Seriyye Vakfı

Seriyye Vakfı Seriyye İlim, Fikir, Eğitim ve Kültür Vakfı Resmi Facebook Hesabı

25/03/2026

“Bir saniyesine bile hükmedemeyeceğimiz bir hayat, bir dünya için bu kadar fırıldak olmanın bir anlamı yok!
Düz yaşayacağız, düz duracağız, düz yürüyeceğiz!”

Söz!

Hayatımızda ve dünyamızda her an Allah’ın hükümleri kaim olsun diye, sana söz!

29/11/2025

PAPA 14. LEO’NUN TÜRKİYE ZİYARETİ VESİLESİYLE, DİYORUZ Kİ:

İsteyene ispat edebiliriz; çocukken sıkıştığımızda yüzlerce kez bevlettiğimiz (affedersiniz!) bomboş bir oyuğa, “Anadolu’nun en eski kilisesi” payesi de vererek bir kilise kurdurttunuz ve şimdi orayı Hristiyanların uluslararası bir toplaşma alanı haline getirdiniz. Bunun daha birçok örneği var…

Bir oyukta dört tane çürük tuğla bulmayıverin, hemen oraya yanaşıyor ve uygun payeyi icat ettikten sonra da orada Hristiyanlığa özgelenecek bir yapı inşa ediyorsunuz.

Son yıllarda izi bile kalmamış yapıların sıfırdan inşasına, böceklerden başka uğrayanı olmayan yapıların yeniden işler kılınmasına vesair girmiyoruz bile…

Bu gibi hadiseleri “turizm geliri” bağlamında değerlendirmek, değerlendirenlerin ahmak olmayanları için ancak iyi tezgâhlanmış bir tuzağın parçası olmakla izah edilebilir…

Unutmayalım; tarihin ilk Haçlı seferini 27 Kasım 1095’te başlatan devrin Papası, konuşmasını “Kutsal topraklarımızı geri almalıyız, çünkü bunu bizden Tanrı istiyor!” diye özleştirmişti.

Bilmeyenler için Papalık makamının bir hususiyetini özleştirelim: Papalıkta bir Papa –ve her Papa!-, kendinden önceki her papanın her icraatını bütün detaylarıyla onaylar. Zira her papa Tanrı adına hareket eder ve Tanrının her kararını onaylamak, onlarda bir iman şartıdır.

Mesela mektupla açlıktan şikâyet eden Haçlı komutanına “Öldürdüğünüz Türklerin cesetlerini yiyiniz, hem açlığınızı giderir, hem de sevap kazanırsınız!” diye cevap veren bir Papa, kendinden sonraki tüm papaların onaylayacağı bir görüş beyan etmiştir. Her meselede ve her detayda da aynı…

Velhasıl; ilk Haçlı seferini başlatan Papa konuşmasına atfen hâlâ bizden “kutsal topraklarını” geri alma emelindeler ve hâlâ bunu kendilerinden Tanrının istediğine inanmaktalar. Hal böyleyken damada gelin süsler gibi son yıllarda ne diye gayrete geldiniz de, Anadolu’nun zaten Hristiyanlık nezdinde nice kutsallara mahal olan sahasını Hristiyanlığa ait öğelerin ihya ve inşasıyla beziyorsunuz!

Bu yaptığınız, köpek balıklardan illallah etmiş bir kıyı şeridine, belirli aralıklarla kan püskürtmekle eş değer bir sarsaklık değil midir?
Daha ne kadarını diyelim; bir şehrin kuytu diye tuvalet diye kullandığı alelade bir mekânı bu gözlerimiz, TRT ekranlarından düğün havasında ve “Anadolu’nun en eski kilisesinde ayin başladı, dünyanın şu kadar ülkesinden şu kadar konuk var!” diye adeta hoşamediler eşliğinde izledi!

Siz, “turizm geliri” denen bir kataraktın gözlerinize çektiği bir perdeyle, kör müsünüz!

Yoksa kör değil misiniz?!

Öyleyse nesiniz?

Ha pardon, çok güçlüsünüz, özgüvenli bir ülke inşa ettiniz değil mi?

Mesela Mora İsyanı’na Ekümeniklik dürtüsüyle destek veren ve Rus Çarı ile mektuplaştığı anlaşılan Fener Rum Patriği’ni, Fener Rum Patrikhanesi’nin orta kapısında asabilen Osmanlı kadar güçlü, onun kadar özgüvenli bir vaziyette misiniz?

Bu sualin cevabını zaten biz, on binlerce vatan evladını katleden Apo hanzosunu, ele geçirdiğiniz 1999’da asamayıp, aradan geçen 26 seneden sonra da Meclis’e konuşsun diye davet etmenizden, yetmedi vatanın selameti için “çok değerli görüşlerinden istifade” için Meclis’i onun ayağına götürmenizden aldık! Ya da rütbesiz, düz papaz Brunson’dan!

Son söz sadedinde: Sırtlan vaziyetiyle Türkiye ziyaretinin günü dâhil her etabına subliminal ve habis mesajlar yükleyen Papa’yı, sanki de onun müridleriymiş gibi eziklik edasına bürülü imamlara karşılatmanızdan, Papa’nın “teşrifinin” beklendiği bir ortamda, Allah Resulü’nün Medine’yi teşriflerinden doğma “Taleal Bedru…”sunu, hem de Muhammedî Şeriat’e her veçhesi zıt bir üslupla tıngırdatmanıza kadar, bu hadisenin her etabını kronik muvazaacılık hastalığınızla doldurduğunuzu görüyor, sizi öylece fotoğraflıyoruz!

İhbarımız milletimizedir; bu kafayı kınayınız, ayıplayınız, tedip ediniz!

Yoksa bu kafanın böylesi dikine gidişleri neticesinde şaka değil, vatan halımızı altımızdan çekip alıverirler!

Hafazanallah!

SERİYYE HAREKETİ olarak İMRALI hususundaki irade beyanımızdır:1-) Yaşananları bir akıl tutulması olarak ve aklımız almaz...
22/11/2025

SERİYYE HAREKETİ olarak İMRALI hususundaki irade beyanımızdır:

1-) Yaşananları bir akıl tutulması olarak ve aklımız almaz bir şekilde hayretle izliyoruz…
2-) Hayırdır, iki ordu arasında savaş oldu da, düşman ordu kumandanı ile mütareke ve müzakere görüşmeleri mi yapılıyor?!
3-) Başın başında ve peşinen: Abdullah Öcalan, maddî ve manevi cihetten, dahası insanlığa dair kaç cihet varsa hepsi yönünden bir p*sliktir! Bilmem kaç hak edilmiş kısas ile onu gebertecek cesaretinizin olmadığını anladık da, p*s canının cehennem çukuruna tabii yoldan yuvarlanacağı günün arifesinde ona muzaffer bir komutan yakıştırması yapacak kadar da mı şuurunuzu yitirdiniz?
4-) PKK’ya destek vermediği için basılan ve tüm gençleri köy meydanında kurşuna dizilen kaç mazlum köyümüz var, sayalım mı? Ya kaç şehidimiz? İntikaldeki otobüsleri durdurulan ve tamamı kurşuna dizilen Mehmetçiklerimizin adedi kaç idi? PKK elinden çıkma kaç mesele, kaç zulüm, kaç vahşet sayalım? Türk’ü ile Kürt’ü ile bunca hadiseye karşı bu milletin sabredişi, mazlum ve mümin Kürt halkı, dinsiz ve imansız bir terör örgütünün gaspı altına girmesin diyeydi. Şimdi siz uzayıp giden bu İmralı sergüzeştiniz ile tüm Kürt’lere ne demeye getirmiş oluyorsunuz:
-Abdullah Öcalan ve örgütüne alışsanız iyi olur, zira biz onu size ulu ata seçtik ve senin mukadderatını onunla konuşuyoruz!
5-) Yanlış anlamayın da, siz milleti bir de eşek yerine mi koyuyorsunuz?! Ne imiş, PKK silah bırakmışmış! Yahu Urfa’da dama çıkan, Suriye’de olup biteni çıplak gözle bile görür! PKK kendini feshettiyse Suriye’de başka harf kombinasyonlarıyla ordulaşanlar kimlerdir?! Dama çıkma mesafesi kadar yakınımızdaki bir sahadan artık ilelebet Türkiye’ye kurşun değil de gül atılacağına mı inanıyorsunuz, bizden de buna inanmamızı mı istiyorsunuz!
6-) Bu devlet aklı değildir, bu eğer olanların gizli odağındaki bir ihanetin temayüz ve tezahürü değilse, düpedüz akıl tutulmasıdır. Timsahla toka yapınca onun bir anda insanîleşeceğini düşünen, asgarî kolunu kaybetmekle kalır. Terör timsahıyla hususi tokalaşmak isteyen buyursun tokalaşsın. Ama bunu bir millet namına yapan varsa da, kopan kolumuzu “Vatan sağolsun!” diye karşılamayacağımızı ve kopmuş bir kola karşılık ebedî bir lanet atfında ve ithamında bulunacağımızı şimdiden kaydedelim…
7-) Müslüman Türk ve Kürt halkı namına, iç içe geçip birbirinde kaynamış vaziyetleriyle de aslında tek bir millet namına konuşuyoruz. PKK’yı, bütün harf kombinasyonlarıyla gebertin! Suriye’deki terör kovanına her neye mal olursa olsun, mutlaka çomağı sokun… Mazlum Kürt halkını, Batılı kucakların tescilli yosması PKK’ya terk etmeyin ve bu yolla coğrafyamızda kurulacak ikinci bir İsrail çetesine yol vermeyin…

Mehmetçiklerimize Allah rahmet eylesin… Yakınlarına Rabbimizden sabr-ı cemil niyaz ediyoruz…
11/11/2025

Mehmetçiklerimize Allah rahmet eylesin… Yakınlarına Rabbimizden sabr-ı cemil niyaz ediyoruz…

Türkiye’de düşünce gitgide  “suyu bulandıran kuzu” olmak yoluna girmiştir. Düşünceye tahammül edemez kurt vasıflı hukuk ...
11/11/2025

Türkiye’de düşünce gitgide “suyu bulandıran kuzu” olmak yoluna girmiştir. Düşünceye tahammül edemez kurt vasıflı hukuk anlayışı Türkiye’nin en büyük düşmanıdır. Furkan Bölükbaşı’nın şu👇paylaşımının neresi Cumhurbaşkanını tehdittir Allah aşkına!

Üstad Necip Fazıl’ın Menderes’e hitaben yazdığı “Ya ol, ya öl!” yazısı tehdit değil, tembih yazısıydı. Zaten hiçbir savcı da bunu tehdit görmedi. 70 şu kadar küsür yıl önce!
Demek andaki hukuku bu kadar yıl geriye götürsek, Necip Fazıl’ı da o yazı yüzünden bugünün hukuku tutuklamak isterdi.

Adnan Menderes’in Kemalizm’e yanlamasının kendisine zarar vermiş olmuş olması tarihî bir vakıadır. Ve benzer bir yakınlaşmanın Ak Parti’ye zarar verdiği de aklı ve imanı olan herkese malumdur.

Şimdi biz de böyle düşünüyor ve bunu dost lisanıyla sayısız kez ve sayısız adet yazıyla dile getiriyoruz. O halde biz de Cumhurbaşkanı ya da Ak Parti’yi tehdit mi etmiş oluyoruz?!

GÜNDEME DAİR BASIN AÇIKLAMAMIZ:
09/11/2025

GÜNDEME DAİR BASIN AÇIKLAMAMIZ:

Servet Turgut'un Batı Felsefe Tarihi serisi çıkmaya devam ediyor...Serinin 6. kitabı, 5. cilt olarak çıktı: RÖNESANS FEL...
03/09/2025

Servet Turgut'un Batı Felsefe Tarihi serisi çıkmaya devam ediyor...
Serinin 6. kitabı, 5. cilt olarak çıktı: RÖNESANS FELSEFESİ -Yeniden Doğdular, Yeniden Öldürmek Üzere!-

Temin edebileceğiniz linkler ⬇️

kitapyurdu.com/kitap/ronesans…

kitapcandir.com

Address

Ankara

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Seriyye Vakfı posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share