Bilmek Bulmak Olmak

Call Contact the organization

Bilmek Bulmak Olmak Gelin tanış olalım
İşi kolay kılalım
Sevelim sevilelim
Dünya kimseye kalmaz

"Huzura varmak demek bir yerden bir yere gitmek demek değildir, O geliyor, O tecelli ediyor…"Bütünüyle aşk olmadan Allah...
28/09/2026

"Huzura varmak demek bir yerden bir yere gitmek demek değildir, O geliyor, O tecelli ediyor…"

Bütünüyle aşk olmadan Allah’ın huzuruna varmak mümkün değildir. Varlık huzura giremez; çünkü orada varlık yoktur. Bu sohbetlerimizde vehmi, hayali olan varlığımızdan kurtulup hakiki varlığı, rabbimizin tecellisini kazanacağız inşallah.

Devamı ilk yorumdaki linkte.

"Aşk, ihaneti kabul etmiyor. Allah ona her şeyi ikram etsin, o Allah'tan hep kaçsın... Kafir buydu zaten... Secdede topr...
25/09/2026

"Aşk, ihaneti kabul etmiyor. Allah ona her şeyi ikram etsin, o Allah'tan hep kaçsın... Kafir buydu zaten... Secdede toprağa alnini koymuş, gönlü toprakta…"

Aşk, ihaneti kabul etmez. Sevgi, ihaneti kabul etmez. Allah, kulunu sevsin yaratsın, kulu bu sevgiye layık olsun, sevgiyi kazansın, daha doğrusu aşk olsun diye ona o muamelede bulunsun, kul da sürekli ondan kaçsın, bu aşkı, Allah’ın sevgisini, tecellisini, muamelesini görmezden gelip, yok saysın, nankörlük yapıp, küfretsin! Küfür zaten budur! Küfür; Allah’ın sevgisini örtme işidir.

Devamı ilk yorumdaki linkte.

"Eğer ahireti, dünyadan daha çok sevip, dünyayı ahirete kurban etmezsek; ahirete iman etmemiş oluruz"Ahirete imanı Allah...
23/09/2026

"Eğer ahireti, dünyadan daha çok sevip, dünyayı ahirete kurban etmezsek; ahirete iman etmemiş oluruz"

Ahirete imanı Allah emreder. Ahirete imanın şirki de dünyadır. Eğer ahireti dünyaya tercih etmez, ahireti dünyadan daha çok sevmezsek dünyayı ahirete şirk koşmuş oluruz.

Tercih ettiğimiz dünyaysa bu durum da ahirete iman ederken imanımıza şirki karıştırmış oluruz ki bu, ahirete iman olmaz. Ahiretin mutlaka dünyanın önünde olması, mutlaka ahireti tercih etmemiz gerekir.

Onun için Allah ayeti kerimede; “insanlardan öylesi var ki; ‘rabbim bana dünyada ver’ der. Böylelerinin ahiretten nasibi yoktur” buyurur.

Devamı ilk yorumdaki linkte.

Kim neyi seviyorsa "o bana lazım, o bana gereklidir" diye seviyor. Allah'tan daha lazım, daha gerekli ne vardır! İnsanın...
19/09/2026

Kim neyi seviyorsa "o bana lazım, o bana gereklidir" diye seviyor. Allah'tan daha lazım, daha gerekli ne vardır!

İnsanın bir şeyi sevmesindeki sebep nedir?

Sebebi o şeyi kendisi için gerekli görmesidir. İnsan sevdiği şey hakkında “bu benim için gereklidir, lazımdır” der, bundan dolayı onu sever, ister, onu kazanmak için bütün çabasını, gayretini sarf edip kendini, bütün hayatını o yolda harcar.

Bu şekilde baktığımızda insanın yaptığı her şeyin sebebi; sevmektir, aşktır, muhabbettir.

Devamı ilk yorumdaki linkte.

“Her insan buluğa erdiği, yani aklı erdiği andan itibaren kendini arar ama bulamaz. Ne kitaplarda ne de başka yerde.. Ke...
18/09/2026

“Her insan buluğa erdiği, yani aklı erdiği andan itibaren kendini arar ama bulamaz. Ne kitaplarda ne de başka yerde.. Kendini ancak Rabbini bulmuş bir gönülde bulabilir”

İnsan buluğa erdiği andan itibaren Allah onun gönlüne vahyeder ve onu kendine davet eder. Bu nedenle insan buluğa erip aklı olgunlaşınca “ben kimim” sorusuna cevap bulmak için “ben kimim, kim doğru yapıyor, kim güzel yapıyor, acaba nasıl olmam, dünyanın peşinden mi ahiretin peşinden mi koşmam lazım?

Hangi dine, tarikata, cemaate girmeliyim” der ve doğruyu aramaya başlar. Her defasında gittiği yer için “burası doğrudur” der, orada yolu biraz yürür; ama oranın doğru olmadığını anlayınca bu sefer başka bir yere gider. Orası da doğru değilse çıkar, bu defa daha farklı bir yere gider.

Doğruyu buluncaya, gönlü mutmain oluncaya, Allah’ın ona nefhettiği rûh “işte doğru yer burasıdır” deyinceye kadar bu arayışı devam eder.

Devamı ilk yorumdaki linkte.

"Nefsinden kurtulsun, yolu yürüsün diye Allah, kuluna sevgisini verir"Allah, kulunun hakkını, şerefini takdir eder. Bir ...
16/09/2026

"Nefsinden kurtulsun, yolu yürüsün diye Allah, kuluna sevgisini verir"

Allah, kulunun hakkını, şerefini takdir eder. Bir de ona olan sevgisini takdim eder. Allah “her güzelliğe en az bire on veririm” derken kuluna; “sen hiçbir şey olmasan da ben her güzelliğe en az bire on veririm” der.

Allah’ın dünyadaki muamelesi böyle olduğu gibi ahiretteki muamelesi de böyledir.

Devamı ilk yorumdaki linkte.

"Aşığın kalbi, Rahman'ın arşıdır."İnsan ve Kur’ân ikiz gibidir, ikisi birbirini tamamlar. Kur’ân konuşur, insan ise yapa...
14/09/2026

"Aşığın kalbi, Rahman'ın arşıdır."

İnsan ve Kur’ân ikiz gibidir, ikisi birbirini tamamlar. Kur’ân konuşur, insan ise yapar ve Kur’ân’a uydukça Allah’ın razı olduğu gibi olur. İnsan, Allah’ın vahyini dinledikçe, gereğini yaptıkça Kur’ân insanı büyütür, rüştüne erdirir.

Allah zaten Kur’ân’ı, insana kemalata doğru yolculuk yaptırsın ve onu kâmil insan, Hz. İnsan yapsın diye göndermiştir. Bu nedenle Kur’ân iman edip gereğini yerine getirenleri aziz kılar, gönlünü Rahmân’ın arşı yapar, mecid yapar.

Rabbimiz arşa tecelli ediyor ya, insanın gönlü de mecid olunca, Kur’ân ile arş olunca, rabbimiz âyetleriyle oraya tecelli eder, vahyeder.

Devamı ilk yorumdaki linkte.

"Ya boyun büker Rabbini kabul edersin. 'Ben sana aitim' dersin ya da Allah sana cehennemde bunu söyletir."Kendimizi kend...
12/09/2026

"Ya boyun büker Rabbini kabul edersin. 'Ben sana aitim' dersin ya da Allah sana cehennemde bunu söyletir."

Kendimizi kendimize ait bir varlık olarak görmeyerek iman edeceğiz. Biz Allah’a aidiz. Zaten “innâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn”273 bu demektir. Hepimiz Allah’a aidiz, ondan geldik, dönüşümüz de onadır. “Kendini bana ait gör, senin dönüşün banadır, bana geleceksin. Kendini benden ayrı, bağımsız bir varlık olarak görme!” buyuruyor Allah.

Hepimiz mecburi bir dönüşle zaten Allah’a gideceğiz; ama Allah “mecburi dönüş zamanı gelmeden kendi iradenle bana gel, bana dön” buyurdu.

İnsan, sevdiğini, âşık olduğunu unutmaz, her anda onunla olmak ister. Hatta onun gönlünde öyle bir aşk tecelli eder ki o aşk artık kendisine ait değildir, tamamen maşukuna aittir. Bu yüzden kulun da “ben Allah’ı seviyorum” demek yerine “Allah beni seviyor” deyip rabbinin kendisini sevdiğini kendi gönlünde tatması ve “Allah beni seviyor, o sevmeseydi zaten beni yaratmazdı, kendine halife kılmazdı, melekleri bana secde ettirmezdi. Bana sen benim yeryüzündeki halifemsin, benim velimsin, mukarrebunsun, bana en yakın olansın, demezdi. Bana hitap etmezdi, benimle konuşmazdı, beni kendisini sevmeye davet etmez, sana olan sevgime karşılık ver, buyurmazdı” demesi gerekir.

Devamı ilk yorumdaki linkte.

“Münafık demek; iman ettiğini zannedip iman etmeyen demektir. Münafıklar iman ettiklerini söyler ama imanlarını ispatlam...
11/09/2026

“Münafık demek; iman ettiğini zannedip iman etmeyen demektir. Münafıklar iman ettiklerini söyler ama imanlarını ispatlamazlar. “Ya rabbi ben seni her şeyden çok seviyorum” der ama iş imanı ispatlamaya gelince “ben bunu yapamam, benim gücüm buna yetmez, benden bu kadar” der. İşte böyleleri has münafıktır.

Peki, mü’minler nasıldır?

Mü’min; canını ve malını Allah yolunda feda edebilmeye hazır olan, gönlü böyle olandır. İnsanın önce gönlünü bu hale getirmesi lazım, gönlünü bu hale getirirse o kişi mü’mindir.

Kişinin Allah yolunda canını feda etmesi ne demektir?

Canını feda etmek demek gidip ölmek demek değildir. Hayatını; vaktini, zamanını Allah’ın rızasını kazanmak için sarf etmek demektir. Eğer biri Allah’a malını, vaktini, zamanını veremiyorsa; yani hayatını Allah yolunda sarf edemiyorsa ve “ben Allah’ın rızasını istiyorum, ben Allah’a iman etmişim bu yüzden cenneti istiyorum” diyorsa sadece kendini kandırmış olur.”

Devamı ilk yorumdaki linkte.

“Kim nefsini, hakikatini bilirse, tanırsa Rabbini tanır.” Resulullah (s.a.v.) Efendimiz men arefe nefsehû fekad arefe ra...
09/09/2026

“Kim nefsini, hakikatini bilirse, tanırsa Rabbini tanır.”

Resulullah (s.a.v.) Efendimiz men arefe nefsehû fekad arefe rabbehû:2 “Nefsine arif olan, rabbine arif olur (kendini tanıyan rabbini tanır)” buyurmuştur.

Demek ki insan kendini tanıyınca rabbini de tanıyormuş! Kendini tanımadan rabbini tanımak mümkün değildir. Kendini tanımak için de öncelikle insanın kendini, rabbini tanıyan ve hakikati kendisi üzerinde tecelli etmiş bir Mürşid-i kâmille beraber olup onunla birlikte kendini tanıma yolculuğu yapması gerekir.

Buna da vuslat yolculuğu denir. Bu yolculuğu yapmadan hiç kimse ne kendini ne de rabbini tanıyabilir.

Devamı ilk yorumdaki linkte.

Address

Ankara

Telephone

+905437210597

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Bilmek Bulmak Olmak posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Organization

Send a message to Bilmek Bulmak Olmak:

Shortcuts

Share