Soykırım Karşıtları Derneği - Verein der Völkermordgegner e.V.

Soykırım Karşıtları Derneği - Verein der Völkermordgegner e.V. SKD, yeni soykırımların önlenmesi, inkar edilen soykırımların, kamu vicdanında mahkum edilmesi için mücadele eder.

SKD, Ein Verein gegen das Völkermordverbrechen und seine Verleugnung. Für die Anerkennung des verleugneten Völkermordes.

23/08/2026
Diyarbekir celladı Doktor Reşid. Emre Can Dağlıoğlu yazdı-AgosMehmet Reşid, 1913’te, âdeta Ermeni Soykırımı sırasındaki ...
23/08/2026

Diyarbekir celladı Doktor Reşid.

Emre Can Dağlıoğlu yazdı-Agos

Mehmet Reşid, 1913’te, âdeta Ermeni Soykırımı sırasındaki uygulamalarının staj alanı olacak Karesi’ye mutasarrıf olarak atanır. Rumların bölgeden zorla gönderilmesinde önemli bir role sahip olan Reşid Bey’in bu ‘başarı’sı, ona, Van, Bitlis, Diyarbekir ve Mamuretülaziz vilayetlerini kapsayan Umum Müfettişliği’nin Kâtib-i Umumiliği unvanını getirir. Dâhiliye Nazırı Talat Paşa, onu “faal, muktedir ve erbab-ı hamiyetten gördüğü” için, bu görevi Reşid’e vermiştir.

1873’te Rusya’da doğan Mehmet Reşid Bey, gördükleri baskı nedeniyle 1874’te İstanbul’a kaçmak zorunda kalan Çerkes bir ailenin çocuğudur. Askeri Tıbbiye’de eğitim gördüğü sırada, 1889’da Osmanlı’nın bundan sonraki 30 yılına damgasını vuracak bir örgütün kurucularından olur. 2 Haziran günü, Tıbbiye’nin bahçesinde İshak Sükûti, İbrahim Temo ve Abdullah Cevdet’le birlikte kurdukları örgütün adı, İttihat ve Terakki Cemiyeti’dir (İTC).

Talat’ın gözdesi

Doktor olarak mezun olmasının ardından, İstanbul’da görev alan askeri doktor Düring Paşa’nın asistanı olarak atanır. Meşrutiyet coşkusuyla doktorluktan istifa ederek Trablus’tan İstanbul’a dönen Mehmet Reşid, artık bir bürokrattır. Yöneticilik kariyeri İstanköy’le başlar, Lübnan’la devam eder. 1913’te, âdeta Ermeni Soykırımı sırasındaki uygulamalarının staj alanı olacak Karesi’ye mutasarrıf olarak atanır. Rumların bölgeden zorla gönderilmesinde önemli bir role sahip olan Reşid Bey’in bu ‘başarı’sı, ona, Van, Bitlis, Diyarbekir ve Mamuretülaziz vilayetlerini kapsayan Umum Müfettişliği’nin Kâtib-i Umumiliği unvanını getirir. Dâhiliye Nazırı Talat Paşa, onu “faal, muktedir ve erbab-ı hamiyetten gördüğü” için, bu görevi Reşid’e vermiştir.

‘Nazik bir zaman’

25 Mart 1915’te Diyarbekir Valisi olarak atanan Reşid Bey’in şehre geldiği dönem, kendi deyimiyle “harbin en nazik bir zamanına tesadüf etmiştir.” Reşid’in bu dönemi atlatma planlarından biri de “saldırgan tutumlarıyla hükümetin şerefini zedeleyen Ermenilerin meselesini halletmek”tir. Zira, Diyarbekir’dan önceki görev yeri Musul’dan Diyarbakır’a doğru yola çıkarken, Talat Paşa’ya yazdığı telgrafta şunları yazar: “Bu sırada ne yapılırsa kâr sayılacağından Ermenilere karşı en kestirme usulü tatbik etmek fikrindeyim.”

Şehre adım atar atmaz, şehirde saklanan asker kaçakları, geniş bir tahkikat başlatır. Şehrin tüm Ermeni ileri gelenlerini tutuklatır. Tutuklananlar, ayaklanma planlarını itiraf etmeleri için işkenceden geçirilir ve öldürülür. Mayıs sonunda Talat Paşa’ya gönderdiği telgrafta, “Ermenilerin Musul ve Cizre’ye sürülmeleri gerektiğini” yazar.

Sürgün güzergâhındaki ahalinin Ermenilere karşı kışkırtılmasını sağlayan Reşid, şehirdeki Ermeniler için hazırladığı sonu, Ramanlı Mustafa’ya şöyle anlatır: “Bak Ağa! Burada çok zengin Ermeniler var. Sen, kardeşin Ömer ve adamların kelek tedarik edeceksiniz. Ben sizlere kâfile kâfile Ermeni teslim edeceğim. Şayet sizlere sorarlarsa, ‘Sizleri Musul’a götürüyoruz’ diyeceksiniz... Onları kelekle Dicle üzerinden götüreceksiniz. Kimsenin göremeyeceği bir yere varınca, hepsini öldürüp Dicle’ye atacaksınız... Ne kadar malları varsa adamlarınıza. Ne kadar altın, para ve mücevherat varsa onların yarısı sizin, diğer yarısını da
Hilal-i Ahmer’e (Kızılay’a) vermek üzere bana getireceksiniz.”

Böylece 1914’te atandığı Diyarbekir’de bulunan 56 bini aşkın Ermeni nüfusu, 1917’de 1849’a düşecektir. Reşid Bey, tehcir güzergâhı üzerinde bulunan Diyarbekir’e gelen Ermenilerle birlikte, vali olduğu dönemde vilayette bulunan Hıristiyanların yaklaşık yüzde 90’ını yok etmiş olacaktı. Reşid’in kurbanları, Hıristiyanlarla da sınırlı değildir. Tehcir emrine karşı gelen Lice Kaymakamı Nesimi Bey’i de Diyarbekir’i çağırtır ve yolda onun da ölüm emrini verir.

Daha sonra Ankara’ya atanacak olan Reşid’in, Ermenilerden kalan mülkleri usulsüzce zimmetine geçirmesi, Talat Paşa’yı bile kızdıracak ve görevinden azledilecektir. Haçig Fardjalian’ın aktardığına göre, Diyarbekir’de elde ettiği bu zenginlikten 43 kutu mücevheri, yanında Ankara’ya götürür.

İntihar etti

Kasım 1918’de, soykırım faili olarak Bekir Ağa Bölüğü’ndeki yerini alacaktır. Ocak 1919’da buradan kaçmayı başaracak, fakat yakalandığında idam edileceği korkusuyla intihar edecektir. Ardında, 1917’de Mithat Şükrü Bey’in soykırım sürecinde bir hekim olarak nasıl bunları yaptığını sorduğu soruya, 1915’te yaşattığı vahşeti net bir şekilde anlatan şu cevabı bırakacaktır: “(...) Ermeni eşkıyası, bu vatanın bünyesine musallat olmuş birtakım zararlı mikroplardı. Hekimin vazifesi de mikropları öldürmek değil midir?”

Fakat Cumhuriyet rejimi, onu suçlarıyla değil, iftiharla anacaktır. 1922’de yılında TBMM tarafından “şehit-i milli” ilan edilirken, ailesine Ermenilerden kalan dükkân ve evler verilecekti.

Kaynaklar: Ayhan Aktar, ‘Diyarbakır 1915: Kötülüğün arkeolojisi’, Taraf, 1 Şubat 2012; Hans-Lukas Kieser, ‘From ‘Patriotism’ to Mass Murder: Dr. Mehmed Reşid (1873-1919)’, ‘A Question of Genocide: Armenians and Turks at the End of the Ottoman Empire’, 2011; Uğur Üngör, ‘The Making of Modern Turkey: Nation and State in Eastern Anatolia, 1913-1950’, 2011.

Emre Can Dağlıoğlu

10.04.2015

Mehmet Reşid, 1913’te, âdeta Ermeni Soykırımı sırasındaki uygulamalarının staj alanı olacak Karesi’ye mutasarrıf olarak atanır. Rumların bölgeden zorla gönderilmesinde önemli bir role sahip olan Reşid Bey’in bu ‘başarı’sı, ona, Van, Bitlis, Diyarbekir ve Mamuretülaziz ...

“…Bu toprakların bir hafızası var. Bu hafıza bugünkü sınırlarımızdan daha eski. Bugünkü devletlerden daha eski. Bugünkü ...
22/08/2026

“…Bu toprakların bir hafızası var. Bu hafıza bugünkü sınırlarımızdan daha eski. Bugünkü devletlerden daha eski. Bugünkü kimlik tartışmalarından da eski.
Ve geçmişi kabul etmek bugünden vazgeçmek değildir. Tam tersine, geçmişiyle kavga etmeyen toplumların bugünü daha güçlü olur.
Bir ülkenin egemenliği birkaç yüz insanın duasıyla sarsılıyorsa zaten ortada başka bir sorun vardır. Ama Türkiye’nin egemenliği Sümela’daki bir ayinle sarsılmıyor. 2010’da sarsılmadı. 2021’de sarsılmadı. 2022’de sarsılmadı. 2023’te de sarsılmadı.
O halde belki artık şu hayali düşmanlardan vazgeçmenin zamanı gelmiştir. …”

https://pontosgercek.com/sumelada-kimden-korkuyorsunuz/?fbclid=IwZnRzaAT2o8hwZG9mBWZkaWQWUM_lnEXOYz0HnSPuFv8JEDxVNy-iIGV4dG4DYWVtAjExAHNydGMGYXBwX2lkCjY2Mjg1NjgzNzkAAR6zaTwzgRL3Fj-Y1TdCh9zxqoRUUbC7ZKsKTVBdePqYgn65Xr95uGaue3M0kw_aem_iQ5XcajOHkeUB73UADSONA

Bir Ortodoks ayininden "Pontus tehdidi" yaratmanın hikâyesi Tamer Çilingir 15 Ağustos 2010… Sümela Manastırı'nda 88 yıl sonra ilk kez ayin yapılıyor. Türkiye'nin izniyle. Dünyanın farklı ülkelerinden insanlar Trabzon'a geliyor. Altındere Vadisi'nden Sümela'ya çıkıyorlar. Mumlar...

“.. .Asuri Demokratik Partisi, Kamışlı’nın çok kültürlü kimliğini korumanın, hiç kimseyi yok saymayan veya kimsenin rolü...
22/08/2026

“.. .Asuri Demokratik Partisi, Kamışlı’nın çok kültürlü kimliğini korumanın, hiç kimseyi yok saymayan veya kimsenin rolünü küçültmeyen, tarihi gerçeklere dayanarak her unsura hak ettiği değeri veren kapsamlı bir tarihi anlatı gerektirdiğini teyit eder. …”

https://www.gazetesabro.org/2026/08/21/asuri-demokratik-partisinden-kamislinin-100-yil-kutlamalarina-boykot-karari/?fbclid=IwZnRzaAT2lshwZG9mBWZkaWQWUM-26w05pD5zxmeNcT8Ty6ocTlliAGV4dG4DYWVtAjExAHNydGMGYXBwX2lkCjY2Mjg1NjgzNzkAAR530uGNCnyMXPKQTi3n9JNLIM6o6pgMBsOfp-gsXJ1LQgiUklUiHVf1vw8nTw_aem_1QM26U0ZpY5v06qAsWcjQA

Asuri Demokratik Partisi, Süryani Birlik Partisi ve Süryani Ortodoks Kilisesi’nin Kamışlı’nın 100. yılı etkinliklerini boykot kararını desteklediğini duyurdu. Parti Yürütme Kurulu, kentin inşasında…

“..İyi bir tarih kaynağı bize yalnız cevap vermez; yeni sorular da açar. …”
22/08/2026

“..İyi bir tarih kaynağı bize yalnız cevap vermez; yeni sorular da açar. …”

Girit’te doğdu, İtalya’da Rönesans’ın büyük tartışmalarının ortasına girdi; adı ise ailesinin geldiği Pontos kentini ömrünün sonuna kadar taşıdı. Tamer Çilingir yüzyılın en ilginç Grek bilginlerinden birinin adı Γεώργιος ὁ Τραπεζούντιος — Georg...

21/08/2026

Üniversitede kurulan tuzak - Fethiye Çetin

"2006 yılı Şubat ayının 20’inci günü olmalı, Şişli Adliyesi’ndeki işlerim bitince Hrant’ı aradım. Yakınlarda olduğumu öğrenince, 'Bir şey yemeden gel, birlikte yeriz öğle yemeğini, gel bak sana neler anlatacağım, mutlaka gel' dedi."

https://www.agos.com.tr/tr/yazi/universitede-kurulan-tuzak-41572

21/08/2026

"Kadim Kelâmın Taze Gölgesinde" enstalasyonu 16 Ağustos’ta açıldı. Mardin’in 1500 yıllık Mor Behnam Kırklar Kilisesi bir sanat projesine ev sahipliği yapıyor. Süryani halkının binlerce yıllık kültürel birikimini ve Horiepiskopos Gabriyel Akyüz’ün kiliseye adanmış 41 yıl...

Adresse

Frankfurt

Webseite

Benachrichtigungen

Lassen Sie sich von uns eine E-Mail senden und seien Sie der erste der Neuigkeiten und Aktionen von Soykırım Karşıtları Derneği - Verein der Völkermordgegner e.V. erfährt. Ihre E-Mail-Adresse wird nicht für andere Zwecke verwendet und Sie können sich jederzeit abmelden.

Verknüpfungen

Teilen