09/12/2025
🟥 EVLATLARIMIZIN GELECEĞİ TEHLİKEDE: DİJİTAL KUŞATMAYA ‘DUR!’ DEMEZSEK BİR NESLİ KAYBEDECEĞİZ❗️
Çocuklarımızı korumak milli bir mecburiyettir ve bu kapsamda sosyal medya kısıtlaması derhâl hayata geçirilmesi gereken bir milli güvenlik meselesidir! Bu milletin evlatları algoritmalara teslim edilmemeli ve dijital karanlıkta kaybolmamalıdır!
Türkiye’nin geleceğini emanet ettiğimiz çocuklarımız bugün, kontrolsüz bir dijital dünyanın ortasında, hiçbir filtreye, hiçbir korumaya, hiçbir rehberliğe sahip olmadan savunmasız bir şekilde bırakılmıştır. Sosyal medya platformları; algoritmaları, yönlendirilmiş içerik akışları, manipülatif etkileşim tasarımları ve küresel şirket çıkarlarını önceleyen agresif yapılarıyla çocuklarımızın zihinsel gelişimini bozan, ahlaki dünyasını aşındıran, kimlik inşasını çarpıtan ve psikolojik bütünlüğünü tehdit eden en büyük tehlike alanlarından biri hâline gelmiştir. Bu tehdit, aileyi zayıflatmakta, okulun disiplinini yok etmekte, öğretmenin otoritesini gölgelemekte, toplumun değer köklerini aşındırmaktadır.
Bu milletin bin yıllık irfan geleneğini, ahlak terbiyesini ve aile yapısını ayakta tutan değerler; bugün dijital kuşatmanın doğrudan hedefi hâline gelmiştir. Ahlakı aşındıran, mahremiyeti yok eden, çocuğun fıtratını bozan bu saldırı karşısında hiçbir devlet aklı kayıtsız kalamaz. Müdahale edilmelidir — hem de gecikmeden!
Sosyal medya kısıtlaması bir sansür değil; bir milletin kendini savunma refleksidir. 13 yaş altına yasak, 13–16 yaşa denetimli erişim, gece kullanım sınırlaması, algoritma denetimi, ağır yaptırımlar… Bunlar tartışmanın değil; gecikmeden uygulanması gereken devlet politikalarıdır.
Bu mesele evlat meselesidir.
Bu mesele millet meselesidir.
Bu mesele istiklal ve istikbal meselesidir.
Türkiye, bu konuda gecikecek lüksü olmayan bir ülkedir. Çünkü biz geç kaldıkça ekran büyüyor, ekran büyüdükçe çocuk küçülüyor. Bugün alınmayan tedbirlerin bedelini yarın öğretmen, aile, toplum ve en çok da çocuklarımız ödeyecektir.
Unutulmasın: Bir milletin çöküşü önce ahlaktan başlar; dijital kuşatma da tam burayı hedef almaktadır.
🔴Bu nedenle Mil Maarif-Sen olarak açık, net ve kesin bir çağrı yapıyoruz:
Devlet, çocuklarımız için sosyal medya kısıtlamasını derhâl hayata geçirmelidir. Sosyal medya şirketleri bu ülkenin çocukları üzerinde kural koyan değil, kurala uyan taraf olmak zorundadır. Türkiye, evlatlarını algoritmaların insafına terk etmeyecek kadar büyük bir devlettir. Biz bu mücadelede sessiz kalmayacağız, geri adım atmayacağız, talep edeceğiz, hatırlatacağız, zorlayacağız. Çünkü bu mücadele bir sendikanın değil; bir milletin ahlak, istiklal ve istikbal mücadelesidir.
Her gecikilen gün, kaybedilen bir çocukluk; zedelenen bir ruh; yarım kalan bir eğitimdir. Bir milletin en büyük kaybı, evladının kaybıdır. Çocuklarımız bir emanettir. Emaneti korumak da bu devletin namus borcudur. Biz de bu borcu hatırlatmaya, bu mücadeleyi sonuna kadar taşımaya kararlıyız.
Bu milletin evlatları algoritmalara teslim edilmemeli ve dijital karanlıkta kaybolmamalıdır! Çünkü evladını koruyamayan toplum geleceğini kuramaz; ahlakını koruyamayan millet istikbalini sürdüremez!
Biz, geleceğimizi koruyacağız!
Mustafa DAĞAŞAN
Mil-Maarif Sen
Genel Başkanı