Malatya Kültür Yaşam Derneği

  • Home
  • Malatya Kültür Yaşam Derneği

Malatya Kültür Yaşam Derneği Malatya Kültür Yaşam Derneği; 1977 yılından beri şehrimizin kadim kültürünün korunarak gelecek nesillere aktarılması amacıyla faaliyetler yürütmektedir.

KEŞKE RÜYA OLMASAYDI…          Malatya’dayım ve depremden sonra çarşı merkezde inşaat durumu nedir diye çarşı merkez ve ...
06/11/2024

KEŞKE RÜYA OLMASAYDI…

Malatya’dayım ve depremden sonra çarşı merkezde inşaat durumu nedir diye çarşı merkez ve Akpınara doğru yürüyorum.
Gördüklerim karşısında hayretten küçük dilimi yutacak gibiyim…
Akpınar ve çarşının hemen tüm bölgelerinde yeraltından çıkan su bilim adamlarının gözetiminde su ihtiyacı olan bölgelere direne edilmiş ve yıllarca “cünütlük” dediğimiz bölge sudan kurtulmuş ve fore kazık çakmaya gerek kalmadan inşaata uygun hale gelmiş!
Caddelerine araçların rahatlıkla girebildiği, yoğunluktan ve sıkışıklıktan eser kalmamış, park sorununun olmadığı, yeşil alanı bol, caddelerine güneş ışığının girdiği, kadınlarımızın rahatlıkla girip alışveriş yaptıkları geniş dükkanlardan oluşan merkezler oluşturulmuş!
Emlak Konut'un inşa ettiği bu bölgedeki ticari birimler ihlalli ve kaçak yapılaşmış halinin değil, tapu kaydındaki m2'leri baz alınarak düzenlenmiş, mevcut alanda bulunan dükkan sayısı artırılmamış ve sıkışıklık giderilmiş!
Malatya’da üç beş yıllık planlamalar değil en az yüz yıl sonrasının ihtiyaçlarına cevap verecek planlar yapılmış, her geçen gün artış gösteren trafik sorununa çözümler bulunmuş, Battalgazi ve Yeşilyurtta Ticari alt merkezler oluşturulup, torunlarımıza bırakacağımız kültür dolu bir kent oluşturulmuş!
Malatya’yı yönetenler bizi biz yapan değerler olan, Kent kimliği ve Kent kültürü üzerinde uzun uzun düşünerek şehrin ruhunu yitirmemesi için ona göre bir şehir inşa etmişler!…
Geçmişle bağımızı koparmamak adına, Akpınarda, 1730 yılında yaptırılan, taş işçiliğinin nadide örneklerinden Kapalı çarşının küçük bir örneği olan, içinde 26 adet dükkan üç adet çeşme ve ortasında şadırvan ile bir havuz bulunan, güney tarafında ise gerek deve gerek at, eşek, katır gibi dönemin nakliye hayvanlarının muhafaza edilip, yemlendiği bir bölüm ve yabancı tacirlerin konaklaması için bir han bulunan buram buram tarih kokan kapalı çarşımız Bedesten yapılmış yerli ve yabancı turistler hayran hayran geziyor ve alışveriş yapıyor.
Darüs-sade ağası İsmail Ağanın 1627 yılında yaptırdığı eski Çınarlı Caminin bir kopyası yapılmış, 1900 lü yılların başında yaptırılan Şirket Hanın bile küçük bir örneği kondurulmuş, Vilayet-i Ayan Reisi Hacı Bektaş tarafından 1763 yılında yaptırılan Söğütlü Cami vakıf arazisi olan kendi yerinde aslına uygun olarak yapılmış, önündeki Caminin silüetini kapatan yapılara izin verilmemiş ve cami tüm ihtişamıyla ortaya çıkmış!
Malatya kimliği öne çıkarılmış, şehrin ruhu yeniden kazanılmış, insanımızın şehrine aidiyeti artmış, bunu gören Malatyadan ayrılanlar geri dönmüş ve demografik yapının değişmesine izin verilmemiş.


Gözlerimi açtığımda tarifsiz bir mutluluk duygusu ile doluydum. Salt mutluluk ile ifade edilmeyen bir durumdu benimki. Mutlu huzurlu coşkulu ve neşeliydim. Nasıl olmayayım şehrim önümüzdeki yüz yıla emin adımlarla gidecekti.
Yorganın ağırlığını hissedip usulca kaldırınca gerçeği anladım …

22/10/2024
MIŞ GİBİ YAPANLARA!…         GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE ŞEHRİMİZDE YAŞANAN KRİZLERE BAKTIĞIMDA, HİÇ BİR KRİZİN DOĞRU YÖNETİLMEDİ...
17/10/2024

MIŞ GİBİ YAPANLARA!…

GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE ŞEHRİMİZDE YAŞANAN KRİZLERE BAKTIĞIMDA, HİÇ BİR KRİZİN DOĞRU YÖNETİLMEDİĞİNİ VE HİÇ BİR KRİZİN FIRSATA ÇEVRİLEMEDİĞİNİ RAHATLIKLA SÖYLEYEBİLİRİM…!

Bir yazımda şöyle demiştim;
6 Şubat 2023 depremi ile yıkılan ve büyük tahribat gören şehrimiz yeniden planlanlanırken, yapılacak olan yeni planlama ile bu talihsiz olay fırsata çevrilebilir!
Malatya uzun yıllar süregelen yanlış uygulamalar nedeni ile, kültürel yapısına ve kimliğine aykırı yapılaşmaya maruz kalmış ve birçok değerini kaybetmiştir.
Öncelikle günümüz şartları ve ilerisi düşünülerek; ulaşımla ilgili yapılacak çalışmada yaya ve taşıt trafiğini doğru düzenlemelidir… ( raylı sistem, geniş yollar, otopark, meydanlar, yeşil alanlar gibi)
Demiştim…
"Hedefi olmayan gemiye hiçbir rüzgar yardım edemez…
Diye devam etmiştim.
Bu sözü insan hayatından, kent yönetimine, kent yönetiminden ülke yönetimine birçok alanda uygulayabilirsiniz .
Sözün açılımı:
Öncelikle bir yol haritanız olacak, nasıl bir şehir istiyoruz ona karar verdikten sonra o yol haritasının önderliğinde hedefe adım adım ulaşacaksınız.
Öncelikle kenti yönetenlerin ve Malatya’lıların bir an önce şehrimizin kimliğini belirleyip nasıl bir kent olacağına karar vermeleri ve Malatya’yı inşa etmek için çalışmalarını ona göre yapmaları gerekir.
Kent kimliği ve Kent kültürü üzerinde en çok durulması gereken konuların başında gelir.
Çünkü bizi biz yapan o değerlerdir… Çünkü kimliği ve kültürü korunmamış şehirler ruhsuz şehirlerdir ve ruhsuzlaşan şehir de bir süre sonra anlamını ve işlevini yitirir ölmeye başlar…
Bu yüzden çarşı merkezde uygun yerlere geçmişte var olan kültür varlıklarımız;
Taş işçiliğinin nadide örneklerinden Kapalı çarşının küçük bir örneği olan, içinde 26 adet dükkan üç adet Çeşme ve ortasında şadırvan ile bir havuz bulunan, güney tarafında ise gerek deve gerek at, eşek, katır gibi dönemin nakliye hayvanlarının muhafaza edilip, yemlendiği bir bölüm ve yabancı tacirlerin konaklaması için bir han bulunan buram buram tarih kokan kapalı çarşımız Bedesten (1730),
Darüs-sade ağası İsmail Ağanın yaptırdığı eski Çınarlı Cami(1627),
1900 lü yılların başında yaptırılan Şirket Han,
Vilayet-i Ayan Reisi Hacı Bektaş tarafından 1763 yılında yaptırılan Söğütlü Cami gibi tarih ve geçmişimizi hatırlatan kültür varlıklarımızın yapılması hafızayı tazeleme adına elzemdir”.
Demiştim…
Ayrıca;
Çarşı merkezinin neden bu kadar tahribat aldığını hiç düşündünüz mü?
Diye sorup;
Çünkü burası Malatya tabiriyle “cünütlük” yani altı tamamen su. Bu suyu başka bir tarafa kanalize etmeden çarşıda inşaata başlamanın doğru olmayacağını yazmıştım.
Yeni çarşı bu sorunlardan hangisine çözüm buluyor merak ediyorum.
Bakan geldiğinde Malatya seninle gurur duyuyor diye slogan atan hemşehrilerime soruyorum!
Keşke, Sayın bakanım bu bölgenin altı hala su, bu zemine inşaat yapmak doğru mu? Diye sorsaydınız…
Malatya’da olmayan bakırcılar için çarşı yapmakla işe başlamanız ve sanayi sitesindeki hurdacıları bu çarşıya dahil etmeniz hiç doğru değil deseydiniz….
Hurdacıların bakırı çıkartmak için yaktıkları kabloların simsiyah dumanının nasıl zehir olup havaya karıştığını anlatsaydınız…
Keşke bu şehir için çırpınan insanları, STK ları neden dinlemiyorsunuz deseydiniz…
…Mış gibi yapmayı bırakın deseydiniz.
Yine aynı yoğunlukta ve sıkışıklıkta, caddelerine güneş ışığının girmediği ve kışın buzların erimediği, caddelerinde bir aracın zor geçtiği, kadınların girmekte imtina ettikleri yeni bir merkez oluşturulması ne kadar doğru olur deseydiniz.
Emlak Konut'un inşa edeceği bu bölgedeki ticari birimlerin ihlalli ve kaçak yapılaşmış halinin değil, tapu kaydındaki m2'leri baz alınarak düzenlenmesi, mevcut alanda bulunan dükkan sayısının artırılmaması, aksi halde sıkışıklığın iyice artacağını söyleseydiniz.
Malatya’nın üç beş yıllık planlamalara değil en az yüz yıl sonrasının ihtiyaçlarına cevap verecek planlara ihtiyacı olduğunu anlatsaydınız…
Malatya kimliği öne çıkarılmayan ruhsuz bir şehir inşa edildiğinde insanımızın şehrine yabancılaşacağını, gidenlerin dönmekte zorlanacağını ve demografik yapının hızla değişeceğini anlatsaydınız…
… Mış gibi yapıyorsunuz deseydiniz…

Giydiğiniz siyaset ve partizanlık elbisesini bir an için çıkarıp Malatyalılık giysisini giydiğiniz, Malatya’nın tüm siyasi mülahazaların üzerinde olduğunu idrak ettiğinizde…
Malatya kurtuluş yolunda adım atmaya başlayacaktır…
Tüm yetkililere sesleniyorum vebaliniz çok büyük.
Selam ve geçmişler olsun Malatya’yı tüm siyasi mülahazaların üzerinde gören has Malatyalılara…

FASTFOOD              Bizim çağalığımızda, yırtık giymek ayıp karşılandığı gibi, ayakta yemek yemek de çok hoş karşılanm...
12/10/2024

FASTFOOD
Bizim çağalığımızda, yırtık giymek ayıp karşılandığı gibi, ayakta yemek yemek de çok hoş karşılanmazdı.
Yamalıklı gezebilirdiniz ama yırtık gezemezdiniz.
Yani yeni tabirle;
-"Yamalıklı gezmek in"
-"Yırtık gezmek out"
Şimdilerde Fastfood dedikleri, Amerikanvari yemek usulü, ülkemize girdiğinden beri sokakta yemek yemek moda oldu. Eskiden sokakta yemek hem ayıp hem de günah sayılırdı.
Unuttunuz mu? Analarınızın;
-"Çağam, ayağhda yemen, şeytan garnınızdan götürür" dediği günleri.
Biz de şeytan götürmesin diye, oturarak yemeye özen göstermez miydik?
Bir de analarımız, ekmeğin nimet olduğunu, yere dökmenin çok günah olduğunu bize sürekli anlatırlardı.
-"Çağam, nametleri yere tökersen, nan'a möhtaç olursun"
-"Ağhrette onları kirpiklerinnen toplarsın"
-"Allah, o nametleri elinden alır" demezler miydi?
Düşünceli insanlardı vesselam, yokluk görmüşlerdi çünkü. "Yokluk görmek" çok önemli bir kavramdı. Yeni yetme çağalar yokluk kavramını sadece lugatlarda görüyorlar.
Onlar şekerin yokluğunda çayı pekmezle içen bir nesildi.
Onun için herkesin önünden geçerek eve bir şeyler getirmek, hele insanların gözüne bakarak, aç mıdır tok mudur demeden, parası var mıdır yok mudur demeden bir şeyler yemek hiç affedilir şeyler değildi.
Rahmetli böyganamın;
-"Çağam yolda bi şey yeme, hah'ın nefsi galır" (hah, el alem demek)
-"Çağam ekmek bile alsan, bişeye sar getir" dediği günleri hala hatırlarım.
Şimdi, kim kime, dum duma, sokakta lahmacundan, nohutlu pilava kadar her şey gayet rahatlıkla yeniyor, yenmeyen bir çorba kalmıştı, Allah'a şükür o da şekil değiştirdi, pet bardaklara girdi ve çorba da sokağa çıktı!!!
Yerlere dökülmüş, saçılmış, gelen geçen o nimetlere basmış kimin umurunda.
Ya o sosyal medyada yediği yemekleri, yediği etleri paylaşan insanlara ne demeli.
Evimizde pişen yemeğin kokusu komşuya gitmesin diye, pencereyi açmayan bir toplumduk. Eğer yemek kokusu gitmişse, birer tabak da komşulara gönderen bir nesildik.
Nerede kaldı bu hassasiyetlerimiz?
Nerede kaldı bu zarif insanlarımız?
Hasıl-kelam, ayakta yemek modası almış başını gitmiş, vahşi kapitalizmin karşısında, maalesef boynumuz kıldan ince!
Bari insanımız ne yediğini bilse, gam yemeyeceğim!
Ortalık domuz, at, eşek etinden geçilmiyor…
Eskiden yokluk vardı, şimdiki gibi bir çok şeyi bulma şansımız yoktu ama ahlak vardı, şükretmeyi biliyorduk, elimizdekilerle mutlu olmayı becerebiliyorduk, bizden üsttekilere değil, bizden alttakilere bakmayı becerebildiğimiz için herkese güzel nazarla bakmayı başarabiliyor ve huzur içinde yaşıyorduk.
Onun için her kesimden dostumuz arkadaşımız vardı,
Şimdiki yeni yetme çağalarda arkadaşlık hak getire, her şeyleri sanal olduğu gibi arkadaşlıkları bile sanal.
Selam olsun Malatya'mın güzel insanlarına...

28/09/2024

Kültür ve Yaşam Derneği Başkanı, Malatya Sevdalı Yazar Atilla KANTARCI’nın muhteşem anlatımı ile Zöhre Anadan Mektup Var adlı çalışması..

Address


Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Malatya Kültür Yaşam Derneği posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Organization

Send a message to Malatya Kültür Yaşam Derneği:

  • Want your organization to be the top-listed Non Profit Organization?

Share