Devrimci İşçi Sendikaları Federasyonu (DEV-İŞ)

Devrimci İşçi Sendikaları Federasyonu (DEV-İŞ) whatsapp hattı: 05488443643

ORTAK BASIN AÇIKLAMASI Haftalardır toplumun gündeminde olan ve halkın haber alma hakkı ve basın özgürlüğü açısından cidd...
24/05/2026

ORTAK BASIN AÇIKLAMASI
Haftalardır toplumun gündeminde olan ve halkın haber alma hakkı ve basın özgürlüğü açısından ciddi riskler taşıyan Ceza Muhakemeleri Usulü Yasası’ndaki 23B numaralı düzenleme, komitede hiçbir değişikliğe uğramadan yeniden Meclis’e sevk edilmiştir…

https://www.facebook.com/share/p/1GjSJc3don/?mibextid=wwXIfr

ORTAK BASIN AÇIKLAMASIHaftalardır toplumun gündeminde olan ve halkın haber alma hakkı ve basın özgürlüğü açısından ciddi...
24/05/2026

ORTAK BASIN AÇIKLAMASI
Haftalardır toplumun gündeminde olan ve halkın haber alma hakkı ve basın özgürlüğü açısından ciddi riskler taşıyan Ceza Muhakemeleri Usulü Yasası’ndaki 23B numaralı düzenleme, komitede hiçbir değişikliğe uğramadan yeniden Meclis’e sevk edilmiştir.

Gazetecilik faaliyetini cezai yaptırım tehdidi altına sokmayı meşru gören bu yaklaşım, siyasi bir tercihin ürünüdür. Başbakanlık görevini yürüten Ünal Üstel’in talimatlarını uygulayan UBP-DP-YDP hükümeti, toplumun farklı kesimlerinden yükselen itirazları değerlendirmek yerine, önceden şekillenmiş bir siyasi iradeyi hayata geçirmeyi tercih etmiştir.

Demokratik toplumlarda temel hak ve özgürlükleri ilgilendiren düzenlemeler, meslek örgütleriyle, hukuk çevreleriyle ve toplumun ilgili kesimleriyle gerçek bir istişare yürütülerek hazırlanır. Burada yaşanan ise tam tersidir. Görüş alma görüntüsü altında toplumsal itirazların etkisizleştirilmeye çalışıldığı, kararın baştan verildiği ve komite sürecinin demokratik müzakere zemini olmaktan çıkarılarak bir formaliteye dönüştürüldüğü bir tablo ile karşı karşıyayız.

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman tarafından geri gönderilen düzenlemeye ilişkin ortaya konan hukuki çekinceler de bilinçli biçimde yok sayılmıştır. Basın ve ifade özgürlüğüne ölçüsüz müdahale riski, hukuki belirsizlik ve temel haklara yönelik olası ihlaller konusunda yapılan değerlendirmeler dikkate alınmamıştır. Hükümet uzlaşı aramamış, eleştirileri değerlendirmemiş ve toplumsal kaygıları dikkate alma ihtiyacı dahi hissetmemiştir.

Üstelik hükümet bu yaklaşımı burada da bırakmamaktadır. Komiteden geçirilen düzenlemenin Pazartesi günü alelacele Meclis gündemine taşınarak yasalaştırılmak istenmesi, demokratik tartışmadan kaçan ve oldu bitti yöntemlerini tercih eden bir anlayışın göstergesidir. Basın örgütlerinin uyarılarına, hukuk çevrelerinin değerlendirmelerine ve toplumun her kesiminden yükselen itirazlara rağmen sergilenen bu tavır kabul edilemez.

Toplumsal rızayı değil sayısal çoğunluğun gücünü esas alan bu anlayışın sonucu açıktır. Gazetecilik üzerinde baskı yaratmak, kamusal denetimi zayıflatmak ve toplumun bilgiye erişimini kontrol altına almak. Bunun adı demokratik düzenleme değil, cezai baskı yoluyla kamusal alanı daraltma girişimidir.

Bizler aşağıda imzası bulunan demokratik kitle örgütleri olarak bu yaklaşımı reddediyoruz. Toplumun her kesiminin itirazlarına rağmen, meşruiyeti tartışmalı bir hükümetin oldu bitti yöntemleriyle temel hakları sınırlamaya çalışmasını kabul etmiyoruz. Demokratik hakların daraltılmasına yönelik bu girişim karşısında sessiz kalmayacağımızı açıkça ifade ediyoruz.

Bu nedenle Pazartesi günü saat 11.00’de Cumhuriyet Meclisi önünde ortak bir basın açıklaması gerçekleştireceğimizi ve Meclis oturumunu izlemek üzere orada olacağımızı kamuoyuna duyuruyoruz. Demokratik değerlere, özgür basına ve halkın haber alma hakkına sahip çıkan herkesi dayanışmayı büyütmeye çağırıyoruz.

Buna sessiz kalmayacağız.

Saygılarımızla

Basın Emekçileri Sendikası
Kıbrıs Türk Gazeteciler Birliği
Medya Etik Kurulu

Baraka Kültür Merkezi
Belediye Emekçileri Sendikası (BES)
Devrimci İşçi Sendikaları Federasyonu (DEV-İŞ)
Ekonomi ve Sosyal Politikalar Araştırma Merkezi (ESPA)
Elektrik Kurumu Çalışanları Sendikası (El-Sen)
Eşit Hak ve Adalet Sendikası (Hak-Sen)
Gelir ve Vergi Dairesi Çalışanları Sendikası (Vergi-Sen)
Gümrük Çalışanları Sendikası (Güç-Sen)
Hazine ve Maliye Çalışanları Sendikası (Maliye-Sen)
İnsan Hakları Platformu (İHP)
Kıbrıs Edebiyat Derneği
Kıbrıs Türk Amme Memurları Sendikası (KTAMS)
Kıbrıs Türk Diş Tabipleri Odası
Kıbrıs Türk Hekimler Sendikası (TIP-İŞ)
Kıbrıs Türk İşçi Sendikaları Federasyonu (Türk-Sen)
Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS)
Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS)
Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği
Kıbrıs Türk Tabipleri Odası
Kıbrıs Türk Telekomünikasyon Çalışanları Sendikası (Tel-Sen)
Liberal Demokrasi Hareketi
Yeşil Barış Hareketi

Bağımsızlık Yolu (BY)
Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP)
Halkın Partisi (HP)
Kıbrıs Sosyalist Partisi (KSP)
Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP)
Yeni Kıbrıs Partisi (YKP)

21/05/2026

AKEL ve DSF Üyesi Kıbrıslı sendikalar siyasi eşitliğin olacağı iki bölgeli iki toplumlu federasyon çözümünü destekliyor
AKEL ile Dünya Sendikalar Federasyonu’nun Üyeleri DEV-İŞ, KTAMS, KTÖS, KTOEÖS, DAÜ-SEN, KOOP-SEN, BES ve PEO temsilcileri bugün AKEL Genel Merkezi’nde bir araya geldiler. Gerçekleştirdikleri görüşmenin ardından AKEL Genel Sekreteri Stefanos Stefanu ile DEV-İŞ Genel Başkanı Semih Kolozali yaptıkları açıklamada, siyasi eşitliğin olacağı iki bölgeli iki toplumlu federasyon çözümünü desteklediklerini dile getirdiler.
Kıbrıs sorununun çözüme kavuşturulmasının AKEL için birinci derecede ve hayati önemde olduğunu vurgulayan Stefanos Stefanu. “Kıbrıs sorunu çözülmeden ülkede kalıcı barış ve güvenliğin sağlanamayacağı bizim için çok nettir. Kıbrıs sorununun çözümüyle ülkemizin ve halkımızın yeniden birleşmesi sağlanacak ve böylece Kıbrıslırumlar ve Kıbrıslıtürkler için, tüm halkımız için pek çok yeni imkânın önü açılacaktır” diye ekledi.
Gerçekleştirdikleri görüşmeyi oldukça verimli olarak nitelendiren Stefanu Kıbrıslıtürk sendikal hareketinin Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik çabalarda çok aktif bir rol oynadığını belirtti. Ayrıca PEO ile birlikte hem Kıbrıs sorununa yönelik hem de “içinde bulunduğumuz koşullara rağmen” günlük yaşamın iyileştirilmesi için birçok ortak çalışmayı yürüttüklerini ifade etti.
2017’den beri durmuş olan müzakerelerin yeniden başlaması için çaba gösterilmesi gerektiğine AKEL’in inanmaya devam ettiğini ve bu görüşü savunmayı sürdüreceğini söyleyen Stefanu özellikle 2008’den itibaren oluşan tüm müzakere müktesebatının değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, çözüm hedefine ulaşmak için bunun gerekli olduğunu kaydetti.
Ayrıca çözüm fikrini ortak faaliyetler aracılığıyla iki toplumda da nasıl öne çıkarabileceklerini de görüştüklerini söyleyen AKEL Genel Sekreteri Stefanu çözüm çabasının toplumun tarafından desteklenmesi gerektiğini belirterek, sürdürecekleri diyalog çerçevesinde bu yönde somut adımların atılması konusunda da hemfikir olduklarını dile getirdi.
Kıbrıslıtürk sendikalar adına yaptığı açıklamada DEV-İŞ Genel Başkanı Semih Kolozali bu görüşmenin sadece samimi bir görüşme olmadığını, aynı zamanda ortak geleceği birlikte inşa etme arzularının temeli olduğunu da söyledi. Kıbrıs sorununun sadece siyasi bir sorun değil, aynı zamanda adanın her iki tarafında da hem ekonomik ve kültürel açıdan hem de emekçilerin hakları açısından önemli bir engel olduğunun altını çizen Kolozali “Mevcut statükonun devam ettiği her günün, Kıbrıslıtürklerin ve Kıbrıslırumların geleceğinden çalınan bir gün olduğunu çok iyi biliyoruz. Kıbrıs sorununun tek çözümünün BM parametreleri çerçevesinde siyasi eşitliğe dayalı iki bölgeli iki toplumlu bir federasyon olduğu konusunda hemfikiriz” diye ekledi.
“Siyasi bölünmüşlük egemen güçler tarafından toplumu ayrıştırmak için ayrımın her iki tarafta da toplumları ayırmak için kullanılsa da madalyonun diğer yüzünde ekonomik gerçekler farklı bir durumu ortaya koymaktadır. Emek sömürüsünün milliyeti olmadığı ortadadır. Küresel ve yerel ekonomik istikrarsızlıklar her iki toplumda da enflasyon baskıyı artırmakta ve işçi sınıfının alım gücünü ciddi şekilde aşındırmaktadır” diyen DEV-İŞ Genel Başkanı Semih Kolozali “bizlere ve sendikalarımıza düşen tarihi görev sadece kendi bölgelerimizde hal arayışıyla sınırlı kalmamak, yapay sınırları sınıf bilinciyle aşarak, ortak sorunlara ortak mekanizmalar geliştirmektir” diyerek sözlerine devam eden Kolozali emekçilerin haklarını korumaya devam etme, adil, güvenceli ve insan onuruna yakışır çalışma koşullarını sağlamak konusundaki kararlılıklarını vurguladı.
Semih Kolozali “En nihayetinde, Kıbrıs’ın birleşik, barışçıl bir federasyon çatısı altında yeniden birleşmesi için sonuna kadar tüm gücümüzle ve samimiyetle çalışma kararlılığımızı beyan etmek isteriz” diyerek sözlerini tamamladı.

Ceza Yasalarına Karşı Dayanışmayı BüyüteceğizUBP-DP-YDP hükümeti ve meclis çoğunluğu, günlerdir kamuoyunda ciddi tartışm...
19/05/2026

Ceza Yasalarına Karşı Dayanışmayı Büyüteceğiz
UBP-DP-YDP hükümeti ve meclis çoğunluğu, günlerdir kamuoyunda ciddi tartışmalara neden olan Ceza Muhakemeleri Usulü düzenlemesi, toplumdan yükselen itirazlara rağmen aynı dayatmacı anlayışla ilerletmeye çalışmaktadır. Basın özgürlüğünü, düşünce, ifade özgürlüğünü ve halkın haber alma hakkını doğrudan ilgilendiren böylesine kritik bir konuda toplumun örgütlü yapılarının görüşlerini yok saymak, demokratik katılım ilkesini açıkça ihlal etmektedir.

Cumhurbaşkanı tarafından yeniden değerlendirilmek üzere Meclis’e geri gönderilen Ceza Muhakemeleri Usulü düzenlemesinin, 20 Mayıs tarihinde Hukuk, Siyasi İşler, Dışilişkiler ve Savunma Komitesi’nde yeniden görüşülecek olmasına rağmen, süreçten doğrudan etkilenecek basın emekçilerinin ve ilgili basın örgütlerinin bir kez daha dışlanması kabul edilemezdir.

Bugüne kadar sendikalar, basın örgütleri, hukuk çevreleri, demokratik kitle örgütleri ve siyasal partiler tarafından yapılan açıklamalarda da vurgulandığı üzere, söz konusu düzenleme yalnızca teknik bir hukuk değişikliği değildir. Bu düzenleme, toplumun haber alma hakkını, eleştirel düşünceyi ve kamusal denetim mekanizmalarını doğrudan etkileyecek ciddi sonuçlar yaratma potansiyeli taşımaktadır.

Özellikle gazetecilik faaliyetlerinin cezai baskı tehdidi altına sokulması, kamu yararına yapılan haberlerin, araştırmacı gazeteciliğin ve eleştirel yayıncılığın baskılanmasına neden olacaktır. Böylesi bir ortamda gazeteciler, yalnızca haber yaptıkları için soruşturma ve ceza tehdidiyle karşı karşıya kalacak, bu durum ise toplumda oto sansürü yaygınlaştıracaktır.

Basın üzerinde yaratılacak baskı yalnızca basın emekçilerini değil, toplumun tamamını etkileyecektir. Halkın gerçeklere ulaşma hakkının zayıflatılması, yolsuzlukların, usulsüzlüklerin, kamu yararına aykırı uygulamaların görünmez hale gelmesine neden olacaktır. Demokratik toplumlarda basın, kamunun gözü ve kulağıdır. Bu alanın baskı altına alınması, demokratik denetim mekanizmalarının da zayıflatılması anlamına gelmektedir.

Ayrıca ilgili düzenlemenin muğlak ve geniş yorumlara açık ifadeler içermesi, hukuk güvenliği açısından ciddi sakıncalar yaratmaktadır. Yasaların belirsiz hale getirilmesi, ifade özgürlüğünü kullanan her yurttaşın potansiyel olarak suçlama tehdidi altında bırakılması anlamına gelir. Bu ise yalnızca gazeteciler için değil, sosyal medya kullanıcılarından aktivistlere, sendikacılardan yurttaşlara kadar toplumun geniş kesimleri üzerinde baskı yaratacaktır.

Özellikle basın örgütlerinin ve ilgili kesimlerin yeniden komite çalışmalarına çağrılmaması, hükümetin eleştirileri dikkate almak yerine yalnızca şeklen bir “yeniden değerlendirme” görüntüsü yaratmaya çalıştığını göstermektedir. Eğer gerçekten hukuki hassasiyet, toplumsal uzlaşı ve demokratik meşruiyet gözetilseydi, süreç şeffaf, katılımcı ve çoğulcu bir anlayışla yürütülürdü.

Ancak UBP-DP-YDP hükümeti, halkın itirazlarını dinlemek yerine kapalı kapılar ardında yasa geçirme anlayışında ısrar etmektedir. Demokratik toplumlarda böylesine önemli düzenlemeler, ilgili kesimler dışlanarak, eleştiriler yok sayılarak ve oldu-bitti yöntemleriyle hayata geçirilemez.

Bizler, sendikalar, demokratik kitle örgütleri, basın örgütleri ve siyasal partiler olarak; basın özgürlüğünü, ifade özgürlüğünü ve halkın haber alma hakkını savunmaya devam edeceğimizi bir kez daha vurguluyoruz. UBP-DP-YDP hükümetini ve meclis çoğunluğunu, toplumdan yükselen tüm itirazlara rağmen bu düzenlemeyi oldu bittiye getirerek geçirme ısrarından vazgeçmeye; ilgili tüm kesimlerin katılımıyla şeffaf, demokratik ve katılımcı bir süreç yürütmeye ve ilgili yasadaki 23B numaralı yasa maddesini geri çekmeye çağırıyoruz.

Basın-Sen
BES
Dev-İş
Güç-Sen
HAKSEN
KTAMS
KTOEÖS
KTÖS
Maliye-Sen
Tel-Sen
Tıp-İş
Türk-Sen

Baraka Kültür Merkezi
ESPA
Federal Çözüm için Barış ve Demokrasi İnisiyatifi
Kıbrıs Edebiyat Derneği
Kıbrıs Türk Gazeteciler Birliği
Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği
Liberal Demokrasi Hareketi
Yeşil Barış Hareketi

Bağımsızlık Yolu
Halkın Partisi
Toplumcu Demokrasi Partisi
Yeni Kıbrıs Partisi

DEV-İŞ’lilere WELLCARE HEALTH CLINIC'de Özel Avantaj!Değerli Üyelerimiz;Devrimci İşçi Sendikaları Federasyonu (DEV-İŞ) i...
18/05/2026

DEV-İŞ’lilere WELLCARE HEALTH CLINIC'de Özel Avantaj!
Değerli Üyelerimiz;

Devrimci İşçi Sendikaları Federasyonu (DEV-İŞ) ile WELLCARE HEALTH CLINIC arasında imzalanan yeni iş birliği protokolü sayesinde, tüm üyelerimiz ve birinci derece yakınları WELLCARE HEALT CLINIC bünyesinde sunulan laboratuvar hizmetlerinden özel indirimlerle faydalanabilecektir.
Sağlıklı günler diler, bu önemli avantajdan yararlanmak için sendika üyelik belgeleriniz ile başvurabileceğinizi hatırlatırız.

Dev-İş’e bağlı Devrimci Genel İş Sendikası ile Boğaz Endüstri Madencilik LTD. (BEM LTD.) arasında yeni toplu iş sözleşme...
07/05/2026

Dev-İş’e bağlı Devrimci Genel İş Sendikası ile Boğaz Endüstri Madencilik LTD. (BEM LTD.) arasında yeni toplu iş sözleşmesi imzalandı.
Dev-İş Genel Başkan’ı Semih Kolozali’nin BEM LTD. ‘de yeni toplu iş sözleşmesi imzalanması ile alakalı açıklaması;
Burada sadece bir toplu iş sözleşmesi imzalamak için değil, aynı zamanda ülkemiz çalışma hayatı için örnek teşkil edecek bir sosyal diyalog başarısını taçlandırmak için bir aradayız.

Özel sektörde örgütlülüğün maalesef yok denecek kadar az olduğu ülkemizde, uzun yıllardır karşılıklı uzlaşı ve sarsılmaz bir güvenle yürüdüğümüz bu yol çok değerlidir. Bu yapıcı sürecin sürdürülmesindeki vizyoner tutumu ve emeğe verdiği değer dolayısıyla BEM LTD Direktörü Sayın Erhan Bolkan’a ve ekibine içtenlikle teşekkür ederiz.

Şunu her platformda vurgulamaya devam edeceğiz: Özel sektörde sendikalaşma işverenler için bir tehdit değil, aksine iş barışının en güçlü teminatıdır. Sendika; iş uyuşmazlıklarının çözümünde ortak akıl geliştiren, çalışma huzurunu sağlayan ve sosyal diyaloğu kurumsallaştıran stratejik bir paydaştır. BEM LTD ile imzaladığımız bu sözleşme, doğru iletişim kanalları açık tutulduğunda işçi ve işverenin ortak hedeflerde nasıl başarıyla buluşabileceğinin en somut örneğidir.

Sayın Erhan Bolkan ve BEM LTD nezdinde vücut bulan bu değerli iş birliğinin, özel sektördeki diğer tüm işletmelere örnek olmasını temenni ediyor; toplu iş sözleşmemizin tüm emekçilerimize hayırlı olmasını diliyoruz

BEM LTD. Direktörü Erhan Bolkan’ın açıklaması
Şirketimiz olarak çalışanlarımızla kurduğumuz güvene dayalı çalışma kültürünün en önemli göstergelerinden biri olan toplu iş sözleşmesi geleneğimizi bu yıl da sürdürmenin gururunu yaşıyoruz. Yaklaşık 30 yıldır kesintisiz olarak çalışanlarımızın temsilcileriyle bir araya gelerek toplu iş sözleşmesi imzalıyor olmamız, kurum kültürümüzün temelinde yer alan karşılıklı saygı, sosyal diyalog ve ortak akıl anlayışının en somut göstergelerinden biridir.

Bu süreçte çalışanlarımızın temsiliyeti Devrimci Genel İş Sendikası tarafından yürütülmektedir. Sendika temsilcileriyle karşılıklı anlayış ve yapıcı diyalog çerçevesinde gerçekleştirdiğimiz görüşmeler sonucunda yeni toplu iş sözleşmemizi imzalamış bulunuyoruz.

Özellikle vurgulamak isterim ki özel sektörde toplu iş sözleşmesi yapmak her şirket için yasal bir zorunluluk değildir. Buna rağmen şirketimiz, çalışanlarıyla kurduğu ilişkiyi yalnızca bireysel iş sözleşmeleriyle sınırlı görmeyen; çalışanlarının söz hakkını önemseyen ve kurumsal gelişimin çalışanlarla birlikte mümkün olduğuna inanan bir anlayışı benimsemektedir. Bu nedenle toplu iş sözleşmesi sürecini bir zorunluluk değil, bilinçli bir tercih ve kurumsal sorumluluk olarak görüyoruz.

Biz sendikaları hiçbir zaman bir külfet olarak görmedik. Aksine sendikalar, çalışanların taleplerinin sağlıklı biçimde ifade edilmesini sağlayan, işveren ile çalışan arasında güçlü bir iletişim köprüsü kuran ve çalışma barışını kalıcı hale getiren önemli yapılardır. Sağlıklı bir sosyal diyalog ortamı yalnızca çalışanların haklarını korumakla kalmaz; kurumların daha güçlü, daha sürdürülebilir ve daha verimli bir yapıya ulaşmasına da katkı sağlar.

Otuz yıldır sürdürdüğümüz bu yaklaşımın şirketimizi daha güçlü bir kurum haline getirdiğine inanıyoruz. Çünkü biliyoruz ki gerçek başarı, çalışanlarıyla birlikte büyüyen ve onların sesine değer veren kurumlarla mümkündür.

Bu vesileyle sürecin yapıcı ve olumlu bir şekilde ilerlemesine katkı sağlayan Semih Kolozoğlu, Devrimci Genel İş Sendikası Başkanı, başta olmak üzere tüm sendika temsilcilerine ve emeğiyle şirketimizi büyüten çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum.

Bugün imzaladığımız toplu iş sözleşmesinin sadece şirketimiz için değil, özel sektörde faaliyet gösteren diğer kurumlar için de olumlu bir örnek olmasını temenni ediyor, imzaladığımız yeni sözleşmenin şirketimiz ve tüm çalışanlarımız için hayırlı olmasını diliyorum.

Devrimci İşçi Sendikaları Federasyonu olarak bu yasayı yalnızca bir “hukuk düzenlemesi” olarak değil, aynı zamanda siyas...
05/05/2026

Devrimci İşçi Sendikaları Federasyonu olarak bu yasayı yalnızca bir “hukuk düzenlemesi” olarak değil, aynı zamanda siyasal iktidarın eleştirel sesleri bastırma girişimi olarak görüyoruz. Özellikle masumiyet karinesi gerekçe gösterilerek gazeteciliğin kriminalize edilmesi, gerçekte kamu yararını değil, güç sahiplerini koruma amacını taşımaktadır.

Bu düzenleme ile birlikte gazeteciler; yolsuzluk, rüşvet, usulsüzlük gibi toplumun doğrudan ilgilendiği davaları haber yaptıkları için hapis tehdidi ile karşı karşıya bırakılmaktadır. Bu durum yalnızca basın emekçilerine değil, gerçeği bilme hakkı olan halka karşı da bir tehdittir. Çünkü basının susturulduğu yerde, halkın sesi de susturulur.

Bugün bu yasa ile yapılmak istenen açıktır: Siyasi ve ekonomik gücü elinde bulunduranların yargı süreçlerinin görünmez kılınması, kamuoyunun gerçeklerden koparılması ve hesap sorulamaz bir düzenin inşa edilmesidir. Bu bir tesadüf değil, bilinçli bir tercihtir.

Bizler biliyoruz ki; özgür basın olmadan demokrasi olmaz. Gerçeklerin yazılamadığı, gazetecilerin susturulduğu bir ülkede adalet de, eşitlik de, halk iradesi de yok olur.

Yaşasın 1 Mayıs ✌️
01/05/2026

Yaşasın 1 Mayıs ✌️

Alın teriyle üretime, emeğiyle geleceğe katkı sunan tüm işçi ve emekçilerimizin 1 Mayıs İşçi ve Emekçi BayramıKutlu olsu...
01/05/2026

Alın teriyle üretime, emeğiyle geleceğe katkı sunan tüm işçi ve emekçilerimizin 1 Mayıs İşçi ve Emekçi Bayramı
Kutlu olsun

Bir Devrimin Kalbine Yolculuk: "BEN FİDEL" Girne’de! " BEN FİDEL" oyunu DEV-İŞ, Tiyatro Kavuk ve Girne Tiyatro SU, KIBRI...
28/04/2026

Bir Devrimin Kalbine Yolculuk: "BEN FİDEL" Girne’de!

" BEN FİDEL" oyunu DEV-İŞ, Tiyatro Kavuk ve Girne Tiyatro SU, KIBRIS HALLEDERİZ işbirliği ile 12 Haziran Cuma 20:30'da Girne Belediyesi Oda Tiyatrosu'nda sahnelenecek.

Tarihin akışını değiştiren bir lider, bir halkın umudu ve asla teslim olmayan bir ruh... Fidel Castro’nun fırtınalı hayatı, etkileyici bir performansla sahneye taşınıyor.
Yazan & Yöneten: Onur Erbilen
Oyuncu: Tolga Pancaroğlu
Sahneleyen: Tiyatro Kavuk

Tarih: 12 Haziran Cuma
️ Saat: 20:30
📍 Yer: Girne Belediyesi Oda Tiyatrosu
DEV-İŞ, Tiyatro Kavuk, Girne Tiyatro SU ve KIBRIS HALLEDERİZ işbirliğiyle gerçekleşecek bu unutulmaz geceyi kaçırmayın!

Bilet fiyatları 400 TL olup online olarak Kıbrıs biletcim.com üzerinden satın alınabilecek. Bu muhteşem oyunu kaçırmamak için yerlerinizi şimdiden ayırın..
Detaylı bilgi için Tel no: 05338212144
BEN FİDEL
Tek Perde / 75 Dk

Küba’nın efsanevi lideri Fidel Castro ve Küba Devrimi’ni konu alan BEN FİDEL, 2016 yılında
doksan yaşındayken aramızdan ayrılan Fidel Castro’nun hayatına değinmekle kalmayarak Küba Devrimi’nin mimarları Che Guavera, Camilo Cienfuegos, Raul Castro ve Celia Sanchez gibi efsanevi isimlere de yer veriliyor. Anlatıların geri planında ise 20. Yüzyıl’ın önemli olaylarını da görmek mümkün. ABD’nin Domuzlar Burnu Çıkarması, Füze Krizi, Soğuk Savaş, ağır ambargo, SSCB’nin dağılması ve emperyalizmin kıskacına rağmen özgür ve bağımsız bir Küba yaratan Fidel Castro’nun yer yer öz eleştiri de yaptığı oyunda, her şeye rağmen sınıfsız, adil ve sosyal bir ülke yaratmış olduğuna tanıklık ediyoruz.

Dünyada Fidel Castro üzerine yapılan ilk tek kişilik oyun olma özelliğini de taşıyan BEN FİDEL, emperyalizmin kıskacına rağmen ülkesinin bağımsızlığından ödün vermeyerek Küba halkının gönlünde “Büyük (Maximo) Lider” dünya halklarının gönlünde ise efsaneye dönüşmüş Fidel Castro’nun hayatı, Küba devrimi ve bağımsızlık mücadelesi günümüze de ışık tutmaya devam ediyor.

Peki Küba nasıl başardı?
Fidel’den dinleyelim…

Yazan & Yöneten: Onur ERBİLEN
Oynayan: M. Tolga PANCAROĞLU

Address

Şerabioğlu Sokak No:6 Arabahmet
Lefkosa
99010

Opening Hours

Monday 08:30 - 15:00
Tuesday 08:30 - 15:00
Wednesday 08:30 - 15:00
Thursday 08:30 - 15:00
Friday 08:30 - 15:00

Telephone

+903922272640

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Devrimci İşçi Sendikaları Federasyonu (DEV-İŞ) posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Organization

Send a message to Devrimci İşçi Sendikaları Federasyonu (DEV-İŞ):

Share

Category