14/09/2026
Türkiye’deki LGBTİ+ Örgütlerine ve Hak Savunucularına Yönelik Baskılara Son Verilmelidir!
Türkiye’de lezbiyen, g*y, biseksüel, trans, interseks ve artı (LGBTİ+) alanında hak savunuculuğu yürüten kişi ve örgütlere yönelik son operasyonları endişe ile takip ediyoruz.
LGBTİ+ ve insan hakları savunucularının yıllardır örgütlenerek kurduğu dayanışma ağları, hak ihlallerine karşı mücadele eden, bilgi ve destek sağlayan, insanların yalnız olmadığını hissettiren önemli bir mekanizmadır. Bu alanın polis operasyonları, gözaltılar, baskınlar, erişim engelleri ve cezai soruşturmalar aracılığıyla hedef alınması, yalnızca belirli kişi ve kurumlara yönelik bir müdahale olarak değerlendirilemez.
Son operasyonlarda LGBTİ+ alanında faaliyet gösteren çok sayıda örgüt ve aktivistle bağlantılı kişilerin evleri ve dernek ofisleri hedef alınmış, çok sayıda kişi gözaltına alınmış, bazı ofislerde aramalar gerçekleştirilmiş ve ekipmanlara el konulmuştur. Operasyonların hemen öncesinde LGBTİ+ örgütlerinin internet siteleri ve sosyal medya hesaplarına erişimin engellenmesi ise sivil toplumun çalışma ve iletişim kanallarına yönelik baskının başka bir boyutunu ortaya koymaktadır. Tüm bunlar örgütlenme ve ifade özgürlüğü haklarının ihlalidir ve Türkiye’nin de taraf olduğu birçok uluslararası sözleşmeye aykırıdır.
Özellikle “ahlak” ve “müstehcenlik” gibi kavramların LGBTİ+ örgütlenmesini ve hak savunuculuğunu cezalandırmak için kullanılması kabul edilemez. İnsanların cinsel yönelimleri, cinsiyet kimlikleri, HIV statüleri ya da insan hakları alanında yürüttükleri çalışmalar üzerinden kriminalize edilmesi, temel hak ve özgürlüklere yönelik ciddi bir tehdit oluşturmaktadır.
Bir derneğin LGBTİ+ alanında faaliyet göstermesi, hak ihlallerini görünür kılması, LGBTİ+’lara ve HIV’le yaşayanlara destek sunması suç değildir. İnsan hakları savunuculuğu suç değildir. Örgütlenmek suç değildir. Dayanışma suç değildir.
Kuir Kıbrıs ve İnsan Hakları Derneği olarak, Türkiye’de baskıya ve sistematik şiddete maruz bırakılan LGBTİ+ örgütlerinin, aktivistlerin ve insan hakları savunucularının yanındayız. Farklı ülkelerde yaşayan LGBTİ+ topluluklarının mücadelelerinin birbirinden ayrı olmadığını; bir yerde sivil toplumun susturulmasına yönelik girişimlerin, LGBTİ+ haklarının evrenselliğine yönelik daha geniş bir tehdidin parçası olduğunu biliyoruz.
Bu nedenle Türkiye makamlarını, gözaltına alınan kişilerin temel haklarını güvence altına almaya, hukuki süreçleri adil yargılanma ve hukukun üstünlüğü ilkelerine uygun yürütmeye ve LGBTİ+ alanında faaliyet gösteren örgütlere yönelik baskı politikalarına son vermeye çağırıyoruz.
Aynı zamanda uluslararası insan hakları kurumlarını ve ilgili mekanizmaları yaşananları yakından takip etmeye, gözaltı ve soruşturma süreçlerinin insan hakları standartları çerçevesinde izlenmesini sağlamaya ve ihtiyaç halinde hukuki, kurumsal ve acil destek mekanizmalarını devreye sokmaya çağırıyoruz.
Kuir Kıbrıs Derneği ve İnsan Hakları Platform’u olarak, Türkiye’deki tüm LGBTİ+ örgütleri ve hak savunucularıyla dayanışma içinde olduğumuzu vurguluyoruz.