İngiltere ADD

İngiltere ADD İngiltere Atatürkçü Düşünce Derneği
The Atatürk Society of UK

27/07/2026

27 Temmuz 1938’de Atatürk’ün Türkiye’si, kolera salgınıyla mücadele eden Çin’e kendi ürettiği kolera aşılarından göndererek yardım elini uzattı. Cumhuriyet’in ilan edildiği 29 Ekim 1923’te tüm Türkiye’de yalnızca 337 doktor vardı. Sadece 15 yılda Türkiye, kendi aşısını üreten ve başka ülkelere sağlık yardımı yapan bir düzeye ulaştı. İşte Cumhuriyet’in büyük başarısı budur.

27/07/2026

Tarihte Bugün – 27 Temmuz - Mustafa Kemal’in Ege kıyılarındaki ilk heykeli

İzmir Cumhuriyet Meydanı’nda inşa edilen Gazi Anıtı, 50 bin kişilik coşkulu bir kalabalığın huzurunda, 27 Temmuz 1932 günü İsmet Paşa tarafından törenle açıldı.

Anıt, valilik ve belediyenin 1929’daki ortak kararı ile inşa edildi. Başlangıçta tasarım için bir yarışma açılması düşünüldüyse de, süreyi uzatacağı gerekçesiyle sonra bundan vazgeçildi. Anıtın, İstanbul’daki Taksim Cumhuriyet Anıtı’nı da yapmış olan İtalyan heykeltıraş Pietro Canonica’ya sipariş edilmesine karar verildi.

Mustafa Kemal’in, “Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri!” emrini verdiği anı betimleyen bronz heykel, Gazi’yi at üzerinde, mareşal üniformalı olarak sağ eliyle denizi gösterir vaziyette betimliyordu. Heykelin dökümleri Roma’da gerçekleştirildi. Kaidesi ise mimar Asım Kömürcü tarafından hazırlandı. Kaidenin üç cephesinde, Kurtuluş Savaşı ve zafer konulu bronz kabartmalar bulunuyordu.

Anıtın açılışı, Başbakan İsmet Paşa tarafından gerçekleştirildi. İsmet Paşa, törende yaptığı ateşli konuşmada, İzmir’den Gazi’ye şöyle sesleniyordu:

Büyük Gazi! On seneden fazladır, Türk milletinin davası için arkandan koşuyoruz. Şimdiye kadar modern ve medeni bir devlet olarak aldığımız yol, kısa ve kısır değildir… Türk milleti davasının çıkar yolu ancak senin izindir. Senin heykelin, Türk milletine büyük davasını daima hatırlatan yanılmaz bir işarettir. Senin heykelin, Türk milletinin iradesini cisimleştiren bir demir pençedir.

Tarihte Bugün – 27 Temmuz - Mustafa Kemal’in Ege kıyılarındaki ilk heykeli - https://www.ismetinonu.org.tr/tarihte-bugun-27-temmuz/

26/07/2026
Çatı Örgütümüz ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DÜNYA PLATFORMU BASIN AÇIKLAMASILozan Barış Antlaşması Milli Onur ve Şerefimizdir24 Tem...
24/07/2026

Çatı Örgütümüz

ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DÜNYA PLATFORMU BASIN AÇIKLAMASI

Lozan Barış Antlaşması Milli Onur ve Şerefimizdir

24 Temmuz 1923’te imzalanan Lozan Barış Antlaşması, emperyalizme karşı verilen onurlu mücadelenin zafer belgesi ve Türkiye Cumhuriyeti’nin tapu senedidir. Bu antlaşma ile Sevr dayatması tarihin çöp sepetine atılmış; ulusal egemenlik ve bağımsızlık, uluslararası hukuk önünde tescillenmiştir. Lozan, sadece bir diplomatik başarı değil; laik, üniter ve çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerini atan tarihsel bir dönüm noktasıdır.
Mustafa Kemal Atatürk’ün ifadesiyle, “Bu antlaşma, Türk ulusuna karşı yüzyıllardan beri hazırlanmış ve Sevr Antlaşması ile tamamlandığı sanılmış büyük bir yok etme girişiminin yıkılışını bildirir bir belgedir.”

Misak-ı Millî sınırlarımız, emperyalistlerin masa başında cetvelle değil, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde kadın-erkek demeden canı pahasına savaşan halkımızın mücadelesiyle çizilmiştir. Atatürk’ün “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir” sözü, din, dil, ırk ve mezhep farkı gözetmeden bir arada yaşamayı seçen toplumsal iradenin bütünleşmesinin temelidir.

Bugün, Lozan’ın kazanımları çeşitli yollarla hedef alınmaktadır. “Terörsüz Türkiye” adı altında yürütülen açılım süreçleri, yüzeyde barış vaadi sunsa da, derininde emperyalistlerin Sevr’i yeniden canlandırma hayalini barındırmaktadır. Hiçbir vatansever bu tür planlara sessiz kalamaz; kalmayacaktır.

Öte yandan, yabancı diplomatik kanallardan Osmanlı’nın “millet sistemi”ni öven açıklamalar da bu niyetin diplomatik zeminini oluşturma çabasıdır. Aynı zamanda
Türkiye içinden, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından bile, laik ve ulus-devlet yapısını hedef alan stratejiler de, müfredat değişikliği gibi yollardan, ülkenin bütünlüğünü zedeleyebilecek planlar sunmaktadır. Bu tür girişimler, laik ve çağdaş Cumhuriyetimizi çoklu etnik ve dini yapılar üzerinden parçalama planlarının sözcülüğünü yapmaktadır.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 42. maddesi ve Millî Eğitim Temel Kanunu, eğitim öğretimin Atatürk ilke ve inkilapları doğrultusunda planlanmasını şart koşar. Müfredatın teokratik bir düzeni veya dinî kuralları hukuki/siyasi bir model olarak benimsetmeye ve övmeye yönelmesi laiklik ilkesine aykırıdır.

Atatürkçü Düşünce Dünya Platformu olarak bizler, Cumhuriyetimizin birliğini, çağdaş, laik, sosyal ve üniter bir hukuk devleti olmasını;
ve tam bağımsızlığını hedef alan her türlü girişime ve söyleme karşıyız. Türkiye Cumhuriyeti’nin temel değerlerine bağlılığımızı bir kez daha kararlılıkla vurguluyor; Lozan’a, Cumhuriyet’e ve Atatürk ilke ve devrimlerine sahip çıkacağımızı tüm dünyaya ilan ediyoruz.

Mustafa Kemal Atatürk, Türk gençliğine seslenirken, “Ey Türk gençliği! Birinci vazifen; Türk istiklâlini, Türk cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir” sözleriyle bu güzel ülkeyi ve Cumhuriyeti Türk gençliğine emanet etmiştir.
YAŞASIN LOZAN…
YAŞASIN CUMHURİYET…
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!..
Atatürkçü Düşünce Dünya Platformu
24 Temmuz 2026

Address

228A Kingsland Road
London
E28AX

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when İngiltere ADD posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Organisation

Send a message to İngiltere ADD:

Shortcuts

Share