Haksen

Haksen EŞİT HAK VE ADALET SENDİKASI'nın yaptığı tüm basın açıklamalarını, sosyal etkinlik ve organizasyonlarını bu sayfa ile takip edebilir ve bizlere ulaşabilirsiniz

Eşit Hak ve Adalet Sendikası

KKTC İstatistik Kurumu enflasyon rakamları açıklandı.
05/10/2026

KKTC İstatistik Kurumu enflasyon rakamları açıklandı.

Bir çocuk öldü.Annesi, geçinebilmek için temizlik işine gittiği evde çalışırken dört yaşındaki oğlunu kaybetti. Ardından...
30/09/2026

Bir çocuk öldü.
Annesi, geçinebilmek için temizlik işine gittiği evde çalışırken dört yaşındaki oğlunu kaybetti. Ardından anne, “dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu ölüme sebebiyet verme” suçlamasıyla tutuklandı. Yapılan muhaceret kontrolünde ise ülkede ikamet izni olmadan yaşadığı ortaya çıktı.
Bu ülkede bir kez daha bireysel dikkatsizlikle, talihsiz bir olayla ya da sıradan bir adli vakayla açıklanması mümkün olmayan politik bir cinayetle karşı karşıyayız. Tıpkı denizlerde, yollarda yaşamımızı yitirdiğimiz, şiddete kurban gittiğimiz diğer olaylarda olduğu gibi.
Bir anne neden çalışmaya giderken çocuğunu da yanında götürmek zorunda kalır?
Çünkü bu ülkede her annenin çocuğunu güvenle bırakabileceği ücretsiz, erişilebilir ve nitelikli kamusal kreşler yoktur.
Bir kadın neden kayıt dışı ve güvencesiz çalışmak zorunda kalır?
Çünkü emeğini satarak hayatını sürdürmeye çalışan kadınların önemli bir bölümü sosyal güvenlikten, iş güvencesinden ve sendikal örgütlülükten yoksun bırakılıyor.
Bir insan neden bir ülkede hiçbir yasal statüye sahip olmadan yaşayabilir ve çalışabilir hâle gelir?
Çünkü insanların bu ülkeye hangi koşullarda girdiğini, nasıl yaşadığını, nasıl çalıştığını ve hangi koşullarda kayıt dışına itildiğini denetlemeyen; insanları hayatta kalabilmek için güvencesizliğe mahkûm eden bir düzen vardır. Çünkü bu düzen, ucuz işçilik adı altında sömürebileceği göçmenlere ihtiyaç duyuyor.
Şimdi tüm bu güvencesizliklerin ve denetimsizliğin ortaya çıkardığı ağır sonuçlar karşısında eziliyoruz.
Bugün bu çocuk havuzda hayatını kaybetti. Yarın başka bir çocuk denetimsiz bir işyerinde, başka bir çocuk şiddetin içinde, başka bir çocuk yoksulluk nedeniyle korunaksız bir yaşamın içinde kaybolabilir. Kayboluyor da!
Kayboluyor çünkü güvenlik bireysel bir mesele değildir. Kadın cinayetlerinde, iş cinayetlerinde, yollarda ve sokaklarda yaşadığımız tüm felaketlerde olduğu gibi, çalışırken çocuğunu kaybeden bir annenin yaşadıklarında da güvenlik bireysel değil, politik bir meseledir.
Bu olayda esas anneyi değil, devleti de sorguluyoruz.
Çocukları koruyacak kamusal mekanizmaları kurmayan devleti.
Sosyal hizmetleri yeterli bütçe ve personelle güçlendirmeyen devleti.
Çocuk bakımını ailelerin, özellikle de kadınların sırtına bırakan devleti.
Kayıt dışı ve sendikasız çalışmayı önlemeyen devleti.
Ülkede yasal statüsü bulunmadan yaşayan bir kadının nasıl bu koşullara sürüklendiğini sorgulamayan devleti.
Ve tabii sormaya da devam ediyoruz: Bu çocuğun babası nerede?
Bir anne, çocuğunu dünyaya getirip büyütürken ve geçindirmeye çalışırken bütün sorumluluğu tek başına taşımak zorunda mı?
Bu kadın, çocuğuna bakabilmek, karnını doyurabilmek ve hayatını sürdürebilmek için çalışmaya gitmiş. Çocuğunu da yanında götürmüş. Peki çocuğun babasının sorumluluğu? Bir çocuğun bakımını, güvenliğini ve geçimini sağlamak yalnızca annenin görevi mi?
Bu ülkede kadınların çocuklarıyla birlikte hayatta kalmaya çalışırken yalnız bırakılmadığı; bakımın, geçimin ve çocukların güvenliğinin gerçekten ortak bir sorumluluk olduğu bir düzen kurulmalıdır.
TALEPLERİMİZ AÇIKTIR
Kamusal ve ücretsiz kreşler derhal yaygınlaştırılmalıdır.
Belediyeler ve hükümet edenler, her bölgede ücretsiz, erişilebilir ve nitelikli kamusal kreşlerin kurulmasını sağlamalıdır.
Sosyal hizmetlere ayrılan bütçe ve personel artırılmalıdır.
Çocukların ve ailelerin ihtiyaçlarını olay gerçekleştikten sonra değil, sorun ortaya çıkmadan önce tespit edip müdahale edebilecek güçlü bir sosyal hizmet sistemi kurulmalıdır.
Kayıt dışı ve güvencesiz çalıştırmaya son verilmelidir.
Temizlik, bakım ve ev hizmetlerinde çalışan emekçiler sosyal güvenceye, iş güvencesine ve insanca çalışma koşullarına kavuşturulmalıdır.
Sendikasız çalıştırma yasaklanmalıdır.
Özel sektörde çalışan işçilerin sendikalaşmasının önündeki engeller kaldırılmalı; sendikal örgütlenme gerçek bir hak ve güvence hâline getirilmelidir.
Göçmen işçiler kayıt dışılığa mahkûm edilmemelidir.
Devlet, insanların yasal statüleri, çalışma koşulları ve sosyal güvenlik hakları konusunda sorumluluğunu yerine getirmeli; göçmen kadınlar ucuz ve güvencesiz emeğin kaynağı hâline getirilmemelidir.
Çocukların yaşam hakkı için,
kadınların özgürlüğü için,
işçilerin güvenceli çalışma hakkı için,
kamusal hizmetler için
ve insanca bir yaşam için mücadele edeceğiz.
Kimsenin hayatta kalmak için çocuğunu, emeğini, bedenini ve hayatını riske atmak zorunda kalmadığı bir düzen istiyoruz ve bunu elde edene kadar susmayacağız.
HAKSEN adına
Serap Kedi
Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Sekreteri

Sağlık Bakanlığı, on farklı branşta 90 geçici personel alacağını duyurmuştur. İlan 28 Eylül’de yayımlanmış, son başvuru ...
29/09/2026

Sağlık Bakanlığı, on farklı branşta 90 geçici personel alacağını duyurmuştur. İlan 28 Eylül’de yayımlanmış, son başvuru tarihi 30 Eylül, mülakat tarihi ise 1 Ekim olarak belirlenmiştir. Ülke 6 Aralık’ta genel ve yerel seçimlere giderken böylesine büyük bir istihdamın bu kadar dar bir takvimle ve mülakatta adayların nasıl puanlanacağı açıklanmadan yürütülmesi kabul edilemez.

Sağlıkta personel eksikliği gerçektir. Hastaların zamanında ve nitelikli hizmet alması, sağlık emekçilerinin de ağır iş yükü altında bırakılmaması gerekir. Aynı şekilde iş arayan gençlerin çalışma hakkı da gerçektir. Bu iki büyük toplumsal sorun, seçim yaklaşınca hatırlanıp birkaç günlük ilanlarla çözülecek sorunlar değildir.

Hükümet, özellikle yeni hastanenin personel ihtiyacını gerekçe gösterebilir. Ancak bu ihtiyaç bir gecede ortaya çıkmamıştır. Açılması planlanan bir hastanenin hangi branşlarda kaç çalışana ihtiyaç duyacağı önceden hesaplanabilir. Kadrolar zamanında planlanıp Kamu Hizmeti Komisyonu aracılığıyla sınava dayalı, güvenceli istihdama açılabilirdi. Hükümet kendi planlama eksikliğini seçim öncesinde aceleyle geçici personel alma gerekçesine dönüştüremez.

Kamu Hizmeti Komisyonu, kamu görevine girişte eşit fırsatı ve liyakati sağlamak için vardır. Asıl ve sürekli personel ihtiyacı, güvenceli kadrolar açılarak bağımsız sınav süreçleriyle karşılanmalıdır. Geçici istihdama yasada tanınan imkân, bu yolu sürekli olarak aşmanın aracına dönüştürülmemelidir. Seçim öncesinde yalnızca mülakata dayanan, puanlama ve değerlendirme usulü önceden açıklanmayan bir alım, sonuç ne olursa olsun kayırmacılık kuşkusunu büyütür.

HAKSEN olarak hiçbir adayı hedef almıyoruz. Gençler iş istiyor; hastaneler ve sağlık merkezleri personel istiyor. Sorun, bu ihtiyaçların herkes için eşit ve güvenilir bir yöntemle karşılanmamasıdır. Kamu görevi bir siyasi lütuf değil, yurttaşların eşit koşullarda erişebilmesi gereken bir haktır.

Sağlık Bakanlığını 90 kişilik alımın mevcut takvimini durdurmaya; her branş ve bölge için ihtiyaç gerekçesini, gerekli uygunluk bildirimlerini, sınav yöntemini ve değerlendirme ölçütlerini açıklamaya çağırıyoruz. Gerçek ve acil hizmet ihtiyacı gecikmeden karşılanmalı; kalıcı ihtiyaçlar için Kamu Hizmeti Komisyonu üzerinden sınava dayalı, güvenceli kadro istihdamı başlatılmalıdır.

Halkın sağlığı da gençlerin geleceği de seçim hesabına sığmaz. Herkes için eşit hak, kamu istihdamında adalet istiyoruz.

Eşit Hak ve Adalet Sendikası (HAKSEN)

Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi'nde yatmakta olan Ekrem Ağırtaş için A+ kan aranmaktadır. Kan verebilecek olanların Ya...
28/09/2026

Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi'nde yatmakta olan Ekrem Ağırtaş için A+ kan aranmaktadır. Kan verebilecek olanların Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi'ne başvurmaları gerekmektedir.
İletişim: 05338734908 Serkan Ağırtaş

Değerli üyemiz,Eşit hak, adalet ve emek mücadelesinde omuz omuza geçen 10 yılı birlikte kutluyoruz.HAKSEN’in 10. Yıl Etk...
24/09/2026

Değerli üyemiz,

Eşit hak, adalet ve emek mücadelesinde omuz omuza geçen 10 yılı birlikte kutluyoruz.

HAKSEN’in 10. Yıl Etkinliği, 8 Ekim 2026 Perşembe günü 13.30-16.30 saatleri arasında Merkez Lefkoşa’da gerçekleştirilecektir.
Dayanışmamızı büyütmek, mücadelemizi geleceğe taşımak ve 10 yıllık emeğimizi birlikte selamlamak için sizleri aramızda görmekten büyük mutluluk duyacağız.

10 yıldır birlikte, 10 yıldır mücadelede!

Eşit Hak ve Adalet Sendikası - HAKSEN

“GEÇİT YOK!” MÜCADELESİ BELGESEL GÖSTERİMİ2025 yılında Disiplin Tüzüğü’ne karşı yürütülen ve toplumun farklı kesimlerini...
23/09/2026

“GEÇİT YOK!” MÜCADELESİ BELGESEL GÖSTERİMİ

2025 yılında Disiplin Tüzüğü’ne karşı yürütülen ve toplumun farklı kesimlerinin katılımıyla büyüyen “Geçit Yok!” mücadelesi, Baraka Kültür Merkezi tarafından hazırlanan belgeselle yeniden izleyiciyle buluşuyor.

HAK-SEN’in de katkı sunduğu belgeselde, sendikamızın yanı sıra KTÖS, KTOEÖS, Basın-Sen, veli hareketi, Kadın Eğitimi Kolektifi, Bağımsızlık Yolu ve Baraka Kültür Merkezi temsilcileri mücadele sürecine ilişkin tanıklık ve değerlendirmelerini aktarıyor.

Gösterimin ardından mücadele süreci ve bugüne bıraktıkları üzerine bir söyleşi gerçekleştirilecek.

📅 26 Eylül Cumartesi
🕢 19.30
📍 Baraka Lokali

Tüm üyelerimizin bilgisine.

HAKSEN

Bugün medyada yer alan, kamu hizmetlerinden pay alan bir taşeron şirket patronunun çalışanlara Başbakan ve UBP Genel Baş...
22/09/2026

Bugün medyada yer alan, kamu hizmetlerinden pay alan bir taşeron şirket patronunun çalışanlara Başbakan ve UBP Genel Başkanı Ünal Üstel’e oy verme şartı koştuğunu gösteren görüntüler, işsizliğe ve yoksulluğa mahkûm edilmiş halkımızın nasıl istismar edildiğini apaçık ortaya koymaktadır. Kendi yarattıkları yokluk düzeninden kendilerine servet devşiren patronlar, bu düzenin devamı uğruna rant düzeninin siyasi ayaklarını oluşturan partilere zoraki oy toplamaya çalışmaktadır. Seçimin kapıda olduğu bir dönemde insanların geçim kaygısının oy devşirme aracına dönüştürülmesi, taşeronluk ve güvencesizlik düzeninin siyasal sonuçlarını da gözler önüne sermektedir.

Okullardaki hademelik gibi kamusal ve sürekli bir hizmetin özel şirketlerin ucuz işçilik üzerinden kâr elde ettiği bir alana dönüştürülmesi, bugün karşı karşıya olduğumuz istismarın maddi zeminini oluşturmaktadır. Geleceksizleştirilen, işsizlik ve güvencesizlik sarmalı içerisinde ucuz iş gücü havuzuna dönüştürülen toplumun geniş kesimleri, insanca yaşayabilecekleri bir geçim kapısı ararken patronların iki dudağı arasına mahkûm edilmekte; şimdi de aynı güvencesizlik siyasi iradeleri üzerinde baskı kurmanın aracına dönüştürülmektedir.

Kamusal ve sürekli hizmetlerde çalışanlar kadrolu ve güvenceli biçimde istihdam edilmelidir. Kamu istihdamı; kişiyi ne bir patrona ne de siyasi iktidara bağımlı hale getirecek şekilde, liyakatli, herkese eşit erişilebilir, adil, şeffaf ve denetlenebilir bir sistem içerisinde gerçekleştirilmelidir. Kamu Hizmeti Komisyonunun temsil ettiği bağımsız, objektif ve denetlenebilir istihdam anlayışı kamudaki işçi alımlarında da esas olmalı; işe girmenin yolu parti bağlantısından, patron ilişkisinden veya siyasi sadakatten değil, herkese açık ve eşit koşullardan geçmelidir.

Ancak güvence yalnızca işe girişle sınırlı değildir. Çalışanların örgütlenme ve sendikal hakları da güvence altında olmalıdır. İşini kaybetme korkusuyla hakkını arayamayan, patronuna karşı ses çıkaramayan ve siyasi tercihlerini özgürce ortaya koyamayan bir emekçinin gerçek anlamda güvenceli olduğundan söz edilemez. Kadrolu istihdam, eşit ve adil işe alım ile sendikal örgütlenme hakkı bu nedenle birbirinden ayrı düşünülemez.

İstihdam bir lütuf, seçim yatırımı veya patronların dağıttığı bir ayrıcalık değildir. Kamu hizmetinde çalışma imkânının bütün yurttaşlara eşit koşullarda açık olması bir yurttaşlık hakkıdır. Devletin görevi insanları işsizlikle terbiye ederek patronlara ve siyasi iktidarlara bağımlı kılmak değil; çalışanın geçimini, onurunu, örgütlenme hakkını ve siyasi iradesini güvence altına almaktır.
HAKSEN (a)
Salih Erşangil
Başkan

HAKSEN 10 YAŞINDA!Eşit hak, adalet ve insan onuruna yaraşır bir yaşam mücadelesinde 10 yılı geride bırakıyoruz.Hak gaspl...
17/09/2026

HAKSEN 10 YAŞINDA!

Eşit hak, adalet ve insan onuruna yaraşır bir yaşam mücadelesinde 10 yılı geride bırakıyoruz.

Hak gasplarına karşı direndiğimiz, dayanışmayı büyüttüğümüz ve emeğin ortak sesini yükselttiğimiz bu 10 yılı hep birlikte kutluyoruz.

Tarih: 8 Ekim 2026 Perşembe
Saat: 13.30-16.00
Yer: Merkez Lefkoşa

10 yıldır birlikte, 10 yıldır mücadelede!

KORUNMA HAKKIMIZI KONUŞMAK İÇİN ÖLMEK ZORUNDA MIYIZ?Ülkemizde son bir hafta içinde iki kadın cinayeti işlendi. Devletin ...
14/09/2026

KORUNMA HAKKIMIZI KONUŞMAK İÇİN ÖLMEK ZORUNDA MIYIZ?

Ülkemizde son bir hafta içinde iki kadın cinayeti işlendi. Devletin en temel görevi halkın yaşamını, güvenliğini ve refahını güvence altına almaktır. Ancak Saliha Özkol ve Rukiye Tunçer arka arkaya öldürüldü. İki kadın daha öldürüldü. Şimdi sorulması gereken yalnızca faillerin nasıl cezalandırılacağı değil, bu kadınların neden korunamadığıdır.

Bir kadın öldürülmeden önce hangi mekanizmaların devreye girmesi gerektiğini sorgulamadan bu sistemi değiştirmek mümkün değildir. Failler elbette yargılanmalı ve hak ettikleri cezaları almalıdır. Ancak cinayetle sonuçlanan bu şiddet sarmalının sorumluları yalnızca cinayeti doğrudan işleyenler midir? Bir kadın öldürüldükten ve cinayet güya “aile dramı” olarak sunulduktan sonra faile ceza vermek, devletin sorumluluğunu yerine getirmesi için yeterli midir?

KADIN CİNAYETLERİ POLİTİKTİR.

Bunu söylüyoruz çünkü toplumsal cinsiyet eşitliğinde sınıfta kaldınız. Bunu söylüyoruz çünkü kadınlar şiddete maruz kalıp şikâyetçi olduklarında, etkin bir tahkikat yürütmek bir yana, çoğu zaman ifadelerinin sağlıklı ve güvenli koşullarda alınmasını dahi sağlayamıyorsunuz. Kadın cinayetleri politiktir diyoruz çünkü bu ülkede kadınların şiddetten uzaklaşabilmesini sağlayacak yeterli sayıda kadın sığınma evi yoktur. Bugün bir kadın şiddete maruz kaldığında, özellikle ekonomik olarak güçsüzse, ona failden uzaklaşabileceği güvenli bir yaşam alanı sunamıyorsunuz. Bu nedenle bu cinayetlerdeki siyasi ve idari sorumluluğunuzdan kaçamazsınız.

Kadınları korumak mı istiyorsunuz? Bir kadın şiddete ilişkin şikâyette bulunduğunda dosyayı rafa kaldırmak yerine etkin bir tahkikat yürütün. Kadına ihtiyaç duyduğu süre boyunca kalabileceği güvenli bir ortam sağlayın. Okullarda toplumsal cinsiyet eşitliğine ilişkin eğitimler verin. Koruma emirlerinin etkin biçimde uygulanmasını sağlayın ve bu emirlere uymayanlara caydırıcı yaptırımlar uygulayın. Polis teşkilatını, şiddet olaylarını “aile içi bir mesele” olarak değil, sistematik şiddetin bir parçası ve acil müdahale gerektiren bir suç olarak ele alacak şekilde eğitin.

HER İLÇEYE İVEDİLİKLE KADIN SIĞINMA EVİ AÇIN.

Sosyal hizmet kurumlarını risk analizi, izleme ve önleyici müdahale yapabilecek yetki, personel ve bütçeyle güçlendirin.

Biz, haberlerde “2026 yılında X sayıda kadın öldürüldü” denilerek birer istatistiğe indirgenmek istemiyoruz.

BİZ YAŞAMAK İSTİYORUZ.

Biz sizin öldürülen kadınların ardından yas tutmanızı değil, kadınlar hayattayken sorumluluğunuzu yerine getirmenizi istiyoruz. Biz öldürülen kadınların çocuklarına ve yakınlarına gönderdiğiniz taziye mesajlarını değil, bu cinayetleri önleyecek politikaları görmek istiyoruz. Biz kız kardeşlerimizin isimlerini bir haber sitesinde “cinayete kurban gitti” başlığı altında okumak istemiyoruz. Biz devletin bizi korumasını istiyoruz.

Biz okullarda toplumsal cinsiyet eşitliğine ilişkin dersler istiyoruz. Biz 7/24 aktif ve etkin çalışan bir şiddet destek hattı istiyoruz. Biz her ilçede kadın sığınma evi istiyoruz. Biz otellere verilen teşvikleri değil, kadına yönelik şiddeti önleme politikalarına ayrılan bütçeleri görmek istiyoruz.

BİZ ÖLMEK DEĞİL, KORUNMA HAKKIMIZI İSTİYORUZ.

Taleplerimiz karşılanana ve tüm sorumlular hesap verene kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.

HAKSEN (a)
Serap Kedi
Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Sekreteri

Address

Mehmet Akif Caddesi Salahi Çelik Apartmanı III. Kat Daire:5 Kumsal/Lefkoşa
Lefkosa
99010

Opening Hours

Monday 08:00 - 16:15
Tuesday 08:00 - 16:15
Wednesday 08:00 - 16:15
Thursday 08:00 - 17:30
Friday 08:00 - 16:15

Telephone

+905338250825

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Haksen posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Organization

Send a message to Haksen:

Shortcuts

Share