12/10/2024
LEVREK ÜSTÜNE,
Genelde balıkçılar için “oltanın bir ucunda balık, diğer ucunda ise alık” derlerse de siz inanmayın. Av yaparken aklını iyi kullanan balıkçı; eskilerin Cahidi Sultana dayandırdıkları “balığı tutan ıhmasın, yiyen doymasın, satan pulu kadar kazansın” sözünü haklı çıkarırcasına tuttukları balığı yok pahasına elden çıkarır. (Ucuza verip başkaları yiyeceğine oturup afiyetle kendim yerim.) Usta balıkçı avlayacağı balığın özelliklerine göre her zaman strateji geliştirir. Her balık, her zaman av vermez. Takım hazırlama, işin önemli bir yanıdır. Çapari ile av yapılacaksa; önce pazarda, bulunamazsa yakın köylere gidilip, kart horoz aranmaya başlar, (kart horozun boyun tüyleri uzun olur) kırcıllısı, beyazı, kınalısı.. Beyaz boyun tüyleri bir yandan kumaş boyası ile yeşilden turuncuya renklendirilmeğe; diğer yandan da gelin teli ya da değişik renkli oya boncukları ile balığın takıma atlamasına yönelik teknikler denenmeye başlar.
Takım hazırlandıktan sonra, balığın avlanma zamanında av yerinde olmak çok önemlidir. Bütün bu çabalar da yetmez; av sathı mahallinde gözünü dört açacaksın, halk arasında bir söz vardır. “Komşunun tavuğu, komşuya kaz görünür” derler. Gözün daima bol av yapan balıkçının ve takımının üzerinde olacak, O tutuyor; ben niye tutamıyorum? diye için içini kemirecek, kafanda acabalar? seni hırslı ve saldırgan yapacak. Bunu bilen diğer balıkçı da ayni psikoloji içinde “kıskanç koca” gibi takımı ve balığı göstermeden sudan çıkarmanın yöntemlerini geliştirecek ve uygulayacaktır. İşte levrek avlayan balıkçı da bu “kıskanç koca” psikolojisinde av yaptığı yeri, zamanı ve takımını sır gibi saklar; üzerine gelen balıkçıyı şaşırtmak için türlü yöntemlere başvurur.
Levrek, perciade familyasındandır. Küçüklerine ispendek denir. Bütün denizlerimizde her mevsim yakalanabilen yerli balıklarındandır. Sürüler halinde gezer, eriştelikleri severler. Gün ağarırken ve hava kararırken av verir. Bölgemizde en çok av verdiği sahalar; kumsal alanlar, dere yatakları önleri ve yat ve balıkçı barınaklarının içi ve mendireklerin civarıdır. Ege kıyılarında; Adalar civarında, Küçükkuyu balıkçı barınağı ve mendireği, Geyikli ile Kumkale topukları arasındaki kumluk alanda Taşkapı, Beşike koylarında ve buralardaki iskele altlarında, Seddülbahir, Kabatepe balıkçı barınağına kadar ki alanda, Küçük ve Büyük Kemikli koyları, Kumkale azmakları önünde, Kepez feneri önündeki sığlıklarda, Kepez çayı ile Sarı çay arasındaki bazı alanlarda, Anadolu Mecidiye tabyalarından Nara kalesi ve Nişan kayası arasında bazı kesimlerde av verir.
En irileri 10-15 kg. ağırlığa; boyu 60-80 cm’e ulaşabilir. Kış aylarında yumurta tutmaya başlayan levrek, ilkbaharda yumurta dökmeğe başlar. Bu dönemde av yapmak balığın neslinin azalmasında önemli yer tutar. Kış ve İlkbaharda kıyı sulara hareketsiz olarak durduklarından, ağcılar tarafından kolayca yakalanırlar. Kış döneminde Yeniköy balıkçıları çifte bayram yapar. Bu mevsimde diğer düşmanları da balık adamlardır. (Sualtı kamerasını tüfeğe tercih edenlere sözümüz yok.) Levrek için bir başka tehlike de bilhassa Saroz’da iğde çiçeğe durduğu zamanda dinamitle av yapanlardır. Olta ile avcılığı daha çok ilkbahar, yaz ve sonbahar mevsiminde yapılır.
Olta ile yapılan levrek avcılığı, tecrübe ve ihtisas işidir. Kaşıkla, rapala ile(sahte yem, gelincik tercih edilebilir), uzun tek olta (üç beyaz tüyle gizlenmiş) ile, sürtme ve bırakma takımı ile yapılır. En sevdiği yem, otluk yerlerde kepçe ile süzülerek yakalanan irice karideslerdir. Yem, canlı ve hareketli olmalıdır. Sürütme ve bırakma takım için ispari ve gelincik sevdiği yemlerdendir. Levrek de av yapan balıkçı kadar kurnaz, hassas ve çevre bilincine sahip balıklardandır. Gürültüden ve yakamozdan nefret eder, av yapan teknenin kürek çekeninin ya çok usta olması ya da motorunun sessiz olması çok önemlidir. Çırpıntısız havalarda avlanması zordur. Çok iyi bir gözlemcidir. Levrek, yeme hemen saldırmaz. Yanına gelir, etrafında dolaşır, inceler; balıkçı yemi takarken özen göstermemişse, arkasını döner gider de; sen de şaşa kalırsın.
Levrek, denizlerimizin en gözde balıklarındandır. Protokol balığıdır. (Papyonsuz olanlara servis yapılmaz.) Resmi ve zengin sofraların baş tacı, aşçıların menülerinde tereyağlı buğulaması ile en önde yer alan nadide balıklarındandır. Lüks lokantalarda levrek yemek için insanın ya aklı kıt ya da cüzdanı şişkin olmalı. Eti beyaz ve lezzetlidir. Çeşitli kış sebzeleri ile haşlaması, tavası, ızgarası, kağıt kebabı başlıca pişirilme şekilleridir. (Daha ayrıntı isteyenler,Leman Cılızoğlu’nun yemek kitabına baksınlar.) Buğulama yaparken, bir iki defne yaprağı, bir fincan beyaz şarap ya da elma sirkesi,küçük bir dal biberiye,birkaç kalık soğan,birkaç dilim limon (balığın kaba yerlerine iğne ile limon suyu da şırınga edilebilir) unutulmamalıdır. Servis sizin becerinize kalmıştır. Afiyet olsun. 06.01.2004
Amatör balıkçı
M. Şahabettin Kalfa