07/29/2025
KIRIMLI PORTRELERDEN
FEVZİ AKKAYA
Feyzi Akkaya kimdir?.. “O, Türkiye’nin gelmiş geçmiş en yetenekli mühendislerinden biridir” dersek, abartmış sayılmayız… Yeteneğinin hakkını henüz üniversite yıllarındayken, arkadaşları, ona taktıkları lakapla vermişti: “Reis Feyzi”. Bu lakap, meslek hayatı boyunca onu takip etti. Kariyerini noktaladığında ise, ona yapılan yakıştırmalardan biri, “Modern Mimar Sinan”dı!
Ancak, bir meslektaşının yapmış olduğu isabetli tanımlamayla, o bir aysberg gibiydi; yani sadece üstün nitelikli bir mühendis değildi. Aynı zamanda tulumunu giyip eline kaynak makinesini almaktan çekinmeyen bir işçi, literatüre geçmiş icatlarıyla bir mucit, dünyaya kafa yoran bir entelektüel, bir ömür boyu lüksten kaçmış sade bir kişilik, bir doğa aşığı, mizahi bakışı keskin bir yazar, varını yoğunu kurduğu vakfa bırakan bir hayırseverdi.
23 Aralık 1907’de Tatar Osman Paşa’nın torunu olarak İstanbul Üsküdar’da doğan Feyzi Akkaya, 1932’de İTÜ’yü birincilikle bitirdi. 1938’de sınıf arkadaşı Sezai Türkeş ile birlikte çalışmaya başladı. 1943’de isimlerinin ilk harflerini bir araya getirdiler ve ‘’STFA İnşaat Mühendislik’’ ortaya çıktı. 1976’da STFA bir holdinge dönüştüğünde, bu çatının altında 43 şirket yer alıyordu. 1943-73 arasında yurtiçinde köprü, iskele, liman, baraj, tünel ve yüksek gerilim hatları inşa ettiler. 1970’li yıllarda STFA yurtdışına açılan “ilk’’ mühendislik firması oldu. Libya’da birçok önemli projeyi gerçekleştirdiler. 1973’te Türkiye müteahhitliğinin ilk yurtdışı sözleşmesini imzaladılar, bu işin öncüsü oldular. STFA’yı izleyerek, onlarca Türk şirketi yurtdışına açıldı. Libya başarısı onlara Suudi Arabistan, İran ve Tunus’ta önemli projelerin kapısını açtı.
Feyzi Akkaya, kendisine has inşaat teknikleri uygulamaları ile sektöre adını yazdırdı. Erzincan demiryolu inşaatında çelik elemanlarının gerilmesini ölçtü. Kalıp çakılmasında “Zorluk Emsali” uygulamasını sağlayan yöntemi hayata geçirdi. Bunu sualtında da gerçekleştirdi. Akkaya’nın bizzat suya dalış yapması ve kazık çakmasıyla ünlüdür. Türkiye mühendisliği bu örnekle haklı olarak övünür. Akkaya, mühendislik sektörüne 500’ün üzerinde yenilikçi uygulamasıyla katkıda bulundu. Akkaya, 1983’te İstanbul dışında, Kocaeli’nde bir çiftliğe çekildi. Esasen STFA artık o günlerde profesyonel bir yapıya kavuşmuştu. Ama haftada 2 gün STFA’ya geldi, bilgi, deney, görgüsünü paylaştı. Şirketteki odası “Senato” olarak anılır. Yaşamında hiç evlenmeyen Feyzi Akkaya, 1978’de Temel Eğitim Vakfı’nı kurarak servetinin tamamını bu vakfa bağışladı.
1983'den itibaren kendi isteğiyle yarı emekli olan Feyzi Akkaya, ofise önceleri haftada iki gün, sonraları sadece Perşembe günleri gelirdi. İ.T.Ü., Akkaya'nın mühendislik bilimlerine yaptığı büyük katkıları, modern teknolojinin ülkemize getirilmesi, Türk Teknolojisi'nin yurt dışına tanıtılması böylece teknik ve ekonomik gücümüzün uluslararası sahaya açılmasındaki üstün hizmetleri nedeni ile 25 Mart 1976 tarihinde kendisine “Doktor” ünvanını verdi. 17 Haziran 1989 tarihinde ise Akkaya'ya, Boğaziçi Üniversitesi tarafından “Fahri Doktor” ünvanı tevcih edildi.
Türkiye'de ilk defa “Devlet Üstün Hizmet Madalyası, 18 Nisan 1990'da Sezai Türkeş ve Feyzi Akkaya'ya verildi. Feyzi Akkaya, Paris Eiffel Kulesi'nin 100.yıl Kutlama Töreni'ne, Türk Mühendisliğini temsilen katıldı.
09.12.2004 tarihinde vefat etti.