09/06/2026
Yeşil Barış Hareketi ve Mimarlar Odası İklim Krizi ve Sürdürülebilir Yapılaşma Paneli Gerçekleştirildi
Dünya Çevre Günü kapsamında, Yeşil Barış Hareketi ile Mimarlar Odası iş birliğinde düzenlenen “İklim Krizi ve Sürdürülebilir Yapılaşma” paneli, Lefkoşa Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi.
Çevre, şehircilik ve sürdürülebilir kalkınma alanlarında önemli değerlendirmelerin yapıldığı panelde, iklim krizinin farklı boyutları ve çözüm önerileri ele alındı.
—
Panelin açılışında konuşan Mimarlar Odası Başkanı Onur Olguner, iklim krizinin artık geleceğin değil, bugünün en acil sorunlarından biri olduğunu vurguladı.
Dünyanın birçok bölgesinde olduğu gibi Kıbrıs’ta da iklim krizinin etkilerinin açık biçimde hissedildiğini belirten Olguner, yangınlar, pandemiler, aşırı hava olayları, çölleşme ve ormansızlaşmanın insanlığı doğrudan etkileyen bir noktaya ulaştığını söyledi.
Dünya Çevre Günü’nde Yeşil Barış Hareketi ile birlikte böylesi önemli bir konuyu kamuoyunun gündemine taşımak istediklerini ifade eden Olguner, şehir plancıları, mimarlar ve mühendisleri bir araya getiren çok disiplinli panelin bilgi paylaşımı ve ortak çözüm arayışları açısından önemli bir fırsat sunduğunu kaydetti.
Konuşmasının sonunda ülkenin en köklü meslek örgütlerinden ikisinin çevresel sorunlarla mücadele etmeye devam edeceğini belirterek, katkı koyan tüm katılımcılara teşekkür etti.
—
Yeşil Barış Hareketi Genel Sekreteri Feriha Tel ise çevre mücadelesinin ülkenin doğal varlıklarına sahip çıkmakla başladığını söyledi.
Kuzey Kıbrıs’ın bir ada ülkesi olarak sahip olduğu toprakların ve tarımsal alanların önemine dikkat çeken Tel, çevreyi koruma mücadelesinin yalnızca doğayı değil, ülkenin geleceğini de korumak anlamına geldiğini vurguladı.
Panelin düzenlenmesine katkı koyan kurumlara teşekkür eden Tel, özellikle teknik bilgi ve deneyimlerini kamuoyuyla paylaşan Mimarlar Odası yönetimine teşekkürlerini iletti.
—
Panelde “İklim Krizi Bağlamında Sürdürülebilir Yapılaşma İçin Stratejik Yaklaşımlar” başlıklı sunum yapan Prof. Dr. Ercan Hoşkara, iklim krizinin yapılaşma politikaları üzerindeki etkilerini değerlendirdi.
Mevcut yapılaşma anlayışının sürdürülemez yönlerine dikkat çeken Hoşkara, çevresel etkileri azaltacak stratejik planlama yaklaşımlarının ve sürdürülebilir kentleşme politikalarının hayata geçirilmesinin önemine vurgu yaptı.
—
“Doğa ile İlişkimiz Nereden Nereye?” başlıklı sunumunda konuşan Yeşil Barış Hareketi Başkanı Doğan Sahir ise insanlığın doğayla kurduğu ilişkinin zaman içerisinde bütüncül bir anlayıştan uzaklaşarak insan merkezli bir yapıya dönüştüğünü söyledi.
Dünyanın yalnızca insanlara ait olmadığını belirten Sahir, insanların yeryüzünü diğer canlılarla paylaştığını hatırlatarak sürdürülebilir bir geleceğin ancak doğayla uyumlu ve bütünleşik bir yaşam anlayışıyla mümkün olabileceğini ifade etti.
İnsanlığın giderek güçlenen egosunun doğanın bir parçası olduğu gerçeğini göz ardı ettiğini dile getiren Sahir, çevresel krizlerin temelinde de bu insan merkezli yaklaşımın bulunduğunu kaydetti.
—
Şehir Plancısı Hıvsiye Öztoprak da “İklim Krizi ile Mücadelede Mekânsal Planlamanın Rolü” başlıklı sunumunda, iklim krizinin yalnızca insanları değil tüm canlı yaşamını tehdit eden küresel bir sorun haline geldiğini belirtti.
Ormansızlaşma, kontrolsüz kentleşme ve otomobil odaklı ulaşım politikalarının iklim krizini derinleştiren başlıca etkenler arasında yer aldığını ifade eden Öztoprak, bu süreçlerin hayvanlar ve bitkiler üzerinde de yıkıcı sonuçlar yarattığını söyledi.
İklim krizinin artık varlığı tartışılan bir konu olmaktan çıktığını belirten Öztoprak, bugün artan sıcaklıklar, kuraklık ve aşırı hava olaylarının etkilerinin konuşulduğunu kaydetti.
Tarımsal arazilerin korunmasının hem dünyada hem de Kıbrıs’ta stratejik önem taşıdığını vurgulayan Öztoprak, gıda güvenliği ve ekolojik sürdürülebilirlik açısından bu alanların mutlaka korunması gerektiğini dile getirdi.
—
Panelin son konuşmacısı Dr. Birol Karaman ise “Sonsuz İhtiyaçlar, Sınırlı Kaynaklar” başlıklı sunumunda, modern tüketim alışkanlıklarının doğal kaynaklar üzerindeki baskıyı her geçen gün artırdığına dikkat çekti.
Sürdürülebilir bir gelecek için kaynak kullanımında daha bilinçli ve ölçülü bir yaklaşım benimsenmesi gerektiğini ifade eden Karaman, ekonomik büyüme ve kentleşme süreçlerinin doğanın sınırları göz ardı edilerek sürdürülemeyeceğini söyledi.
İklim kriziyle mücadelede tüketim alışkanlıklarının yeniden sorgulanmasının önemine işaret eden Karaman, kaynakların gelecek nesiller gözetilerek yönetilmesi gerektiğini vurguladı.
Panelde yapılan sunumlarda, iklim değişikliğinin etkileri, sürdürülebilir kentleşme politikaları, doğal kaynakların korunması, tarımsal alanların geleceği ve doğayla uyumlu yaşam modelleri ele alınırken, katılımcılar iklim krizine karşı yerel ve küresel ölçekte atılması gereken adımlar konusunda görüş alışverişinde bulundu.
—
Panelin moderatörlüğünü üstlenen Ziraat Mühendisi İzlem Nizam ise etkinlik boyunca iklim krizinin farklı boyutlarının ve çözüm önerilerinin disiplinler arası bir yaklaşımla ele alındığını belirtti.
Nizam, çevre, şehircilik ve sürdürülebilir kalkınma konularında önemli değerlendirmelerin paylaşıldığı panelin, farkındalığın artırılmasına ve ortak çözüm arayışlarına katkı sağladığını ifade ederek, katkı koyan konuşmacılara ve katılımcılara teşekkür etti.