19/10/2026
DEVASA KAZANIMLAR (!) GÖRENLER, BİR ANLATIN DA BİZ DE GÖRELİM!
Sahadayız, kamu çalışanlarıyla iç içeyiz. Devasa kazanımları göremedik ama devasa palavraları, algı operasyonlarını ve tekelleşme hevesini çok yakından gördük!
Öyle bir sendikacılık ki maşallah; sınavları onlar kazandırıyor, tayinleri onlar yapıyor, şeflikten müdürlüğe, daire başkanlığından atamalara kadar her iş onların elinden geçiyor!
Bir sendikadan çok, her kapının anahtarını cebinde taşıyan paralel bir düzen görüntüsü!
Peki, bütün bunlar yetmiyor mu? Milyonlarca kamu çalışanının aidatıyla kurulan saltanat yetmiyor olacak ki şimdi de “Her şey benim olsun!” anlayışıyla baraj korkusu üzerinden gündem oluşturmaya çalışıyorlar.
Barajdan korkmayın diyenlerin, önce kendi saltanatlarının duvarlarını neden bu kadar yükseltmek istediğini açıklaması gerekmez mi?
Kendi geçmişini inkâr edenlerin, bugün başkalarına hangi yüzle ahlak dersi verdiğini de kamu çalışanlarının takdirine bırakıyoruz.
Biz sahada gerçekleri görüyoruz; onlar kürsülerde masallar anlatıyor.
Biz kamu çalışanının hakkını savunuyoruz; onlar kazanımların reklamını yapıyor.
Biz sendikacılığı hak mücadelesi biliyoruz; onlar sendikacılığı bir güç ve nüfuz alanına dönüştürüyor.
Son sözümüz net: Sendika, kamu çalışanının hakkını arayan örgüttür; kamu çalışanının kaderini tayin eden bir makam, atama yapan bir merci, sınav kazandıran bir güç odağı değildir!
Kamu çalışanları kimsenin mülkü, sendikalar kimsenin çiftliği değildir!
Devasa kazanımları gören varsa anlatsın; biz de alkışlayalım. Ama masalları kazanım diye yutturmasın!