27/01/2026
BASINA VE KAMUOYUNA
Cemevlerimiz İbadethanemizdir — Siyasi Polemiklere Alet Edilemez
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan ve 22 Ocak 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği değişikliği, cemevlerinin bulunduğu alanlara ilişkin plan tanımlarını ve gösterim standartlarını netleştiren teknik bir düzenlemedir. Bu değişiklik, yıllardır uygulamada farklı yorumlara neden olan belirsizlikleri ortadan kaldırmayı ve planlama süreçlerinde birlik ve açıklık sağlamayı amaçlamaktadır.Yapılan düzenleme ile özel mülkiyette bulunan ve cemevi yapılarının yer aldığı alanların planlarda nasıl tanımlanacağı daha açık hâle getirilmiş; imar planı lejantları, plan notları ve gösterim kodları güncellenerek uygulamada standart sağlanması hedeflenmiştir. Bu durum, belediyeler ve plan yapan idareler açısından ruhsatlandırma, yer tahsisi ve uygulama süreçlerinde keyfi ve gerekçesiz engellerin ortadan kaldırılmasına katkı sunacaktır.
HUKUKİ VE İDARİ ÇERÇEVE
Cemevlerinin ibadethane statüsü yeni bir konu değildir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları, Yargıtay içtihatları ve 3194 sayılı İmar Kanunu’nda yapılan yasal düzenlemeler, cemevlerinin ibadethane olduğunu ve kamu tarafından desteklenmesi gerektiğini açıkça ortaya koymuştur.2015 yılında Yargıtay’ın verdiği karar, 2018’de İmar Barışı sürecinde cemevlerinin ibadethane olarak kayıt altına alınması ve 2022 yılında Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığının kurulması bu sürecin önemli hukuki dayanaklarıdır.
Yönetmelik değişikliği, cemevlerinin ibadethane statüsünü ortadan kaldıran veya kazanılmış hakları geri alan bir düzenleme değildir. Aksine, planlama süreçlerinde yaşanan teknik belirsizlikleri gidererek, hukuki güvenliği ve uygulama istikrarını güçlendirmeyi amaçlamaktadır.Öte yandan gözden kaçmaması gereken bir hususta inançların bazı tarikatlar tarafında siyasi faaliyet malzemesi yapılmasıdır. Masum ve saf kişilerin inançları üzerinden siyaset yapıp devletin bütün imkanlarını siyasal ikballeri için kullanan tarikat yapılarının milletimizin başbelası olduğu hafızalarımızda iken yönetmelik değişikliğini bahane edip toplumu kasıtlı olarak kışkırtan bir çok tarikat yapılanması fırsat kollamaktadır.Bu nedenle kurum yetkililerinin kritik bir konuda mantıklı bir karar aldıklarını düşünüyoruz.
KAMUOYUNDAKİ YANLIŞ SÖYLEMLERE KARŞI DURUŞUMUZ
Son günlerde bazı çevreler tarafından bu teknik düzenleme siyasi bir polemik konusu hâline getirilmekte, gerçeği yansıtmayan iddialarla kamuoyu yanıltılmaktadır.Cemevlerinin “kültürel tesislere indirgenmek istendiği” “eşit yurttaşlık, inanç özgürlüğüne engel ve çalışmalarda geri adım atılıyor “ yönündeki söylemler gerçek dışıdır ve Alevi-Bektaşi toplumunun barışçıl ve hoşgörülü tavrı çarpıtılmaktadır.
Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın kuruluş aşamasında da aynı çevrelerin kurumun Kültür Turizm Bakanlığına bağlanmasını Alevileri asimile edeceksiniz diyerek karşı çıktıklarını biliyoruz.
Alevilik bir kültürdür,yaşam biçimidir diyen tabelalarında alevi yazmaktan başka özelliği olmayan kapıdan girerken cemevi tabelalarında hâlâ “Cem ve Kültür Evi” yazan, kendi kurumlarının ünvanlarında hala kültür derneği,vakfı yazan“ İbadethaneyiz diyemeyen cem evi dernek vakıf yöneticilerinin devletten ibadethane tanınmasını bekleyip, tabelasında ibadeti saklayan bir anlayışın ne kadar samimi olduğu sorguluyoruz hep bir ağızdan fesatlık ve fitne haykırışlarına itibar etmiyoruz.
En önemlisi Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığının üç yıllık faaliyetlerinde hep ön planda görünmeye çalışan yurt içi ve dışı etkinliklerinde boy gösterenler bu gün belli bir merkezden yönlendirilerek aynı söylemlerle “ bu plan değişikliği Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığının görüş ve talepleri doğrultusunda “ yapılmış denilerek kurum ve kurum yöneticileri hedef haline getirilmiştir. Kurumu yıpratıcı açıklamaları yapanların temsilcisi oldukları yapıların kamuoyunda karşılığı olmadığını biliyoruz.
Cemevleri, yalnızca kültürel veya folklorik mekânlar değil; yüzyıllardır süregelen bir inancın kutsal ibadet alanlarıdır. Bu hakikatin siyasi çıkar hesaplarına kurban edilmesini doğru bulmuyoruz. Muhalefet olsun denilerek inancımızın siyaset malzemesi hâline getirilmesine karşıyız.
Bu düzenlemenin hazırlanmasında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, İçişleri Bakanlığı ve ilgili kamu kurumlarının teknik çalışmaları ve sahadan gelen talepler etkili olmuştur. Konu; çok boyutlu, teknik ve hukuki niteliğe sahip bir düzenlemedir ve uzmanlık gerektiren bir alandır.Bu nedenle, konunun teknik boyutunu dikkate almadan yapılan aşırı ve gerçek dışı siyasi yorumları ciddiye almıyor; Alevi toplumunun hassasiyetlerinin kışkırtma amacıyla kullanılmasına karşı çıkıyoruz.
Cemevlerimiz, Hz. Muhammed’in ve Ehl-i Beyt’in manevi mirasının devamı olan ibadethanelerimizdir. Yolumuz Hak–Muhammed–Ali yoludur. İnancımızın ve ibadethanelerimizin siyasi hesaplara ve ayrıştırıcı tartışmalara malzeme edilmesine izin vermeyeceğiz.
Yaşadığımız sorunların yeni olmadığını biliyoruz. Sorunların çözümü ve poplumsal birlik, kardeşlik ve barışın güçlendirilmesine yönelik çalışmaların devamı noktasında Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Lideri Sayın Dr.Devlet Bahçeli’nin öncülüğünde yürütülen devlet aklının toplumsal bütünleşme ve birliğimizi sağlama çabalarına daima destek olacağız. Bu bağlamda Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığının idari ve mali yönden inançsal yönden Cumhurbaşkanlığına bağlı bağımsız bir teşkilat ve yüksek bütçesiyle yaygın etkin bir kurum olmasını önemsiyoruz. Yapılan yönetmelik değişikliğinin belirsizlikleri azaltacağına, keyfi uygulamaların önüne geçeceğine ve gelecekteki uygulamalara sağlam bir hukuki zemin oluşturacağına inanıyor, çalışmalara katkı sunan ,emeği geçen ,destek veren canlara teşekkür ederiz.
Gerçeğe Hü. Gönül kalsın, yol kalmasın.
27.01.2026
Mehmet Şahin
Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu
Ankara Horasan Erenleri Cemevi Derneği
Horasan Ereni Hacı Bektaş Veli Derneği