07/06/2026
Devlet büyüklerimize yeniden çağrıda bulunuyoruz!
TMO tarafından açıklanan 2026 yılı hububat alım fiyatları, milyonlarca üreticimizin beklentisini boşa çıkarmış, çiftçimizin çalışma ve üretme azmini kırmıştır.
Bugün ülkemizde çiftçi sayısı nüfusun sadece %2,5'ine düşmüş durumdadır. Çiftçi yaş ortalaması 60'lara dayanmış, gençlerimiz tarımdan uzaklaşmış, köylerimiz her geçen gün boşalmaktadır. Böylesine kritik bir dönemde üreticiyi desteklemesi gereken politikalar yerine, maliyetlerin altında kalan fiyatlar açıklanmıştır.
2025 yılına göre üretim maliyetleri yaklaşık %30 artmışken;
🔹 Buğday alım fiyatı sadece %22,2 artırılarak 16.500 TL/ton,
🔹 Arpa alım fiyatı ise sadece %15,9 artırılarak 12.750 TL/ton olarak belirlenmiştir.
Mazot, gübre, tohum, ilaç, işçilik ve kira maliyetlerindeki artışlar ortadayken açıklanan bu rakamların üreticiye "üretmeye devam et" demesi mümkün değildir.
Çiftçimiz 2027 üretim sezonuna gübrede yaklaşık %70, mazotta %55'e varan maliyet artışlarıyla girecektir. Bugün açıklanan yetersiz fiyatlar sadece bu yılın değil, gelecek yılın üretimini de olumsuz etkileyecektir.
Ürün bedellerinin teslimattan sonra 45 gün içinde ödenecek olması da ayrı bir sorundur. Çiftçinin borcu harmanda gelir, ödemesi hasatta yapılır. Çiftçiyi 45 gün bekletmek, onu serbest piyasaya mecbur bırakmak demektir.
Yetkililer şunu unutmamalıdır:
Çiftçi para kazanamazsa üretimden çekilir.
Üretim azalırsa ithalat artar.
İthalat artarsa gıda güvenliği tehlikeye girer.
Tarım sadece ekonomik bir faaliyet değil, milli güvenlik meselesidir.
Üreticinin emeğinin karşılığını almadığı bir ülkede ne köyler ayakta kalabilir ne de tarımsal üretim sürdürülebilir.
Çiftçinin sesi duyulmalı, alım fiyatları yeniden değerlendirilmeli ve üreticiyi koruyacak adımlar bir an önce atılmalıdır.
Ayrıca, üreticilerimizin haklı taleplerini ve sahadan gelen görüşleri başta Genel Birliğimiz olmak üzere ilgili tüm kurumlara ve Tarım ve Orman Bakanlığımıza ayrıntılı bir rapor halinde tekrar ileteceğimizi kamuoyuyla paylaşmak isteriz.
Çiftçimizin sesinin karar vericiler tarafından duyulması, alım fiyatlarının ve ödeme şartlarının yeniden değerlendirilmesi için gerekli girişimlerde bulunuyoruz ve bulunmaya devam edeceğiz. Üreticimizin alın terinin karşılığını alması, tarımın sürdürülebilirliği ve ülkemizin gıda güvenliği açısından bu konunun takipçisi olmaya devam edeceğiz.
Unutulmamalıdır ki ülkemizin huzurunun ve mutluluğunun tek teminatı tarım sektörüdür."