Northamptonshire AKM & Cemevi

Wegbeschreibung

Northamptonshire AKM & Cemevi alevi inanci ve kultur merkezi
alevi faith and cultural centre

CANLAR, BİRLİĞİMİZ GÜCÜMÜZDÜR! Birlikte güçlendiğimiz, değerlerimizi yaşattığımız ve geleceğe umutla baktığımız bir gece...
17/10/2026

CANLAR, BİRLİĞİMİZ GÜCÜMÜZDÜR!

Birlikte güçlendiğimiz, değerlerimizi yaşattığımız ve geleceğe umutla baktığımız bir gece için buluşuyoruz.

Kurumlarımızın bizlere ihtiyacı olduğu kadar, bizlerin de kurumlarımıza ihtiyacı var ve siz değerli canların emekleri ve çabaları ile daha da güçlenecektir.

Kurumlarımızı yaşatmak, güçlendirmek ve geleceğe taşımak hepimizin ortak sorumluluğudur.

Bu ortak bilinçle gelin bu dayanışma etkinliğimizde lokmamızı, muhabbetimizi ve birarada olabilmenin o değerli gücünü büyüterek yanyana olalım.

Unutmayalım ki birlikten ve beraberlikten güç doğar.

📅 1 Kasım 2026, Pazar
🕓 18:00
📍 BAF Yerleşkesi, Churchfield Recreation Ground, Great Cambridge Rd, N9 9LE.

Sizleri bu anlamlı gecede yanımızda görmekten büyük mutluluk duyacağız.

Dayanışma biletlerini bizlere ulaşarak temin edebilirsiniz..

Aşk ile, muhabbet ile….

Değerli Cemevi üyelerimizden ve bağlama Hocamız Taner Turan'in kayınpederi sevgili Yalçın Türdet hakka yürümüştür, canım...
04/10/2026

Değerli Cemevi üyelerimizden ve bağlama Hocamız Taner Turan'in kayınpederi
sevgili Yalçın Türdet hakka yürümüştür, canımızın devri daim mekanı gönüller olsun

Türdet Ailesine ve Sevenlerine sabır ve başsağlığı diliyoruz.

Northamptonshire AKM & Cemevi Yönetimi

02/09/2026

Bağlama Dersleri Başlıyor 5 Eylül 2026 Cumartesi Günü saat 12:00'de

20/07/2026

HİÇBİR DÜŞ YARIM KALMAYACAK!

20 Temmuz 2015’te, Suruç’taki Amara Kültür Merkezi önünde, Kobani’nin yeniden inşasına destek vermek için bir araya gelen Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) üyesi ve gönüllüsü 33 genç, terör örgütü IŞİD’in düzenlediği canlı bomba saldırısında katledildi; 100’ün üzerinde insan yaralandı. Aradan yıllar geçmiş olsa da saldırının olacağından haberi olan güvenlik birimleri ve istihbarat yetkilileri yargı önüne çıkmadı, siyasi sorumlular cezalandırılmadı ve dava dosyasına Madımak Katliamı’na uygulanan “mahkeme” koridorların karanlık dehlizlerinde kaybedilmeye çalışılıyor.

Suruç Katliamı, yalnızca bir terör örgütü saldırısı değildir; devletin yurttaşlarını koruma yükümlülüğünü göz göre göre ihmal etmesinin, hatta bu ihmali örtbas etmesinin utanç verici bir belgesidir. Kamuoyuna yansıyan bilgiler ve yürütülen yargı süreçleri, saldırı öncesinde güvenlik birimleri arasında canlı bomba tehdidine dair açık uyarı yazışmalarının yapıldığını, katliamdan bir gün önce dahi yeniden uyarıda bulunulduğunu tereddütsüz biçimde ortaya koymuştur. Devletin elinde istihbarat varken bu katliamın yaşanmasına göz yumulmuştur. Buna rağmen sorumluluğu bulunan dönemin ilçe emniyet müdürüne yalnızca “görevi ihmal/kötüye kullanma” suçlamasıyla, âdeta kurbanlarla alay edercesine, 7.500 TL (üstelik 12 taksite bölünmüş) sembolik bir para cezası verilmiştir. Bu utanç verici karar, devletin gerçek sorumluları koruma altına aldığının açık kanıtıdır; ailelerin ve kamuoyunun adalet arayışı hiçe sayılmış, olayın asıl siyasi ve idari sorumluları bugüne dek hesap vermemiştir.

Katliamın gerçekleştiği dönemde hükümetin başında Ahmet Davutoğlu bulunmaktaydı ve bu ağır güvenlik zafiyetinin siyasi sorumluluğu ondan ayrı düşünülemez. Bugün aynı Ahmet Davutoğlu’nun, geçmişinde bu tür telafisi olmayan acılar ve hesap verilmemiş ihmaller bulunan bir siyasi anlayışın temsilcisi olarak, Avrupa Alevi hareketine yönelik ithamları bir eleştiri değil, doğrudan bir saldırı olarak görüyor ve şiddetle kınıyoruz. Bu ülkenin Alevi toplumu, yakın tarihte yaşanan katliamların (2 Temmuz Madımak’tan 20 Temmuz Suruç’a) hesabını sormaktan asla vazgeçmeyecek ve sorumluluğunu üstlenmeyen bu siyasi geleneğin yakın tanığı olmaya devam edecektir. Bizler el pençe divan duran değil biat etmeyen Pir Sultan’ın geleneğinden geliyoruz.

Suruç Katliamı, Türkiye’de yerleşik hale gelen cezasızlık kültürünün, hesap verebilirlikten kaçışın ve devletin yaşam hakkını koruma yükümlülüğünü hiçe saymasının en çarpıcı sembollerinden biri olmaya devam etmektedir. Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu olarak bu tabloyu kabul etmiyor ve;
• Katliamın tüm boyutlarıyla, siyasi ve idari sorumluları da kapsayacak şekilde aydınlatılmasını,
İhmali bulunan kamu görevlilerinin gerçek anlamda hesap vermesini,
• Benzer katliamların bir daha yaşanmaması için etkin ve şeffaf güvenlik politikaları oluşturulmasını talep ediyor
• Davanın AİHM’e taşınmasında ve takibinde elimizden gelen tüm yardımları sunmaya hazır olduğumuzu ilan ediyoruz.
Suruç’ta yitirdiğimiz 33 genci bir kez daha saygıyla anıyor, ailelerinin ve yakınlarının acısını yürekten paylaşıyoruz.

Aşk ile
Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK)

30/06/2026

BASINA VE KAMUOYUNA

Sevgili Canlar, Yüreği Hak ve Hakikatten Yana Atan Dostlar;

2 Temmuz 1993, tarihimizin en ağır, en zifiri karanlığı ve bu ülkenin dinmeyen, iyileşmeyen büyük utancıdır. Sivas Madımak Oteli’nde gerici karanlık güçlerin ve onların eli kanlı tetikçilerinin harladığı o ateşle 33 canımızı, aydınımızı, fidanımızı sonsuzluğa uğurlayışımızın üzerinden tam 33 yıl geçti.

33 yıl önce bugün yakılan ve canlarımızı hayattan koparan o kor ateş, bugün hâlâ canlarımızın ailelerinin, yakınlarının, yoldaşlarının ve yüreği eşitlik ile özgürlük yolunda atan bütün direngen insanlarımızın içinde yanmaya, ciğerini dağlamaya devam ediyor.

Bizlere yaşattıkları bu büyük acıyı sessiz sedasız unutturmaya, hafızalarımızdan silmeye çalıştılar; oysa hesaba katmadıkları, asla anlayamadıkları bir gerçek vardı: Hesabı sorulmayan acı unutulmaz. Unutulmamakla kalmaz, akıllarda her zaman ilk günkü tazeliğiyle dururken, katillere ve o katilleri besleyen sisteme karşı harlanan bir öfkenin, hesap sorma bilincinin her gün yeniden yeşerdiği bir dirence dönüşür.

Bugün buradan, siz değerli basın emekçilerinin ve halkımızın huzurunda yeniden haykırıyoruz: Madımak’ta işlenen insanlık suçuna verilen zaman aşımı kararını kabul etmiyoruz, etmeyeceğiz! Madımak’ın eli kanlı katillerinin tek tek, sudan bahanelerle sırtları sıvazlanarak, cumhurbaşkanının iki dudağı arasından çıkan "affettim" sözüyle serbest bırakılmasını, tahliye edilmesini asla kabul etmiyoruz. Bizler biliyoruz ki bu katliamlar sadece gelip geçici iktidarların değil, faşist sistemlerin bir sorunudur.

Kendinden görmediği inançlara, işçiye, köylüye, kadına, doğaya ve hayata dair hiçbir saygısı olmayan mevcut AKP-MHP faşist bloku da bu uygulamaları en etkili silah olarak kullanmaktadır. Ses çıkaran herkesi abluka altına almaya çalışan, milyonların iradesini, tek adam rejiminin anti demokratik müdahaleleri ile, "Mutlak Butlan" kararlarıyla, kayyum darbeleriyle hiçe sayan bu düzene karşı mücadele etmek bizler için artık bir tercih değil, tarihsel bir sorumluluktur.

Değerli Basın Emekçileri ve Sevgili Canlar!

Bizler Aleviler olarak Yol’un yolcudan öte olduğunu, bu yolun bedellerle bezeli bir Hak yolu olduğunu bilenleriz. Bu anma bir yas günü değildir; bu anma 33’lerin, egemenlerden ve zalimlerden daha çok yaşayacaklarının mühürlü bir yeminidir. Ancak daha geçmişin yaralarını saramamışken, bizi inancımızdan koparmanın, asimile etmenin başka yollarına başvuruyorlar.

Cemevlerimizi imar mevzuatında "kültürel tesis" olarak tanımlayarak ibadetimizi yok saymaya, cami, kilise, havra gibi diğer ibadethaneler ile eşit statüye getirmekten kaçarak anayasal haklarımızı ihlal etmeye yelteniyorlar. Buradan bir kez daha ilan ediyoruz: Cemevleri yönetmeliklerle geçiştirilemez, doğrudan Anayasa'da ibadethane olarak tanımlanmalıdır. Bizler asla devletin Alevisi olmayacağız!

Değerli Canlar, mazlumun coğrafyası tektir. Bugün emperyalist saldırganlık dünyanın dört bir yanında halklara kan kustururken, Filistin'de halk, Siyonist barbarlığın soykırımı altında bir ölüm kalım savaşı verirken, antiemperyalist bir tutum almak kaçınılmazdır.

Tam da bu dönemde, emperyalizmin kanlı savaş örgütü NATO'nun zirvesinin Ankara'da yapılacak olması, coğrafyamızı yeni savaş senaryolarının merkezi haline getirme çabasıdır. Bizler, halkların boğazlanmasını hedefleyen bu savaş örgütünü ve zirvesini topraklarımızda istemiyoruz.

Unutmayalım ki Suriye'deki Alevi canlarımızın cihadist barbarlar eliyle katledilmesi de bu emperyalist projelerin bir sonucudur. Geçtiğimiz aylarda HTŞ denilen eli kanlı selefi çetenin yönetimi ele geçirmesiyle başlayan barbarlık; başta Lazkiye, Tartus, Hama ve Humus'ta olmak üzere Alevilere yönelik katliamlarını sistematik bir soykırıma dönüştürdü. Bu barbarların liderleri ülkemizde kırmızı halılarla karşılanırken, meclis kürsülerinden "Şimdi mi Aleviler için ortalığı ayağa kaldırıyorsunuz" deme pervasızlığını gösterdiler. Bu sözler ve bu tavırlar, bizler için direnmekten, yan yana gelmekten ve örgütlenmekten başka bir seçenek olmadığının en açık kanıtıdır.

İşte bu yüzden sevgili canlar, omuzlarımızda tarihin bize yüklediği bu zorlu görevle hafızamızı diri tutmanın, sesimizi çoğaltmanın tam vaktidir. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Merkezi ve Genel Örgütlülüğümüzün öncülüğünde, tüm şubelerimiz, dost Alevi kurumlarımız, yöre derneklerimiz, Ozan dernekleri ve demokratik kitle örgütlerimizle birlikte ülkenin ve dünyanın dört bir yanında adalet ateşini yakıyoruz.

2 Temmuz’da "33 Can, 33 Yıl" şiarıyla başta Sivas olmak üzere yurdun dört bir yanında, Avrupa'da, Britanya'da, Avustralya'da ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde bağlamalarımızla, semahlarımızla, deyişlerimizle ve sarsılmaz inancımızla alanlarda olacağız. Haklı taleplerimizi haykırmak, canlarımızın anısını gökyüzüne nakşetmek için tüm halkımızı meydanlara, sesimize ses katmaya çağırıyoruz.

Bu mücadele sadece birkaç güne sığdırılamaz.
"33 Can, 33 Yıl" şiarıyla yürüteceğimiz anma programlarımız, adalet ve eşit yurttaşlık taleplerimiz yıl sonuna kadar kesintisiz bir şekilde devam edecektir. Madımak Oteli amasız, fakatsız bir "Utanç Müzesi" olana dek, bu katliamın arkasındaki derin yapılar açığa çıkıp yargılanana dek mücadelemiz durmayacaktır.

Bizler, Pir Sultan Abdal’ın torunları, Hünkar Hacı Bektaş Veli'nin yolundan ayrılmayanlar, Kalender Çelebi'nin yoldaşları olarak, Zulme sessiz kalmayacağız, karanlığa teslim olmayacağız, Pir Sultan'ca yol yürümekten asla vazgeçmeyeceğiz. Gelin canlar bir olalım, bu gerici, çağ dışı barikatları yıkalım, adaleti birlikte haykıralım.

2 Temmuz Sivas Madımak Katliamı, İnsanlığa karşı işlenmiş bir suçtur ve insanlığa karşı işlenmiş suçların zaman aşımı olmaz. Sivas davası bir insanlık davasıdır. Bu dava, biz bitti demeden bitmez. Hesabını soracağız...
Unutmadık, Unutturmayacağız!

Alevi Bektaşi Federasyonu
Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu
Türkiye Alevi Federasyonu
Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı
Alevi Kültür Dernekleri
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği
Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu

Bugün Nottingham Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi’nde bir araya gelmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Emeği geçen tüm canlara, g...
28/06/2026

Bugün Nottingham Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi’nde bir araya gelmenin mutluluğunu yaşıyoruz.
Emeği geçen tüm canlara, gönüllülerimize, sanatçılarımıza ve katılım sağlayan herkese yürekten teşekkür ederiz. Muhabbetimizin, paylaşımımızın ve dostluğumuzun daim olması dileğiyle…

24/06/2026

Britanya’daki canlarımız 2 Temmuz Perşembe günü saat 18:00’de Madımak Katliamı Anıtı önünde 33 canımızı anıyor.

20. Yüzyılın en vahşi katliamlarından biri olan Madımak, adaletin hâlâ sağlanmadığı, firari sanıklar, azledilen katiller, özel aflarla çıkarılan mahkumlar eşliğinde süregeldi. 2013’te zaman aşımına uğrayan Madımak Katliamı davası, devletin Alevi’lere ne vadettiğinin açık göstergesidir.

Bizler, adalet sağlanıp; eşit yurttaşlık yasal güvenceye kavuşana kadar mücadelemize devam edeceğiz. Laik, demokratik ve özgür bir ülkenin mayası tutana kadar mücadelemizden geri durmayacağız.

Madımak Katliamı’nın 33. Yılı’nda Londra’daki canları bu önemli anmaya katılmaya, destek vermeye ve canlarımızın anılarını yaşatmaya davet ediyoruz.

Aşk ile.

̇ngiltere

23/06/2026
Bugün binlerce canla birlikte kültürümüzü, inancımızı, dayanışmayı ve barışı paylaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Türküler...
07/06/2026

Bugün binlerce canla birlikte kültürümüzü, inancımızı, dayanışmayı ve barışı paylaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Türküler, deyişler, semahlar ve dostluklarla dolu çok güzel bir gün geçiriyoruz.

Emeği geçen herkese teşekkürler. Birliğimiz, beraberliğimiz ve dayanışmamız daim olsun.

Adresse

Alpenrosenweg 6
Cologne
50769

Website

Benachrichtigungen

Erfahren Sie als Erste/r von Neuigkeiten und Aktionen: Wir schicken Ihnen eine E-Mail, wenn Northamptonshire AKM & Cemevi etwas veröffentlicht. Ihre E-Mail-Adresse wird für keinen anderen Zweck verwendet, und Sie können sich jederzeit abmelden.

Verknüpfungen

Teilen

Kategorie