13/06/2026
Ölüm Var Ölüm...
“Bir gün ölüm bizim de kapımızı çalacak.” Bugün toprağa uğurladığımız her canda kendi sonumuzu izliyoruz aslında. Hayat koşturmacası, bitmek bilmeyen dünya telaşı bize en büyük gerçeği unutturuyor: Ölüm bir son değil, asıl hayatın başlangıcıdır.
Videodaki hocamız Müddessir Suresi’nin o sarsıcı ayetlerini hatırlatıyor bizlere: “Sizi şu yakıcı ateşe (Sekar’a) sürükleyen nedir?” Cehennem ehlinin verdiği cevaplar ise bugün her birimizin aynaya bakıp kendisine sorması gereken türden:
“Biz namaz kılanlardan değildik...” (Oysa namaz, kulun Rabbiyle olan en samimi bağı, dinin direğiydi.)
“Yoksulu, fakir fukarayı doyurmazdık...” (Komşusu açken tok yatmayı zül sayan bir dinin mensubuyken, dünyalık biriktirme hırsına yenik düşmüştük.)
“Batıla dalanlarla birlikte biz de dalardık...” (Çoğunluğun peşinden gittik, kalabalıkların doğrusunu Hakikatin önüne koyduk. Dünyanın geçici heveslerine, dedikodularına ve gafletine ayak uydurduk.)
Müslüman olmak sadece dilde kalan bir iddia mıdır, yoksa hayatın her anına işleyen bir teslimiyet mi? Kalabalıkların peşinden gidip delalete, bataklığa düşmek ne kadar kolay; Hak yolda sabitkadem kalmak ise bir o kadar emek ister.
Heybemizde ne götüreceğiz? Ne amelimiz var bizi o çetin günde kurtaracak? Ey kardeşim; ölüm var, hesap var, mizan var... Bugün nefes alıyorken, hala tövbe kapısı açıkken kendimize dönme vakti gelmedi mi?