24/7 Haberler

  • Home
  • 24/7 Haberler
Directions

24/7 Haberler Contact information, map and directions, contact form, opening hours, services, ratings, photos, videos and announcements from 24/7 Haberler, .

İSTANBUL (Medyascope) – Fenerbahçe, UEFA Şampiyonlar Ligi’nin üçüncü haftasında bu akşam Çekya temsilcisi Slavia Prag’ı ...
21/10/2026

İSTANBUL (Medyascope) – Fenerbahçe, UEFA Şampiyonlar Ligi’nin üçüncü haftasında bu akşam Çekya temsilcisi Slavia Prag’ı ağırlayacak. İlk iki maçında bir puan toplayan sarı-lacivertliler, taraftarı önünde ilk galibiyetini almak istiyor. Fenerbahçe-Slavia Prag maçı saat kaçta, hangi kanalda? UEFA Şampiyonlar Ligi’nin üçüncü haftasında Fenerbahçe-Slavia Prag karşılaşmasının yanı sıra sekiz mücadele daha oynanacak. Gecenin öne çıkan maçları şunlar:…

Devamı ilk yorumda 👇👇

Spotify’dan yapılan yazılı açıklamada, yapay zeka çağında sanatçıları ve dinleyicileri aldatıcı içeriklerden korumak ama...
21/10/2026

Spotify’dan yapılan yazılı açıklamada, yapay zeka çağında sanatçıları ve dinleyicileri aldatıcı içeriklerden korumak amacıyla yürütülen çalışmalar kapsamında, bu yıl yapay zeka tarafından üretilen ve “düşük kaliteli içerik ve spam olarak” sınıflandırdığı 50 milyondan fazla parçanın öneri sisteminden çıkarıldığı belirtildi. Açıklamada, platformun kurallarını ciddi veya tekrarlayan şekilde ihlal ettiği gerekçesiyle 75 milyondan fazla spam içerikli parçanın…

Orhan’ın telefonu bir kez daha titredi. Bu kez arayan annesi değildi. Füruzan’dan kısa bir mesaj gelmişti.“Evrakları gör...
21/10/2026

Orhan’ın telefonu bir kez daha titredi. Bu kez arayan annesi değildi. Füruzan’dan kısa bir mesaj gelmişti.

“Evrakları gördüğünü biliyorum. Benimle doğrudan iletişime geçme. Bundan sonra gerekli görüşmeler avukatım aracılığıyla yapılacak.”

Orhan hemen numarayı aradı. Telefon çaldı ama açılmadı. Yeniden aradığında da sonuç değişmedi.

Masadaki dosyanın ilk sayfasını kaldırdı. Altında tarih sırasına göre hazırlanmış belgeler vardı. Her sayfada bir olay, yanında da açıklaması bulunuyordu.

İlk kayıt üç ay öncesine aitti.

Saadet’in Füruzan’ın çantasından izinsiz para aldığını fark ettiği gün.

İkinci kayıt, annesinin evin yedek anahtarını kullanarak haber vermeden içeri girdiği tarihti.

Üçüncü sayfada Orhan’ın kendi mesajları vardı.

“Annem sonuçta. Biraz idare et.”

“Sen de her şeyi mesele yapıyorsun.”

Güney Kore’de bulunan Kore İleri Bilim ve Teknoloji Enstitüsü (KAIST), insansı robot teknolojileri üzerine yürüttüğü çal...
21/10/2026

Güney Kore’de bulunan Kore İleri Bilim ve Teknoloji Enstitüsü (KAIST), insansı robot teknolojileri üzerine yürüttüğü çalışmalar kapsamında Humanoid v0.9 modelinin yeni yeteneklerini sergiledi. Yayınlanan yeni bir videoda robotun ağır nesneleri hareket ettirebildiği ve kollarını kullanarak farklı görevleri yerine getirebildiği görülüyor. Paylaşılan bilgilere göre Humanoid v0.9, 35 kilograma kadar ağırlığa sahip nesneleri itebiliyor. Robotun kaldırabildiği maksimum…

Cem'in tabutunun başında ayakta duracak hâlim bile yoktu. Tam o sırada Dr. Levent yanıma gelip “Eşiniz ölmeden önce bana...
02/09/2026

Cem'in tabutunun başında ayakta duracak hâlim bile yoktu. Tam o sırada Dr. Levent yanıma gelip “Eşiniz ölmeden önce bana bir söz verdirdi,” dedi. Söyleyeceği şeyin, Cem'in ölümünden çok daha büyük bir sırrı ortaya çıkaracağını o an bilmiyordum.
Ben Ayla. Yıllardır ağır bir hastalıkla mücadele ediyordum ve Cem bu süreçte benim en büyük dayanağım olmuştu. Bazen kendi korkularını gizleyip bana umut veriyor, geceleri uyuyamadığımda saçlarımı okşayıp sabaha kadar yanımda bekliyordu.
Bir gün organ bağışından söz etti.
“Benden geriye bir hayat kalabilir,” dedi.
Onun bu düşüncesi beni hem gururlandırmış hem de korkutmuştu.
Cem'in durumu beklenmedik şekilde kötüleşti. Doktorlar ellerinden geleni yaptı ama onu kurtaramadılar.
Ölümünden sonra hastanede işlemler sürerken Dr. Levent beni çağırdı.
“Cem'in son isteğiyle ilgili sizinle konuşmam gerekiyor.”
Ne söyleyeceğini merak ederek odasına girdim.
Masanın üzerinde eski bir telefon duruyordu.
“Bu telefon Cem'in,” dedi. “Bunu size vermemi istedi.”
Telefonu açtığımda yalnızca tek bir video dosyası olduğunu gördüm.
Videoda Cem vardı.
Yüzü yorgundu ama sesi sakindi.
“Ayla, bunu izliyorsan artık yanında değilim. Sana söylemediğim bazı şeyler var.”
Kalbim sıkıştı.
Cem, hastalığımdan önceki hayatımızla ilgili bazı olaylardan söz etmeye başladı. Bir süre sonra konuştuğu kişinin Dr. Levent olduğunu anladım.
Fakat neden doktorla benden gizli görüşmüştü?
Videonun sonunda Cem, organ bağışından özellikle bahsetti.
“Bunun nedenini sana şimdi anlatamam. Ama organlarımdan biri birine umut olursa, onun kim olduğunu öğrenmeye çalışma. Önce gerçeği öğren.”
Video burada sona erdi.
Dr. Levent'e dönüp cevap bekledim.
“Kim o?” diye sordum.
Doktor başını eğdi.
“Size bunu açıklayamam. Ama Cem, sizin bunu öğrendiğinizde bana kızacağınızı biliyordu.”
“Benim neden kızacağımı düşünüyordu?”
Dr. Levent çekmecesinden başka bir belge çıkardı.
Belgede Cem'in imzası vardı.
Fakat belgenin altında benim de imzam bulunuyordu.
Ben böyle bir belgeyi hayatımda hiç imzalamamıştım.
Doktor, bunun yıllar önce hastanede yaşanan bir olayla bağlantılı olduğunu söyledi.
O gece eve döndüğümde Cem'in bütün eşyalarını yeniden gözden geçirdim.
Ceketinin cebinde bulduğum küçük anahtar ise beni geçmişimizde hiç bilmediğim bir yere götürecekti.
Ve o kapıyı açtığımda, Cem'in ölümünden önce neden bütün bunları hazırladığını nihayet anlayacaktım... Detaylar yorumda ⬇️

KOCAMIN GÖĞSÜNDEKİ KADININ GERÇEK OLDUĞUNU 20 YIL SONRA ÖĞRENDİM — AMA FOTOĞRAFTAKİ BEBEĞİN KİM OLDUĞUNU ANLADIĞIMDA KOC...
02/09/2026

KOCAMIN GÖĞSÜNDEKİ KADININ GERÇEK OLDUĞUNU 20 YIL SONRA ÖĞRENDİM — AMA FOTOĞRAFTAKİ BEBEĞİN KİM OLDUĞUNU ANLADIĞIMDA KOCAMA BİR DAHA ASLA AYNI GÖZLE BAKAMADIM…
Orhan'ın kalbinin üzerindeki dövmeyi ilk gördüğüm gün ona yalnızca bir soru sormuştum.
"Bu kadın kim?"
Dövmeye dikkatlice baktığımda genç ve güzel bir kadın yüzü görüyordum. Kulağının arkasında ise küçücük bir gül vardı.
Orhan gülümseyerek omuzlarını silkti.
"Gerçek biri değil. On dokuz yaşındayken dövmecinin çizdiği hayali bir kadın."
Cevabı o kadar sıradandı ki üzerinde durmadım.
Yirmi yıl boyunca da bu hikâyeye inandım.
Birlikte geçirdiğimiz onca yıl, çocuk sahibi olmak için yaşadığımız hayal kırıklıkları ve beş başarısız tüp bebek tedavisinden sonra evlat edinmeye karar vermemiz…
Nisa'nın hayatımıza girmesiyle birlikte kendimizi nihayet tamamlanmış bir aile gibi hissetmiştik.
Ta ki bir gün garajda Orhan'ın eski eşyalarını karıştırırken gizli bir bölmenin içinden sararmış bir fotoğraf çıkana kadar.
Fotoğraftaki kadın beni olduğum yere mıhladı.
Çünkü dövmedeki yüzün aynısıydı.
Aynı saçlar, aynı bakışlar ve kulağının arkasında aynı küçük gül…
Kadının kucağında ise yeni doğmuş bir bebek vardı.
Bebeği örten battaniyeyi görünce elimden fotoğraf neredeyse düşüyordu.
Bu, Nisa'nın eve geldiği gün kullandığımız battaniyeydi.
Fotoğrafı çevirdiğimde Orhan'ın el yazısını gördüm:
"Beni affet Gül. O gerçeği öğrenmemeli."
Kalbim hızla çarpmaya başladı.
Gül kimdi?
Orhan onu neden yirmi yıl boyunca kalbinin üzerinde taşımıştı?
Ve en önemlisi, Nisa bu fotoğrafın neresindeydi?
Cevapları bulmak için Orhan'a sormak yerine geçmişine ulaşmaya karar verdim.
Eski bir adres defterinde Gül'ün numarasını bulduğumda ellerim titriyordu.
Telefonu açan kadın önce konuşmadı.
"Orhan?" dedi sonunda.
"Hayır," dedim. "Ben Derya. Onun eşiyim."
Kadının nefesi kesildi.
Ardından ağlamaya başladı.
"Yirmi yıldır bu telefonu bekliyordum."
Ne olduğunu anlatmasını istedim ama Gül tek bir kelime bile etmedi.
Bana yalnızca bir lokantanın adresini verdi.
Oraya gittiğimde onu en arka masada yalnız başına otururken buldum.
Yaşlanmıştı ama fotoğraftaki gözleri hâlâ aynıydı.
"Sen Derya'sın," dedi.
"Sen de Gül'sün."
Başını salladı.
"Kocam seni neden kalbinin üzerinde taşıyor?" diye sordum.
Gül gözlerimin içine baktı.
"Çünkü Orhan'ın size anlattığı hikâyenin hiçbir kelimesi doğru değil." SONRASI YORUMDA ⬇️

Zengin olan bir kadınla evlendim benden ilk geceden bunu istedi..De.taylar yorumda
02/09/2026

Zengin olan bir kadınla evlendim benden ilk geceden bunu istedi..De.taylar yorumda

Kocam Serkan'ın bana her gece içirdiği çayın beni normalden fazla uyuttuğunu fark ettiğimde, önce kendimden şüphe ettim....
02/09/2026

Kocam Serkan'ın bana her gece içirdiği çayın beni normalden fazla uyuttuğunu fark ettiğimde, önce kendimden şüphe ettim. Belki yorulmuştum, belki de son zamanlarda yaşadığım stres yüzünden geceleri derin uyuyordum. Fakat çayı içmediğim gecelerde her şey normale dönünce şüphelerim değişti. O gece Serkan'ın hazırladığı çayı lavaboya döktüm ve hiçbir şey olmamış gibi yatağa girdim. Saat 02.17'de gözlerimi kapalı tutarken kapının açıldığını duydum. Serkan içeri girmişti. Ellerinde lateks eldivenler, yanında ise siyah bir çanta vardı. Önce yatağın başına geldi, ardından küçük bir kamera çıkarıp bizi kayda almaya başladı. Kulağıma eğilip “Tatlı rüyalar, Derya,” dediğinde içimde korkunç bir his oluştu. Fakat asıl dehşeti, siyah çantanın içindekileri gördüğümde yaşayacaktım.
1. BÖLÜM: UYKUYA DALDIĞIMI SANIYORDU
Her şeyin başladığı zamanı düşündüğümde, aslında işaretlerin başından beri ortada olduğunu fark ediyordum.
Yaklaşık üç haftadır her sabah aynı garip duyguyla uyanıyordum. Sanki saatlerce uyumuş değil de ağır bir ilaçtan yeni çıkmış gibiydim. Bazen gecenin belirli bölümlerini hatırlayamıyor, bazen de yatağa nasıl girdiğimi bile sorguluyordum.
Serkan ise her seferinde bunun stres olduğunu söylüyordu.
“Çok yoruluyorsun Derya,” diyordu. “Biraz dinlenmen lazım.”
Sözleri o kadar mantıklı geliyordu ki uzun süre ondan şüphelenmek aklıma bile gelmedi.
Ta ki Buse beni arayana kadar.
“Derya, dün gece beni sen mi aradın?”
“Ben seni aramadım.”
Kısa bir sessizlik oldu.
Buse, gece telefonda onunla konuşan kişinin kendisi olduğunu ama sesinin tuhaf geldiğini söyledi. Cümleleri yarım bırakıyor, sorulara anlamsız cevaplar veriyor ve birkaç dakika sonra ne konuştuğunu hatırlamıyormuş gibi davranıyormuşum.
Telefonu kapattıktan sonra uzun süre yerimden kalkamadım.
O gece Serkan yine çay hazırladı.
Fincanı elime aldığımda artık içimde açıklayamadığım bir korku vardı.
Yine de çayı içtim.
Ertesi sabah yine aynı ağırlıkla uyandım.
Birkaç gün sonra başka bir şey denedim. Serkan'ın hazırladığı çayı içmedim. Gece boyunca gözlerimi açık tutup onu gözlemledim. Aşağı katta uzun süre kaldı. Birkaç kez merdivenlere kadar geldi ama sonra geri döndü.
Sabah olduğunda ise ilk kez zihnim açıktı.
Bunun üzerine birkaç gece daha aynı şeyi denedim. Sonuç hiç değişmedi.
Çay yoksa normal uyuyordum.
Çay varsa sabahları kendimde değildim.
Artık Serkan'ın bana neden her gece aynı çayı hazırladığını öğrenmem gerekiyordu.
O gece ona belli etmeden çayı lavaboya döktüm. Fincanı temizledim, yatağa girdim ve gözlerimi kapattım.
Saat 02.17'de kapı açıldı.
Serkan içeri girdi.
Ayak seslerini dinlerken yatağın kenarında durduğunu hissettim. Sonra elindeki çantayı yere bıraktı. Fermuarın sesi duyuldu.
Kırmızı bir ışık yüzüme doğru yansıdı.
Kamera.
Serkan beni kayda alıyordu.
Ardından makas sesi duydum. Pijamamın kumaşından küçük bir parça kesti. Sonra bunu ayrı bir poşete koydu.
Telefonu titredi.
Serkan mesajı okudu.
Gülümsedi.
Bir fotoğraf çekti ve gönderdi.
Sonra çantasından kalın bir defter çıkardı. Sayfaları karıştırırken bir yerde durdu.
Ben nefesimi bile tutmuşken, Serkan'ın alçak sesle söylediği tek cümle odanın sessizliğini parçaladı:
“Bu sefer de aynı şekilde oldu.”
O an, bu cümlenin kime söylendiğini anlamaya çalışırken telefonundan açtığı eski bir fotoğrafı gördüm.
Fotoğraftaki kişi bendim...
Bir sonraki bölüme hazırsanız lütfen “EVET” yazın, hemen göndereceğim. Yoruma bakın 👇

7 YAŞINDAKİ OĞLUMUZLA EŞİMİN KULLANDIĞI UÇAĞA HABERSİZCE BİNDİK — BARİŞ BİZİ FARK EDİNCE MUTLULUKLA ADIMIZI SÖYLEYECEK S...
02/09/2026

7 YAŞINDAKİ OĞLUMUZLA EŞİMİN KULLANDIĞI UÇAĞA HABERSİZCE BİNDİK — BARİŞ BİZİ FARK EDİNCE MUTLULUKLA ADIMIZI SÖYLEYECEK SANMIŞTIM, AMA HOPARLÖRLERDEN GELEN SÖZLER HER ŞEYİ DEĞİŞTİRDİ
Eşim Barış, dokuz yıla yakındır pilotluk yapıyordu. Buna rağmen 7 yaşındaki oğlumuz Arda, babasının pilot koltuğunda oturduğu bir uçağa hiç yolcu olarak binmemişti.
Bu konu Arda için neredeyse bir takıntı haline gelmişti.
Barış her uçuşa gittiğinde kapının önünde onu uğurlarken sorular sorardı.
“Bugün kaç kişi uçuracaksın?”
“Uçağın çok büyük mü?”
“Ben de bir gün senin uçağında olabilir miyim?”
Bir cumartesi günü Barış, kısa bir İstanbul-Ankara uçuşu olduğunu ve akşam saatlerinde evde olacağını söyledi.
Bunu duyduğum anda kararımı verdim.
Arda’nın hayalini gerçekleştirecektim.
Gizlice iki bilet aldım ve Barış’a hiçbir şey söylemedim.
Planımız, uçağın arka tarafında oturup bütün yolculuk boyunca sessiz kalmaktı. İnişte ise Arda’nın hazırladığı resmi çıkaracak ve babasına sürpriz yapacaktık.
Arda bu fikri duyduğunda sanki dünyanın en büyük macerasına çıkıyormuş gibi heyecanlandı.
Küçük çantasına kulaklığını, jelibonlarını ve günlerdir hazırladığı resmi koydu.
Resmin üzerinde kocaman harflerle “DÜNYANIN EN İYİ PİLOTU” yazıyordu.
Fakat havalimanına girer girmez planımızın sandığım kadar kolay olmayacağını anladım.
Terminalde ilerlerken Arda bir anda koluma yapıştı.
“Anne, sakın dönme!”
“Neden?”
“Babam orada!”
Kalbim hızla çarpmaya başladı.
Barış gerçekten birkaç metre ilerimizde yürüyordu.
Hemen Arda’yı bir dükkâna soktum ve raflardaki ürünlere bakmaya başladım. Barış bizi görmeden yanımızdan geçip gidene kadar nefesimi tuttum.
Arda ise gülmemek için kendini zor tutuyordu.
Sonunda uçağa binip yerlerimize oturduk.
Arda koltuğunda kıpır kıpırdı.
“Bence babam beni görünce çok şaşıracak.”
“İnişe kadar sabret.”
“Ya bizi uçuş sırasında fark ederse?”
“O zaman hiçbir şey söyleme.”
Arda başını salladı.
Uçağın kapıları kapandığında ikimiz de artık sürprizin başladığını biliyorduk.
Derken hoparlörlerden Barış’ın sesi geldi.
Arda’nın gözleri parladı.
Elimi tuttu.
“Babam konuşuyor!”
Telefonumu çıkarıp oğlumun yüzündeki mutluluğu kaydetmeye başladım.
Barış her zamanki gibi yolcuları selamladı. Hava koşullarından, tahmini uçuş süresinden söz etti ve sonunda alışılmış esprilerinden birini yaptı.
Kabin hafifçe güldü.
Arda da gülüyordu.
Sonra Barış bir anda sustu.
Uzun süren birkaç saniyelik sessizlikten sonra sesi tekrar duyuldu.
“Bugünkü uçuşumuzdan önce sizlerle paylaşmak istediğim özel bir konu var.”
İçimde tuhaf bir huzursuzluk oluştu.
Çünkü Barış’ın sesi artık tamamen değişmişti.
“Bu uçakta benim için çok önemli bir kişinin olduğunu biliyorum,” dedi.
Arda heyecanla bana baktı.
“Anne, bizi gördü!”
Ben de öyle olduğunu düşündüm.
Birazdan ismimizi duyacağımızdan emindim.
Fakat Barış konuşmaya devam ettiğinde yüzümdeki gülümseme yavaşça kayboldu. Hikayenin sonrası ilk yorumlarda 👇

Tesettürlü genç kız bakın ne yaptı..😮De.taylar yorumda
02/09/2026

Tesettürlü genç kız bakın ne yaptı..😮De.taylar yorumda

Address


Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when 24/7 Haberler posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Shortcuts

  • Want your organization to be the top-listed non profit organization?

Share