18/01/2025
Uluslararası Af Örgütü Genel Sekreteri Anna Johansson: HRANT DİNK’İ ANMA
Bugün burada, 19 Ocak 2007’de katledilen Gazeteci Hrant D**k’in anısını onurlandırmak için toplanmış bulunmaktayız. Aynı zamanda D**k’in, Türkiye’de insanların kendini özgürce ifade etmek ve düşünce özgürlüğü için yaptığı çalışmalarını onurlandırmak için buradayız.
Hrant, tutkulu ve insan hakları için işini coşkuyla yapan bir hak savunucusuydu. Kendisi daha çok, Ermeni kimliği ve 1915 Ermeni kıyımıyla ilgili soruları açıkça ve eleştirisel açıdan tartışma istemiyle tanınıyordu.
Türkiye Ceza Yasasının 301 maddesine göre “Türklüğü aşağılamak” cezai müeyyide gerektiren suç kapsamındadır. Bu anlamda, 1915 yılında Ermenilere soykırım yapıldığını ileri sürmek, bu maddeye göre suç teşkil etmektedir.
Hrant D**k hakkında defalarca soruşturma açıldı ve koşullu ceza verilmişti. 2006 Sonbaharında kendisine karşı yeni bir yasal süreç başlatıldı. Soruşturma, Reuters Haber Ajansıyla yapılan bir söyleşiyle ilgiliydi. D**k, Ermenilerin toplu kıyımı ve 1915’teki Osmanlı şiddetini konuşmuştu.
Söyleşide şunları söylemişti: “Elbetteki bunun soykırım olduğu söylüyorum. O dönemin sonuçlarıda gösteriyor ki bunu soykırım olarak nitelendirmek doğru bir karar. Burada, 4000 yıl boyunca yaşayan insanların nasılda yok edildiğine tanık olduk”.
Hrant D**k, sadece düşüncelerini dile getirmekten ve barışçıl düşüncelerinden dolayı öldürüldü. Bu, açıkça ve Türkiyede suçlularla mücadele eden resmî makamların sesiz oluruyla işlendi.
Ve aradan 16 yıl geçmesine rağmen halen Hrant D**k için adalet arayış devam ediyor.
Af Örgütü, kurulduğu 60’lı yıllardan bu yana Türkiye cezaevlerinde bulunan düşünce suçlularının serbest bırakılması için çalışmaktadır. Dün olduğu gibi bugünde, yazarlar, insan hakları savunucuları ve aktif politikacılar tutuklanmaktadır. Haziran 2016’dan bu yana 50 bin kişinin özgürlüğü elinden alınmıştır. Bunların çoğu, keyfi gerekçeler ve resmî dayanağı olmayan suçlamalarla gerçekleşmiştir.
Türkiyedeki mahkemeler, muhalif olanları cezaevine koyma, eleştirisel ve tarafsız sesleri kısmak için bir politik araç gibi kullanılmaktadır. Bu türden özgürlüğü kısıtlayan uygulamalar -ki bu dolaylı ya da doğrudan sesleri kısmaktadır, insanları cezaevine koyma ve korkutarak sesiz kalmaları yoluyla gerçekleştirilmektedir.
Af Örgütü, Türkiye’den, farklı düşüncede olanların sesini kısma ve susturma amacıyla yasaların, tehdit ve şiddetin kullanılmaması güvencesi istemektedir. Türkiye’de halk, mahkemede suçlanmak veya öldürülmek korkusu olmadan düşüncelerini açıklayabilmelidir.
Hrant D**k cinayeti, düşünce özgürlüğü mücadelesinin ne kadar tehlikeli olduğunun açık bir göstergesidir. Düşünce özgürlüğünü baskı altına alan ve sınırlayan totaliter güçler amaçlarına kavuşmak için sınır tanımamaktadır. Bu bizlere, düşünce özgürlüğünün ne kadar önemli olduğunu da göstermektedir. Ve bizler, nerede olursa olsun, Türkiye’de veya İsveç’te, açık bir şekilde düşünce özgürlüğünü kısıtlalamayı ilan edenlere karşı harekete geçmeliyiz.
Hrant, bugün seni düşünüyoruz ve seni anıyoruz, unutmayacağız. Ve adalet için, kendini özgürce ifade etme ve düşünce özgürlüğü için mücadelemize devam edeceğiz.
Bunu dayanıklılıkla ve umutla yapacağız/ yerine getireceğiz.
Umut, her şeye rağmen -Vaclav Havel’in de dediği gibi, bazı şeylerin düzeleceği inancı için değil. Tam tersine, nasıl olacağını düşünmeden, belirli bazı şeyleri yapmanın anlamlı olacağı için adım atılmalı ve yapılmalıdır.
Teşekkür ederim.
Not: 19 Ocak 2023 günü İsveç Yazarlar Federasyonu’nun Stockholmdaki binasında yapılan ve Svenska stöd kommittén för mänskliga rättigheter i Turkiet (SSKT) tarafından organize edilen Hrant D**k’i anma gününe katılan, Uluslararası Af Örgütü (İsveç) Genel Sekreteri Anna Johansson’un konuşmasıdır.