31/05/2026
"Birinde ne kadar iman varsa sabrı ve şükrü o kadardır"
Sabrı ve şükrü olmayanın imanı olmaz. Birinde iman varsa sabır ve şükür meyvesinin onda tecelli etmiş olması, üzerinde görünmesi gerekir. Şayet birinin sabrı ve şükrü yoksa Allah’ı görmezden gelmiş, yok saymış olur. Böyle biri istediği kadar diliyle kelime-i şehadet getirmiş olsun, Allah onu mü’min olarak kabul etmez; çünkü onun şahit olması için görmesi gerekir.
Görmek demek; aynı zamanda anlamak, gereğini de yerine getirmek demektir. Vesileyi, sebebi görüp, sebebin sahibini yok sayan biri mü’min olamaz. Böyle bir iman, iman olmaz; çünkü bu imanın sabrı ve şükrü yoktur. İmanın yarısı sabır, yarısı şükürse ve bu ikisi birinde yoksa bu durumda onun imanı yok demektir.
Böyle bir kişinin imanı sadece dilindedir, laftadır, gönlüne iman aksetmemiş ve gönlü de bu imanı tasdik etmemiştir; yani kendi kendini kandırmıştır. Bu yüzden imanın iman olabilmesi için dilin ikrarı, kalbin de tasdiki gerekir.
Devamı: https://www.ikrayayin.com/oku.html?kitap=ask_asik_masuk&yerimi=1618