmi Sayfası Özerk Diyanet Vakfı Çalışanları Sendikası Resmi Sayfası

05/10/2026

📌DİN BİR-SEN’DEN ANLAMLI ZİYARET: BATMAN’DA 49 ÖĞRENCİ İCAZET HEYECANI YAŞADIDin Bir-Sen, 1-7 Ekim Camiler ve Din Görevl...
05/10/2026

📌DİN BİR-SEN’DEN ANLAMLI ZİYARET: BATMAN’DA 49 ÖĞRENCİ İCAZET HEYECANI YAŞADI

Din Bir-Sen, 1-7 Ekim Camiler ve Din Görevlileri Haftası vesilesiyle Batman’da icazet programa katıldı.
Program kapsamında Din Bir-Sen Genel Başkan Yardımcısı Lezgin Baykara, Batman İl Başkanı Mehmet Sait Dilmaç ve sendika heyeti, Batman il merkezinde yer alan İlim Erkek Kur’an Kursu’nu ziyaret etti. Kursun Başmüderrisi Alameddin Konak’ın rehberliğinde eğitimlerini sürdüren öğrencilerin icazet merasimine katılan heyet, gençlerin ilmi başarılarına ortak oldu.
49 Öğrenci İcazetini Aldı
Düzenlenen görkemli merasimde toplam 49 öğrenci mezuniyet sevinci yaşadı.

👉Baykara, "Emeği Geçen Herkese Teşekkür Ediyoruz"
Merasim sonrası yapılan açıklamada, ilim ve Kur’an yolunda önemli bir merhaleyi geride bırakan öğrenciler tebrik edilerek şu ifadelere yer verildi: "İlim ve Kur’an yolunda önemli bir aşamayı başarıyla tamamlayan tüm öğrencilerimizi gönülden tebrik ediyor; başta kıymetli hocalarımız olmak üzere, öğrencilerimizin yetişmesinde emeği ve katkısı bulunan herkese teşekkür ediyoruz. Rabbim ilimlerini bereketli, hizmetlerini daim eylesin.

📌BAFRA DİN-BİR-SEN’DEN DİN GÖREVLİLERİNE ANLAMLI KAHVALTI PROGRAMICamiler ve Din Görevlileri Haftası münasebetiyle Bafra...
05/10/2026

📌BAFRA DİN-BİR-SEN’DEN DİN GÖREVLİLERİNE ANLAMLI KAHVALTI PROGRAMI

Camiler ve Din Görevlileri Haftası münasebetiyle Bafra DİN-BİR-SEN İlçe Temsilciliği, ilçe bünyesinde görev yapan din görevlileriyle kahvaltı programında bir araya geldi. Birlik ve beraberlik mesajlarının ön plana çıktığı organizasyonda hem haftanın önemi idrak edildi hem de dualar edildi.

"Gayemiz Aynı Sofrada Birlik Olmak" anlayışıyla düzenlenen programda din görevlileri ile sohbet edilerek muhabbet ve dayanışma duyguları pekiştirildi. Etkinlik kapsamında din-i mübîne hizmet etmiş olup ahirete irtihal eden din adamları, görevi başındaki din görevlileri ve tüm geçmişler için Kur'an-ı Kerim tilaveti gerçekleştirilerek dualar edildi.

Bafra İlçe Başkanı Hüseyin Emre Şahin, program sonunda yaptığı değerlendirmede din görevlilerinin haftasını kutlayarak Camiler ve Din Görevlileri Haftası'nın hayırlara vesile olmasını temenni etti.

Diyanet camiasında görev süresi dolan veya başka bir yere atanan il ve ilçe müftüleri için düzenlenen veda programları, ...
03/10/2026

Diyanet camiasında görev süresi dolan veya başka bir yere atanan il ve ilçe müftüleri için düzenlenen veda programları, sadece bürokratik bir formalite mi yoksa samimi bir helalleşme mi? Bir din görevlisinin ardından gözyaşı ve minnetle veda edilmesinin arkasında yatan 6 temel ilkeyi derledik.
​Bir müftünün görev yaptığı şehirde unutulmazlar arasına girmesi ve personelinin gönlünde taht kurması, işgal ettiği makamın gücünden değil, ortaya koyduğu adalet ve samimiyetten kaynaklanır. Camia içinde konuşulan ve "Gerçek bir veda programını hak eden müftü" tanımını oluşturan kriterler 6 ana başlıkta toplanıyor:

​1. Makamın Sınırlarını Aşan İletişim: Hem Amir Hem Abi bazen kardeş düzeyinde olmalı,
Gönüllerde iz bırakan bir müftü, personeliyle kurduğu bağda sadece resmi hiyerarşiyi esas almaz. Yeri geldiğinde yol gösterici bir amir, yeri geldiğinde dert ortağı bir abi, yeri geldiğinde ise omuz omuza çalışan bir kardeş olmayı başarır. İletişimde samimiyet, disiplini zedelemez; aksine bağlılığı artırır.

​2. Koşulsuz ve Şaşmaz Adalet
​İl veya ilçe müftüsünün en büyük sermayesi adaletidir. Görev dağılımından tayin süreçlerine, takdir yetkisinden idari kararlara kadar her adımda adalet terazisini hassasiyetle tutan idareciler, personelinin güvenini tam kazanır.

​3. Hiç Kimsenin Değil, Sadece Makamın ve Hakkın Adamı olmalı,
​Bir müftünün bağımsızlığı, duruşunun en net göstergesidir. Belirli grupların, kliklerin veya kişilerin değil; yalnızca hizmetin ve tarafsızlığın temsilcisi olan idareciler, her kesimin saygısını kazanır.

​4. Gücün Gölgesine Değil, Haklının Yanına Olmalı,
​Makamın getirdiği gücü veya dışarıdaki nüfuz odaklarını değil, her şartta haklı olanı savunan bir anlayış, din hizmetinin özünü oluşturur. Güçlü olana göre değil, doğru olana göre vaziyet alan bir müftü, arkasında kırgınlık değil, sadakat bırakır.

​5. Sendikal Kayırmacılığa Karşı Eşit ve Kucaklayıcı Tutum Sergilemeli,
​Sivil toplum ve sendikal yapılanmaların etkin olduğu günümüzde, bir idarecinin tüm sendikalara eşit mesafede durması hayati önem taşır. Üye olduğu veya yakın hissettiği sendikanın değil, ayrım gözetmeksizin tüm personelin haklarını gözeten amirler camiada birlik ve beraberliği sağlar.

​6. "Laf" Değil, "Eser" Ve "Proje" Üretmek
​Sıradan bir idari rutinle yetinmeyip bulunduğu ile/ilçeye değer katan, din hizmetlerini geliştiren, gençlere, kadınlara ve toplumun her kesimine ulaşan somut projelerle ön plana çıkan müftüler, görev yerinden ayrılsa bile eserleriyle anılmaya devam eder.

​Sonuç:
Bir il veya ilçe müftüsü görevinden ayrılırken düzenlenen veda programının anlam kazanması, salondaki kalabalığın niteliğiyle ölçülür. Bu 6 ilkeyi hayatına rehber edinen idareciler, makam odasını boşaltırken arkalarında helal edilmiş haklar, samimi dualar ve iz bırakan bir kubbe kubbe hoş seda bırakırlar

📌DİN-BİR-SEN’DEN GÜÇLÜKONAK İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ ’NE ANLAMLI ZİYARET1-7 Ekim Camiler ve Din Görevlileri Haftası dolayısıyla Di...
02/10/2026

📌DİN-BİR-SEN’DEN GÜÇLÜKONAK İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ ’NE ANLAMLI ZİYARET

1-7 Ekim Camiler ve Din Görevlileri Haftası dolayısıyla Din-Bir-Sen Genel Başkan Yardımcısı Lezgin Baykara, Şırnak’ın Güçlükonak ilçesinde bir dizi ziyarette bulundu.
Ziyaret kapsamında Güçlükonak Kaymakamı Semih Memiş’i ziyaret etti. Ardından Güçlükonak İlçe Müftüsü İbrahim Canbaş’ı makamında ziyaret eden Baykara, müftülük personeli ve din görevlileriyle de bir araya geldi. Program dâhilinde Güçlükonak Merkez Camii İmam-Hatibi Hüseyin Kapalıgöz, Merkez TOKİ Camii İmam-Hatibi Ramazan Aktuğ ve Merkez Huzur Camii İmam-Hatibi Cevher Özcan da ziyaret edildi.
Din görevlilerinin haftasını tebrik eden Genel Başkan Yardımcısı Lezgin Baykara, misafirperverliklerinden ötürü İlçe Müftüsü İbrahim Canbaş’a ve din görevlilerine teşekkür ederek çalışmalarında başarılar diledi.

📌CAMİLER VE DİN GÖREVLİLERİ HAFTAMIZ KUTLU OLSUN.İslam dininin rahmet mesajlarını insanlıkla buluşturan, minarelerimizde...
01/10/2026

📌CAMİLER VE DİN GÖREVLİLERİ HAFTAMIZ KUTLU OLSUN.

İslam dininin rahmet mesajlarını insanlıkla buluşturan, minarelerimizden ezan sesini eksik etmeyen ve toplumsal huzurumuzun teminatı olan din görevlilerimizin 1-7 Ekim Camiler ve Din Görevlileri Haftası’nı en içten dileklerimizle kutluyoruz.

Camilerimiz; sadece ibadet edilen mekânlar değil, birliğimizin, beraberliğimizin, kardeşliğimizin ve manevi değerlerimizin diri tutulduğu yuvamızdır. Bu kutsal mekânların imarı kadar, gönüllerin imarını da üstlenen din görevlilerimiz; doğumdan ölüme kadar hayatın her anında milletimizin yanında yer alan, toplumun manevi rehberleridir.

Din-Bir-Sen olarak; gece gündüz demeden büyük bir fedakârlık ve özveriyle görev yapan din gönüllülerimizin haklarını savunmayı, çalışma şartlarını iyileştirmeyi ve onların meşakkatli yolculuklarında yanlarında olmayı temel bir vazife kabul ediyoruz.
Bu vesileyle, mihrapları imamsız, minberleri hitabesiz, kürsüleri vaazsız ve minareleri ezansız bırakmayan tüm din görevlilerimize şükranlarımızı sunuyoruz.

Dar-ı bekaya irtihal etmiş olan din görevlilerimize ve camilerimizin imarına vesile olan hayırseverlerimize Allah’tan rahmet; görevde olan tüm meslektaşlarımıza ise sağlık, huzur ve başarılar diliyoruz.

Din-Bir-Sen Mersin İl Başkanlığı’ndan Din Görevlileri Haftası’nda Anlamlı Buluşma​Mersin’de Camiler ve Din Görevlileri H...
30/09/2026

Din-Bir-Sen Mersin İl Başkanlığı’ndan Din Görevlileri Haftası’nda Anlamlı Buluşma

​Mersin’de Camiler ve Din Görevlileri Haftası dolayısıyla anlamlı bir etkinlik gerçekleştirildi. Din-Bir-Sen Mersin İl Başkanlığı, organizasyon kapsamında il genelinde görev yapan sendika üyesi din görevlilerini yemekli bir programda bir araya getirdi.
​Din-Bir-Sen Mersin İl Başkanı Mehmet Özkan önderliğinde düzenlenen buluşmada, din görevlilerinin toplumdaki yeri ve haftanın önemi vurgulandı. Birlik ve beraberlik mesajlarının verildiği sıcak ve samimi bir atmosferde geçen programda, din görevlilerinin talep ve görüşleri dinlendi.
​Etkinlikte konuşan İl Başkanı Mehmet Özkan, Camiler ve Din Görevlileri Haftası’nın tüm camiaya hayırlar getirmesini temenni ederek şu ifadeleri kullandı:
​"Milletimizin manevi hayatına rehberlik eden ve mabetlerimizi imar eden kıymetli din görevlisi arkadaşlarımızla bu özel günde bir araya gelmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Camiler ve Din Görevlileri Haftası'nın başta gece gündüz demeden görev yapan din görevlilerimiz olmak üzere tüm camiamıza ve milletimize hayırlı olmasını diliyoruz."
​Program, yapılan dualar ve iyi dilek temennilerinin ardından sona erdi.

📌DİN-BİR-SEN: DİN GÖREVLİLERİ İÇİN CAN GÜVENLİĞİ TAZMİNATI ŞART!İstanbul Eyüpsultan Camii’nde vakit namazı sırasında iki...
29/09/2026

📌DİN-BİR-SEN: DİN GÖREVLİLERİ İÇİN CAN GÜVENLİĞİ TAZMİNATI ŞART!
İstanbul Eyüpsultan Camii’nde vakit namazı sırasında iki kişi arasında çıkan tartışmanın büyümesi üzerine cami içerisinde silahla havaya ateş edilmesi, ibadethanelerimizin ve buralarda görev yapan din görevlilerimizin güvenliği konusunu bir kez daha gündeme getirmiştir. Olayda yaralanan olmaması sevindirici olmakla birlikte, cami içerisinde silah kullanılması son derece ciddi bir güvenlik sorunudur. Olayla ilgili iki kişinin gözaltına alındığı bildirilmiştir.
Camiler, toplumun huzur ve güven içerisinde bir araya geldiği kutsal mekânlardır. Din görevlilerimiz ise sadece namaz kıldıran veya din hizmeti sunan kişiler değil; toplumun her kesimiyle doğrudan temas kuran, vatandaşla iç içe görev yapan kamu çalışanlarıdır.
Ancak din görevlilerimiz, görevleri sırasında zaman zaman öfke, tehdit, hakaret, fiziksel saldırı ve farklı güvenlik riskleriyle karşı karşıya kalabilmektedir. Eyüpsultan Camii’nde yaşanan olay, bu risklerin ne kadar ciddi sonuçlara yol açabileceğini açıkça göstermiştir.
👉Din görevlilerinin can güvenliği, ertelenebilecek bir konu değildir.
DİN-BİR-SEN olarak yıllardır ifade ettiğimiz üzere; din hizmetlerinin güvenli ve sağlıklı bir ortamda yürütülebilmesi için din görevlilerinin çalışma koşulları güvence altına alınmalı, görev sırasında karşılaşabilecekleri risklere karşı gerekli tedbirler artırılmalıdır.
👉DİN-BİR-SEN OLARAK ÇAĞRIMIZ NETTİR:
Din görevlilerinin can güvenliği güvence altına alınmalı, bunun için gerekli ekonomik ve idari tedbirler hayata geçirilmelidir.

28/09/2026

GÜNAYDIN TÜRKİYE’M…

Fatma Betül Sayan Kaya üzerinden yürütülen tartışmayı günlerdir sakız gibi çiğniyoruz. Oysa mesele bir kişi değildir. Hakkındaki iddialar bağımsız yargının işidir; suçluya da suçsuza da deliller üzerinden hukuk karar verir.

Benim sorum çok daha büyük:

Türkiye’de gerçekten bağımsız bir yargı, şeffaf bir denetim, özgür bir medya ve kimsenin tarafını tutmayan bir devlet idaresiyle son 25 yılın kapıları açılsa karşımıza ne çıkar?

Kamu kaynakları, ihaleler, imar kararları, malvarlıkları, servet artışları, şirket ilişkileri, fonlar, belediyeler ve bürokrasi; AK Partili, CHP’li, MHP’li demeden aynı hukuk terazisinde incelense ne görürüz?

İddia ediyorum: Günleri 24 saatten 48 saate, haftaları 7 günden 14 güne, ayları 30 günden 60 güne çıkarsanız ve bir yıl hiç durmadan temizlik yapsanız, Türkiye’nin gündeminden tartışılacak dosya eksilmez.

Çünkü mesele Fatma Betül Sayan Kaya değil; mesele sistemdir.

25 yıllık AK Parti iktidarını konuşurken medyayı, denetimsizliği ve hesap sorulamamasını konuşmadan gerçeğin tamamını anlatamayız. Medya susmasaydı, kalemini satmasaydı, üç maymunu oynamasaydı, gördüğünü kamuoyundan saklamasaydı Türkiye bugün çok başka şeyleri konuşuyor olabilirdi.

Üstelik bu yalnızca benim kanaatim değildir. Sınır Tanımayan Gazeteciler’in (RSF) 2026 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde Türkiye 180 ülke arasında 163. sıradadır. RSF, Türkiye’nin 2025’te 159. sıradayken 2026’da 163. sıraya gerilediğini ve medya çoğulculuğunun ciddi biçimde sorgulandığını bildiriyor.

Yolsuzluk konusunda tablo da farklı değildir. Transparency International’ın 2025 Yolsuzluk Algı Endeksi’nde Türkiye 31/100 puanla 182 ülke arasında 124. sıradadır. Daha önemlisi kurum, Türkiye’yi 2012’den bu yana puanı anlamlı biçimde gerileyen ülkeler arasında gösteriyor ve bu gerilemeyi denetim mekanizmalarının zayıflaması, kurumsal kırılganlık ve yerleşik çıkar ağlarıyla ilişkilendiriyor.

Yani ortada artık yalnızca siyasi bir tartışma değil, uluslararası göstergelere de yansıyan ciddi bir kurumsal güven meselesi vardır.

Ama benim asıl korkum çalınan para değildir.

Para bulunur. Haksız kazanç ispatlanır, malvarlığına el konulur; hepsini kurtaramazsanız yarısını kurtarırsınız.

Peki ruhunu ve vicdanını kaybetmiş bir milleti nasıl geri getireceksiniz?

Yanlış olduğunu bile bile susmak, kendi mahallesi yaptığında görmezden gelip karşı mahalle yaptığında ayağa kalkmak artık yalnızca siyasi çürüme değildir.

Bu, ahlaki çöküştür.

“Başörtüsü yasağını kaldırdılar” diyerek 25 yıllık bir iktidarın bütün hesabını kapatamazsınız. Başörtüsü yasağına dün de karşıydım, bugün de karşıyım. Ama bunun karşılığında kul hakkını, adaleti, liyakati, emaneti, haramı ve helali kaybetmişsek geriye nasıl bir muhafazakârlık kaldığını da sormak zorundayız.

Öyle bir hayal kırıklığı yaşandı ki insan bazen, “Başörtüsü yasağına kurban olaydım” diyecek noktaya geliyor.

Çünkü din yasaklanmadı; benim kanaatimce çok daha tehlikeli bir şey oldu:

Din konuşulur hâlde kaldı ama ahlakıyla yaşanması giderek zorlaştı.

Kul hakkını yiyerek dindarlık olmaz. Devlet malına göz dikerek muhafazakârlık olmaz. Liyakati ezerek adalet olmaz. Kendi adamının haksızlığına susarak ahlak olmaz.

Bugün milyonlarca insan kamu görevlilerinin, siyasetçilerin ve yakınlarının hayat standartlarını sorguluyorsa devletin görevi bu soruları susturmak değildir.

Araştırmaktır. Malvarlığını şeffaflaştırmaktır. Kaynağını sormaktır. Meşruysa insanı töhmetten kurtarmak, değilse hukuk neyi gerektiriyorsa onu yapmaktır.

Bunun partisi olmaz.

Hırsızlığın partisi olmaz. Yolsuzluğun ideolojisi olmaz. Kul hakkının bahanesi olmaz.

Şimdi bazıları yeni öğrenmiş gibi davranıyor:

“Vay canına, bunlar da mı oluyormuş?”

Gözün aydın Türkiye’m! Bu yalana bari inanma.

Siyasetin çevresinde bazı ailelerin, grupların ve ekonomik çevrelerin yıllar içinde nereden nereye geldiği zaten toplumun yıllardır tartıştığı bir meseledir. Hangisinin meşru, hangisinin gayrimeşru olduğunu belirlemenin yolu da dedikodu değil, bağımsız yargı ve şeffaf denetimdir.

Sayın Cumhurbaşkanı’nın, yeni Adalet Bakanı’nın ve yeni İçişleri Bakanı’nın son dönemdeki adımlarını, ağır güven kaybı yaşayan AK Parti’yi yeniden ayağa kaldırma ve devlete güveni tesis etme arayışı olarak okuyorum.

Ama yapılacaksa yarım yapılmamalıdır.

Temizlik kişinin adına, ailesine, makamına veya partisine bakmadan yapılmalıdır.

Çünkü burada tehlikede olan yalnızca AK Parti değildir. Siyaset kurumunun kendisidir.

Muhalefet de “Benim suçum yok” diyemez. İktidarı eleştirmek yetmez. Belgeyi takip edeceksiniz, Meclis’te üzerine gideceksiniz, kendi belediyenizi ve kendi partinizi de denetleyeceksiniz. Kendi mahallenizdeki yanlış karşısında susuyorsanız ahlakı yalnızca rakibinizden isteyemezsiniz.

Ukrayna’nın yakın tarihinde bunun çarpıcı bir örneğini gördük. Televizyonda yolsuzlukla mücadele eden bir öğretmeni canlandıran Volodimir Zelenski, daha sonra mevcut siyaset düzenine duyulan tepkinin yükseldiği bir ortamda cumhurbaşkanı seçildi.

Türkiye’nin meselesi yarın kimin iktidara geleceğini tahmin etmek değildir. Asıl mesele, siyaset kurumuna güven tamamen çökerse ortaya çıkacak boşluktur.

Ve sonunda herkes aynaya bakmak zorundadır.

İktidar hesap verecek. Muhalefet hesap verecek. Bürokrasi hesap verecek. Medya hesap verecek.

Millet de kendi vicdanına hesap verecek.

Yanlışı bildiğimiz hâlde neden sustuğumuzu, kendi tarafımız yaptığında neden görmezden geldiğimizi, menfaatimiz olduğunda neden ahlakımızı ertelediğimizi kendimize soracağız.

Çünkü Türkiye’nin en büyük sorunu yalnızca yolsuzluk değildir.

Türkiye’nin asıl sorunu, yanlışın normalleşmesi ve ahlaki çöküşün sıradanlaşmasıdır.

Bir ülkenin parasını yeniden kazanabilirsiniz. Ekonomisini yeniden ayağa kaldırabilirsiniz. Binalarını yeniden yapabilirsiniz.

Ama vicdanını kaybetmiş bir toplumu yeniden ayağa kaldırmak nesiller sürer.

Ve inanan insan için son hesap çok daha büyüktür:

Mahşerde makam yoktur. Parti rozeti yoktur. Dokunulmazlık yoktur. Propaganda makinesi yoktur.

Orada yalnızca hesap vardır.

27/09/2026

Address

Gazi Mustafa Kemal Bulvarı No:39/20 Maltepe/ANKARA
Ankara
06101

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when DİN BİR SEN GENEL MERKEZİ posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Organization

Send a message to DİN BİR SEN GENEL MERKEZİ:

Shortcuts

Share