19/03/2025
Her siperde ayrı bir destan başlatan askerlerimiz, düşmana karşı verdiği mukaddes mücadeleyi zaferle sonuçlandırdığında, dünya tarihinin zirve sayfalarına da “Çanakkale Geçilemez!” ilkesini bir daha silinmemek üzere yazdırmıştır.
İşte bu Çanakkale zaferinin gerisinde askerlerimize sağlık hizmeti vermeye çalışanlardan birisidir; Dr. Tarık NUSRET…
O bir doktordu.
O bir babaydı.
Çanakkale Savaşında siperlerin gerisinde yaralı askerlerin en çok ihtiyaç duyduğu şey “Morfin“di.
Doktorlar yaralı askerlere ağrı kesici bulmakta zorlanıyorlardı. Bu yüzden bir nöbet tutuluyordu.
Hastaların ameliyatı için hazırlanan çadırın önüne bir masa kurulmuştu.
Sedye ile gelen her yaralı, burada masaya koyuluyordu. Doktorun elinde enjektör, enjektörün içinde ağrı kesici.
Doktor ilk muayeneyi yapıyordu ve yaşama olasılığı olan, ameliyat edilmesi halinde yaşayacağına inandıkları askerlere ağrı kesiciyi yapıyordu.
Oysa gelen her yaralının ağrı kesiciye ihtiyacı vardı. Fakat herkese yetecek kadar ağrı kesici yoktu.
Doktor duygusal karar vermemek için yaralıların yüzüne bakmamakta, iyileşme şansı yüksek olan yaralılara ağrı kesici yapmaktaydı.
Yine doktorun önüne bir asker getirilir.
Yaralının ağır yaralarına bakan doktor, askerin iyileşemeyeceğini öngörür ve ona ağrı kesiciyi yapmaz.
O sırada askerden iniltili bir ses duyulur.
“Baba!”
Sedyedekinin kendi evladı olduğunu görünce, Doktor Tarık Nusret’in boğazına düğüm inmişti. Oğlu Çok acı çekiyordu.
Herkesin gözü doktora çevrilir, yaralar içinde kıvranan asker doktorun öz oğludur.
Doktor buna rağmen yine ağrı kesiciyi oğluna yapmaz ve birkaç saat sonra da oğlu şehit olur.
Doktor, şehit olan oğlunun cansız bedenine sarılır ve şöyle der:
“Affet oğlum, o senin hakkın değildi”
İşte bu topraklar, hakkı olmadığı için tek bir ağrı kesiciyi bile oğlundan esirgeyen o güzel insanlar tarafından vatan yapılmıştır.
Çanakkale Zaferinin onurunu bizlere yaşatan, ülkemiz ve vatanı için bir an bile düşünmeden şehit ve gazi olan başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, tüm vatan evlatlarını minnet ve şükranla anıyoruz.