06/01/2025
KÜRT SORUNUNUN DEMOKRATİK ÇÖZÜMÜ SÜRECİ HAKKINDA KAMUOYUNA
Yakın zamanda Sayın Devlet Bahçeli’nin çağrısıyla yeniden başlayan, Sayın Cumhurbaşkanının irade ve söylemleri ile arkasında durduğu, Sayın Özgür Özel ve muhalefet liderlerinin de desteklediği bizim adına “Normalleşme Süreci” yani olması gereken olarak ifade ettiğimiz bilgilendirdiği süreci halkımız adına yakından takip ediyoruz. DEM Parti Heyetinin İmralı ve sonrasında TBMM’deki siyasi partileri ziyaret ederek bilgilendirme aşamaları da dahil olmak üzere masanın her tarafının pozitif adımlar attığı bu süreci samimiyetle destekliyor, tarihi bir heyecanla sahipleniyoruz. Süreç hepimizin yıllardır istediği ve arzuladığuı biçimde kardeşliğin kalıcı tesisi ile sonuçlanırsa yalnızca bir etnik ya da bölgesel meselenin çözümü değil, aynı zamanda insan hakları, ekonomi, hukuk ve toplumsal barışın temel harcı olacaktır.
50 yıldır süren çatışmalar ve kronikleşen sorunlar, sadece Kürt halkını değil, tüm Türkiye’yi derinden yaralamış; ekonomik, sosyal ve siyasal açılardan büyük kayıplara yol açmıştır. 1000 yıldır et ve tırnak gibi bir olmuş, birbirine tarihin en kritik dönemeçlerinde kardeş olmuş, Türk ve Kürtlerin huzur içinde birlikte yaşamını tesis etmek için söylemlerin ötesine geçerek tarafların atacağı somut adımlar kıymetlidir, elzemdir. Çevre coğrafyamız ateş çemberine dönmüş, emperyalist güçlerin vesayet savaşları her tarafı zulüm ile kana boyarken, yıllardır süren kardeş kavgasını barışla taçlandırarak bu cendereden çok daha güçlü çıkılacağına inanıyoruz. Bu sefer her siyasetin ve bürokrasinin her kesimi ile sahiplendiği sürece dair umutlarımız çok daha yüksektir.
Biz, İstanbul da yaşayan 250.000 Ağrılıyı temsil eden çatı kurum olarak, Türkiye’deki tüm sivil toplum kuruluşlarını da çağrımıza davet ederek, üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirmeye hazır olduğumuzu belirtmek isteriz.
Türkiye’nin tüm renklerini, seslerini ve kültürel zenginliklerini kucaklayan bir çözüm için sürecin tüm paydaşlarına aşağıdaki maddelerle çağrıda bulunuyoruz:
1-Silaha Hayır! Diyaloğa Evet:
Silahların susup artık diyalog süreci tavizsiz biçimde uygulanmalıdır. Süreç siyasiler, STK lar ve toplumun sivil bileşenleri tarafından diyalog ışığında yürütülmelidir. Sürecin adresi sine-i millet yani TBMM dir. Bu sürecin sağlanmasında da sivil toplum kuruluşları etkin bir şekilde rol almalıdır.
2- Ortak İrade, Ortak Amaç ve Ortak Eylem Planı:
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) temsil edilen tüm siyasi partiler, çözüm için ortak bir irade ortaya koymalı ve ortak eylem planı tavizsiz gerçekleştirilmelidir.
3- Şeffaf ve Uzlaşmacı Diyalog: Toplumsal barışı sağlamak adına tüm tarafların katılımıyla basit iç çekişmelerden uzak 100 yıllık sorunları bitirmeye yönelik şeffaf, kapsayıcı ve uzlaşmacı bir diyalog süreci başlatılmalıdır.
4- İnsan Hakları ve Hukukun Güçlendirilmesi:
İnsan hakları ihlallerine, ayrımcılığa ve ötekileştirmeye karşı evrensel hukuk normlarına uygun güçlü adil yargı mekanizmalar geliştirilmelidir.
5- Kültürel Hakların Anayasal Güvencesi:
Ülke halklarının temel insani hakları, kültürel kimliği ve dil hakları anayasal güvence altına alınmalıdır.
6- Geçmiş tecrübelerden ders çıkarılarak, barış umudunu tüketecek sorumsuzluklarla süreç akamete uğratılmamalı, tüm taraflar ve kamuoyu sorumluluk bilinciyle hareket etmelidir.
7- Süreç içerisinde tek derdi rüzgarla yelkenini doldurmak, durumdan vazife çıkarmak, popülist söylemlerle rol çalmak olan her sözüm ona “STK lideri, kanaat önderi vb.” benzeri yapılar ve kişiler bu tarihi kardeşlik düzleminde süreci baltalayabilme ihtimallerine karşı, süreçten uzak tutulmalıdır.
Türkiye’nin sahip olduğu zengin tarihsel miras, halklarımızın ortak yaşam kültürü, dayanışma ve kardeşlik ruhuna dayanmaktadır.
Bu bağlamda tüm Stk ve ülkenin dinamiklerini barışa ve kardeşliğe sahip çıkmaya, siyaset kurumlarını sorumluluklarını yerine getirmeye ve demokratik bir çözüm için çalışmaya davet ediyoruz.
Artık kan dökülmesin; barış ve kardeşlik kazansın!
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
İstanbul Ağrı Dernekler Federasyonu Yönetim Kurulu