Diyanet-Sen Edremit

Diyanet-Sen Edremit Diyanet teşkilatında yetkili ve etkili sendika DİYANET-SEN.

Edremit Diyanet-Sen’den Yoğun Katılımlı Konferans: “Cennete Götüren Namaz”Edremit Diyanet-Sen İlçe Temsilciliği olarak d...
09/02/2025

Edremit Diyanet-Sen’den Yoğun Katılımlı Konferans: “Cennete Götüren Namaz”

Edremit Diyanet-Sen İlçe Temsilciliği olarak düzenlediğimiz “Cennete Götüren Namaz” konulu konferans, Edremit halkı tarafından büyük bir ilgiyle karşılandı. 450 kişilik Şükrü Tunar Kültür Merkezi’nde gerçekleşen programa yaklaşık 700 vatandaşımız katılım sağladı.

Konferansta, namazın bireysel ve toplumsal hayatımıza kattığı değerler, manevi huzur üzerindeki etkisi ve ahiret hayatındaki önemi üzerine önemli bilgiler paylaşıldı. Alanında uzman İlahiyatçı Yazar Ahmet Bulut'un , katılımcılara namazın ibadet hayatındaki merkezi rolünü anlatırken, program boyunca duygu dolu anlar yaşandı.

İlçemizde manevi bilinci artırmayı amaçlayan bu tür etkinliklere olan ilginin her geçen gün artması, toplumumuzun değerlerine olan bağlılığını bir kez daha gözler önüne serdi. Bu tür etkinliklerin devam etmesi istendi. Yoğun katılım gösteren tüm vatandaşlarımıza teşekkür ederiz.

04/02/2025

Konferansımıza davetlisiniz

07/11/2024

Address

Edremit
Edremit

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Diyanet-Sen Edremit posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share

NEDEN SENDİKA

Demokratik ve Sosyal Hukuk Devleti olmanın en önemli göstergelerinden biri de örgütlenme özgürlüğüdür. Çağımız örgütlü toplum çağıdır. Ancak örgütlü toplumların sesi duyulmaktadır. Onun için "hak verilmez alınır" deniyor ve yine; hak, haklı olana değil, güçlü olana veriliyor. Örgütlü topluluk sayıca az da olsa örgütsüz çoğunluğa hükmediyor ve onu idare ediyor. Çağdaş demokrasi, her şeyi devletten bekleme anlayışı yerine, hukuk dahilinde haklarını arayarak, bilinçli örgütlenmeyi, daha değişik ifade ile sivil toplum örgütlerini kurmayı gerektiriyor.

Minber ve kürsülerden "Birlikten kuvvet doğar", "Allah'ın Rahmeti cemaat üzerindedir", "Allah'ın dinine birlikte sarılın ve ayrılığa düşmeyin" vb. söylediğimiz mutlak doğruları önce bizim yapmamız gerektiğine inanıyoruz. Aksi halde "Yapmadıklarımızı niye söylüyoruz" ilahi sualine muhatap oluruz.

Diyanet İşleri Başkanlığı'nın varlığının ve din hizmetlerinin devlet eliyle verilip verilmemesinin tartışıldığı ortamda sessiz kalmamız doğru değildir.

Siyasi literatürümüzde meselelerin çözümünde "Taşın altına elin sokulması" gereğinden söz edilir. Başta kendi sorunlarımız olmak üzere ülke ve toplum sorunlarının çözümü için elimizi taşın altına birlikte koymamız lazım. Bu pasif değil, aktif vatandaş olmak demektir.