14/05/2026
İYİ PARTİ İSVİÇRE DIŞ TEMSİLCİLİĞİ KURUCU BAŞKANIMIZIN AÇIKLAMASI..
AVRUPA TÜRKLERİ'NE DUYURU..
Türkiye Cumhuriyeti Devleti, yıllarca alın teriyle Avrupa’da çalışan, emeğiyle birikim yapan, memleketine sevdalı milyonlarca Avrupa Türkü’nün hakkını, hukukunu ve kazanılmış emeğini korumakla yükümlüdür.
Bugün iktidarın “Avrupa Türklerine kolaylık sağlıyoruz” diyerek sunduğu düzenlemeler, ne yazık ki meselenin özünü perdelemeye yetmemektedir. Çünkü Avrupa Türklerinin gerçek sorunu; yıllarca gurbet ellerde çalışıp kazandıkları birikimlerin, Türkiye’de yatırım yaptıklarında ya da mal varlığı oluşturduklarında hem Türkiye’de hem de Avrupa ülkelerinde çeşitli mali yükümlülüklerle karşı karşıya kalmalarıdır.
Bu insanlar bu ülkeye döviz kazandırdı.
Bu insanlar Türkiye’ye ev aldı, arsa aldı, iş yeri açtı.
Bu insanlar çocuklarının geleceği için çalıştı, memleketine yatırım yaptı.
Fakat iktidarın yıllar içinde attığı yanlış adımlar, yapılan anlaşmalar ve denetimsiz mali düzenlemeler nedeniyle Avrupa Türklerinin kazanılmış hakları korunmak yerine tartışmalı hale getirildi.
Şimdi kalkıp “Yurt dışındaki birikimlerinizi Türkiye’ye getirin, vergi alınmayacak, devlet güvencesi olacak” demek, Avrupa Türklerinin yaşadığı esas mağduriyeti ortadan kaldırmaz. Çünkü mesele sadece para transferi meselesi değildir. Mesele; yıllardır emeğiyle, alın teriyle, namusuyla yaşayan Avrupa Türklerinin haklarının gerçekten korunup korunmadığı meselesidir.
Daha da vahimi şudur:
Bu düzenlemeler gerçekten Avrupa Türkleri için mi yapılmaktadır, yoksa Avrupa Türkleri bahane edilerek yıllardır Avrupa’da kaçak, sığınmacı ya da illegal yapılar içinde bulunan bazı çevrelerin sorgusuz sualsiz paralarını Türkiye’ye sokmasının önü mü açılmaktadır?
Bu soru son derece meşrudur.
İYİ Parti Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu’nun da dikkat çektiği gibi; “Varlık barışı” adı altında PKK’nın yurt dışındaki kaynaklarının Türkiye’ye sokulmasının önünü açabilecek her türlü düzenleme, milli güvenlik açısından da, hukuk devleti açısından da, kamu vicdanı açısından da son derece tehlikelidir.
Biz buradan açıkça soruyoruz:
Avrupa’da yıllardır alın teriyle çalışan Türk vatandaşlarının hakkını korumayanlar, bugün hangi samimiyetle Avrupa Türklerini hatırlamaktadır?
Yıllarca Avrupa Türklerinin çifte vergilendirme, sosyal güvenlik, emeklilik, yatırım ve mal varlığı sorunlarını görmezden gelenler, bugün neden bir anda “kolaylık” adı altında kapıları açmaktadır?
Bu düzenlemelerden gerçekten gurbetçi vatandaşlarımız mı yararlanacaktır, yoksa Avrupa’da terör örgütleriyle, illegal yapılarla, kara para düzenleriyle bağlantılı çevreler mi faydalanacaktır?
Devlet, namusuyla çalışan vatandaşının yanında olur.
Devlet, terör örgütlerine ve onların finans kaynaklarına kapı aralamaz.
Devlet, Avrupa Türkünü bahane ederek kirli paranın aklanmasına zemin hazırlayamaz.
Biz Avrupa’da yaşayan Türk vatandaşlarımızı çok iyi biliyoruz. Onlar bu ülkenin gururudur. Onlar Türkiye’nin Avrupa’daki yüz akıdır. Onlar yıllarca fabrikalarda, atölyelerde, iş yerlerinde çalışarak hem yaşadıkları ülkelere hem de Türkiye’ye katkı sunmuş insanlardır.
Bu insanların emeği, alın teri ve memleket sevgisi; hiçbir siyasi hesap için, hiçbir kirli düzenleme için, hiçbir karanlık yapının paravanı olarak kullanılamaz.
İYİ Parti olarak biz, Avrupa Türklerinin haklarının korunmasını sonuna kadar savunuruz. Ancak Avrupa Türkleri bahane edilerek terör örgütlerinin, illegal yapıların ve kara para düzenlerinin Türkiye’ye taşınmasına asla sessiz kalmayız.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti bir hukuk devletidir. Bu ülkeye giren her paranın kaynağı sorgulanmalıdır. Terörle, kaçakçılıkla, yasa dışı faaliyetlerle, kara para düzenleriyle bağlantılı hiçbir kaynak “varlık barışı” adı altında meşrulaştırılamaz.
Bugün yapılması gereken bellidir:
Avrupa Türklerinin kazanılmış hakları korunmalı, çifte vergilendirme mağduriyetleri giderilmeli, emeklilik ve sosyal güvenlik sorunları çözülmeli, Türkiye’de yaptıkları yatırımlar güvence altına alınmalıdır.
Ama bunun yolu; denetimsiz, sorgusuz, kaynağı belirsiz para girişlerine kapı açmak değildir.
Bunun yolu; şeffaflık, hukuk, denetim ve milli güvenlik hassasiyetidir.
Buradan iktidara sesleniyoruz:
Avrupa Türklerini siyasi kalkan olarak kullanmayın.
Gurbetçinin alın terini, karanlık paraların üzerini örtmek için perde yapmayın.
Türkiye’yi terör finansmanının ve kaynağı belirsiz paraların güvenli limanı haline getirmeyin.
Biz bu milletin emeğini de, alın terini de, devletinin itibarını da savunmaya devam edeceğiz.
Avrupa Türklerinin hakkı korunacaksa, bunu ilk savunacak olan biziz.
Ama Avrupa Türkleri bahane edilerek PKK’nın, illegal yapıların ve kara para düzenlerinin önü açılacaksa, bunun karşısında da en sert şekilde duracak olan yine İYİ Parti olarak biziz.
Çünkü bizim siyasetimiz; milletin emeğini, devletin onurunu ve Türkiye Cumhuriyeti’nin güvenliğini savunma siyasetidir.
Orhan Karaduman
İYİ Parti Gemlik İlçe Başkanı