11/12/2025
SEYYAHLARIN GÖZÜNDE UŞAK
Resim , Araştırma : Alp Arslan Dur
Asırlar Boyu Yolculukların Uğrak Noktası
Uşak…
Bir kervan şehri, bir sınır hattı, bir ticaret durağı, bir kültür kavşağı.
Bu topraklardan geçen her seyyah, ardında satır satır iz bırakmış.
İşte Osmanlı’nın büyük müellifleri ile yabancı gezginlerin kaleminden Uşak’ın hikâyesi:
Evliya Çelebi: “Beyaz keçe diyarı, tüccarların mamur şehri”
Evliya Çelebi, 17. yüzyılda Uşak’a uğradığında şehrin debbağhaneleri, keçecileri ve bezcileriyle ünlü olduğunu yazar.
Uşak halılarının ününden bahseder ve şehrin kervan yolları üzerindeki canlı ticarî hayatını över.
Ayrıca Uşak’ın bağlarından, bahçelerinden ve misafirperver halkından uzun uzun söz eder.
Katip Çelebi: “Celâli fırtınalarında direnen şehir”
Katip Çelebi, Cihannüma’da Uşak’ı Aydın ve Kütahya arasındaki stratejik geçiş noktası olarak tanımlar.
Celâlî isyanlarının sarsıntısına rağmen şehirdeki zanaat üretiminin sürdüğünü, özellikle yün ve deri ticaretinin canlılığını koruduğunu aktarır.
Diğer Osmanlı Müellifleri: Bir üretim ve ilim merkezi
Şemseddin Sami, Uşak’ı “Aydın vilayetinin en bayındır kazalarından biri” olarak niteler.
Hüdavendigâr Salnameleri, şehirdeki Yunanca ve Ermenice konuşan tüccarların da ticarete hareket kattığını vurgular.
Halıcılar, kök boya ustaları ve Uşak’ın “kırmızı”sı (lacivert–bordo tabanlı büyük halılar) her kaynakta övgü alır.
🌍 Batılı Seyyahların Gözüyle Uşak
🔹 Charles Texier (Fransız arkeolog):
Texier, Uşak’ı “Anadolu’nun iç vadilerinde, ticaret yollarının düğümünde duran mütevazı ama çalışkan bir şehir” diye betimler.
Lidya kalıntılarına dikkat çeker; özellikle Blaundus ve Ahat köyü çevresindeki kaya mezarları notlarında öne çıkar.
🔹 Vital Cuinet (Fransız coğrafyacı):
19. yüzyıl sonlarında Uşak’ta halıcılığın Avrupa pazarlarıyla güçlü bağ kurduğunu, kadınların dokuma tezgâhlarında ürettiği halıların “Avrupa evlerinin baş tacı” olduğunu belirtir.
Ayrıca şehri “Anadolu’nun istikrarlı ticaret kolonisi” olarak tanımlar.
🔹 Hamilton (İngiliz seyyah):
Uşak’ın jeolojik yapısını, vadilerini, tepelerini özenle anlatır.
Özellikle Banaz Çayı’nın keskin yarmalarını, “coğrafi bir kitap gibi açılan taş tabakaları” olarak betimler.
🔹 Mordtmann (Alman seyyah):
Osmanlı taşra şehirleri üzerine yaptığı notlarda, Uşak halkının “çalışkan, sade, misafirperver” olduğunu; evlerin ahşap cumbalı ve geniş avlulu olduğunu aktarır.
Uşak: Halının Dili, Tüccarın Yolu, Tarihin Kavşağı
Seyyahların ortak cümlesi şudur:
“Uşak, üretimin ve emeğin şehridir.”
📍 Halıdan keçeye
📍 Deriden yüne
📍 Bağdan bahçeye
📍 Köprülerden hanlara
📍 Lidya’dan Osmanlı’ya uzanan izlere
Her satırda çalışan bir şehir, konuk ağırlayan bir ev, kadim bir yol kavşağı saklıdır.
Uşak, seyyahların bıraktığı notlarla da bir “hafıza şehri”dir.
Bugün kadim sokaklarında dolaşırken, belki Evliya Çelebi’nin adımlarının izine,
belki Texier’in kayda aldığı taşların gölgesine basıyorsunuz…
Uşak, anlatıldıkça çoğalan bir tarihtir.
Ve her yeni göz, bu büyük hikâyeye bir satır daha ekler.