15/01/2026
Aziz hocalarım,
Kıymetli Diyanet Çalışanları,
Mihrabın, minberin, kürsünün sorumluluğunu omuzlarında taşıyan değerli yol ve dava arkadaşlarım;
Bugün burada açık, net ve tereddütsüz bir hakikati dile getirmek için yazıyorum:
Korkaklarla savaş kazanılamayacağı gibi, korkaklarla da sendikal mücadeleye çıkılmaz.
Diyanet İşleri Başkanlığı, bu milletin inanç hafızasıdır.
Burada görev yapanlar sadece kamu görevlisi değil; aynı zamanda emanet taşıyıcısıdır.
Emanet bilinci olan insan, korkuyla değil; hak ve hukukla hareket eder.
Sendikacılık, hele ki Diyanet’te sendikacılık; sessizlikle, sinmeyle, “aman sorun çıkmasın” anlayışıyla yapılamaz. Çünkü suskunluk, haksızlığı besler. Korku, hukuksuzluğu cesaretlendirir.
Bakınız; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 51. maddesi sendika hakkını açıkça güvence altına almıştır.
4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu da bu hakkın nasıl kullanılacağını net şekilde düzenlemiştir.
Bu hak;
➡️ İlçe müftüsünün keyfine,
➡️ İl müftüsünün bakışına,
➡️ Geçici idarecilerin tehditlerine
bağlı değildir!
Buradan açıkça söylüyorum:
Diyanet personelinin sendikal tercihini sorgulamak, baskılamak, ima yoluyla tehdit etmek hukuka aykırıdır.
“Üye olursan tayinin çıkar” demek suçtur.
“Sendikadan ayrılmazsan soruşturma açılır” demek suçtur.
Bu ifadeler din hizmetine değil, hukuk ihlaline hizmet eder.
Kıymetli hocalarım,
Bizler hutbede adaleti anlatıp, koridorda haksızlığa susamayız.
Minberde cesareti anlatıp, makam odalarında korkuya teslim olamayız.
İnandırıcılık, ancak tutarlılıkla mümkündür.
Sendika; idarenin gölgesinde duran bir yapı değildir.
Sendika; müftülüklerin uzantısı, yöneticilerin vitrin süsü hiç değildir.
Sendika; Diyanet çalışanının hukuki kalkanıdır.
O kalkan korkudan düşerse, bedelini hep birlikte öderiz.
Biz ne yapıyoruz?
Biz hukuka uygun hareket ediyoruz.
Biz kimseyle kavga etmiyoruz ama kimseye de boyun eğmiyoruz.
Biz tehditle değil, kanunla konuşuyoruz.
Biz korkuyla değil, dirayetle yürüyoruz.
Şunu herkes bilsin:
Hukuka uygun sendikal faaliyetten dolayı Diyanet personeline ceza verilemez.
Veriliyorsa, bu bir hukuk ihlalidir.
Ve biz, bu ihlallerin karşısında susmayacağız.
Çünkü susmak, din görevlisine yakışmaz.
Çünkü korku, bu mesleğin fıtratına aykırıdır.
Çünkü hak, ancak cesur olanların omuzlarında yükselir.
Sözlerimi net bir cümleyle bitiriyorum:
Korkaklarla savaş kazanılmaz.
Korkularla sendikal mücadeleye çıkılmaz.
Diyanet’te sendikacılık; iman, hukuk ve cesaret ister.
Ve biz bu yolu sonuna kadar yürümeye kararlıyız.
Hepinize saygılarımı sunuyorum.
Zübeyir Demirkaya
Tekbir-Sen Genel Başkanı