Ya İstiklal Ya Ölüm

Ya İstiklal Ya Ölüm Contact information, map and directions, contact form, opening hours, services, ratings, photos, videos and announcements from Ya İstiklal Ya Ölüm, Non-Governmental Organization (NGO), Dünya, Ankara.

Eski türklerde futbol kız oyunu idi. Adına "Tepük" denirdiFutbolun ingiliz oyunu olduğu sayılır. Oysa birbirleriyle hiçb...
05/08/2026

Eski türklerde futbol kız oyunu idi. Adına "Tepük" denirdi

Futbolun ingiliz oyunu olduğu sayılır. Oysa birbirleriyle hiçbir zaman bağlantıya geçmemiş Dünyanın farklı yerlerinde örneğin Amerika keşfedilmeden önce kızılderililerde futbol oynuyorlardı.

Milattan bile daha önceleri futbol benzeri ayakla oynanan oyunların olduğu biliniyor. Antik Yunan, Roma ve Orta asya türk Medeniyetleri başta olmak üzere neredeyse tüm medeniyetlerde futbolun ayak izlerini takip edebiliriz.

Türklerde futbol sevgisi çok eski dönemlere dayanır. Türkler hakkında yazılı birçok kaynakta ayakla oynanan bir oyundan bahsedilir.
“Büyük mabetlerde sık sık ayak topu müsabakaları yapılır. Bu oyunda t**a elle dokunulamaz. Ya ayakla, ya da başla vurulur ve böylece topu hasım kaleden içeri sokmak için uğraş verilir.”
Göktürkleri anlatan Tung-Tien adlı Çin kaynağında futbol benzeri bu oyundan şöyle bahsedilir: “Erkek çocuklar sazlık ve ağaçlık yerlerde eğlenirler. Kızlar deri top tekmelerler. At sütünden mamül kımız içip, sarhoş olurlar şarkı söylerlerdi. ”

Eserde ayrıca Oyun aracı olarak, genellikle sekiz parçalı dikilmiş deri kılıflara yün doldurularak yapılan topların kullanıldığı bahsedilmektedir. ilk Türklerin, bu oyunda usta olduğu ifadesi geçer.

Tepük oyununu şöyle anlatmıştır Kaşgarlı Mahmut:
“Kurşun eritilerek iğ ağırşağı şeklinde dökülür, üzerine keçi kılı veya başka bir şey sarılır, çocuklar bunu teperek oynarlar.”

“Tepük”, Türkçe’de tepmek, tekmelemek anlamına gelir. Oyun ayakla oynandığı için bu isim konulmuş olsa gerek.

“Tarih-i Timur” adlı eserde, Timur döneminde Türklerin, içi havayla doldurulmuş kuzu postundan yapılma toplarla oynadıkları; oyunda t**a elle dokunmanın ve topu çizgiden dışarı çıkarmanın yasak olduğu yazılıdır. Timur’un bu oyunu askerlerine bir çeviklik talimi için yaptırdığı ifade edilir. bdündar

Yararlanılan kaynaklar : Dünyalılar sitesi ve yazı içinde verilen kaynaklardır

ALLAH İLE KAYISI ÇALMAKİlçemiz Eşme'de otururken çocukluğumda kayısı hırsızlığı yapmıştım.Komşumuz Avukat kamil amcaları...
02/08/2026

ALLAH İLE KAYISI ÇALMAK
İlçemiz Eşme'de otururken çocukluğumda kayısı hırsızlığı yapmıştım.
Komşumuz Avukat kamil amcaların bahçesinde kuyunun dibinde kayısı ağacı vardı.
Hırsızlığın kötü ve haram olduğunu bilirdik ama yine de canımız çekerdi.
Çocuktuk iste.
Her çarşamba pazar kurulurdu ilçemizde
Kalabalık aileydik
Annemizin çarşamba pazarından aldığı meyvalar iki günde biterdi.
Beş gün bir sonraki çarşambayı beklerdik.
Yokluk da vardı.
Kurumsuyor canımız birşeyler çekiyordu
Ağaçta kayısılarda öyle güzeldi sormayın. karşıdan ay gibi parlıyordu.
Gidip yemek için izin istesem hem haram değildi hem kötü değildi.
Kamil amcanın eşi hatice hanım yenge istesem verirdi mutlaka Ama riskliydi, vermeyebilirdi de
İstersem dilenci durumuna düşecektim bu kez kendi ailem duyarsa kızacaktı. hele zeki amcam duyarsa çok kötü.
istedim izin verdiler ve ailem bunu duymadı diyelim o zamanda onları her gördügümde ezik mahçup olup utanacaktım.
En iyisi en doğrusu kimsenin haberi olmadan çalmaktı.
Allah görse bile Allah’la konuşur onu bir şekilde ikna edip kendimi affetdirecektim.
Çaresi yok bu kayısılardan mutlaka yemeliydim.
Öyle güzel duruyorlardı ağaçta, gel beni ye, beni gece çal diyorlardı bana.
Dediğim gibi karanlık olur olmaz gizlice ağaca çıktım karnımı doyurdum birazda ceplerime koydum Kayısı çok güzeldi üstelik çekirdekleri de tatlıydı.
Kaç gündür planladığım operasyonu gerçekleştirmiş büyük bir iş başarmıştım ama tuhaf bir eksiklik vardı.Tek başıma yemek olmuyordu tad alamıyordum.
Başkalarıyla paylaşmalıydım
Kardeşlerim muhammed'e ve Seher'e kiracılarımızın çocuklarına nerden bulduğumu söylemeden kimseye göstermeden yiyin diye paylaştırdım.
Şimdi bu olaydan Allah’tan başka kimsenin haberi yoktu.
Sabah olunca Tenha bir yere gittim çevremde kimse yoktu Allah’la konuştuğumu duyamazlardı.
Affettirmek için Allah’la konuşmaya başladım.
Allah’ım bu suçumu affetmen için 3 kere subanike duası okuyacağım dedim ve okudum.
Beklemeye basladım
Allah’dan ses yok.
Sordum Allah’ım affetin mi afetmedin mi?
Yine ses yok.
Eee ne yapmam lazım? bi çare
Allah’ım bu böyle olmaz dedim.
Bana bir işaret gönder affedip affetmediğini bileyim.
Yine ses yok.
Nasıl işaret gönderecekti ki hem ben nerden bilecektim neyi işaret ettiğini.
Çaresiz düşünmeye basladım.
Bir çözüm bulmak zorundaydım.
Yoksa yanmıştım ben.
Hem ölünce cehennemde yanacak, hem de ölünceye kadar rüyama şeytanlar iblisler gulyabaniler girip her gün beni korkutacaklardı.
Kara kara düşünmeye başladım, ağlamak üzereydim.
Aklıma o an hani olur ya çizgi filmlerde şimşek gibi bir kıvılcım çaktı.
Allah’ın sesi çıkmıyor ama ben onu duyamasamda o beni duyuyordu.
Babannem öyle demişti “Allah her yerde her şeyi duyar görür bilir, o her şeye kadirdi”
O zaman ben ona söylerim.
Allah’ım karşı yoldan ilk geçen arabanın rengi kırmızı olursa affetmiş olduğunu anlayacağım dedim.
Allah affetmeyecek olsa her şeye kadir olduğu için o arabanın gerçek rengi kırmızı olsa bile bana başka renk gösterebilirdi. O her şeye kadirdi
Beklemeye başladım.
Bir araba geçti rengi maviydi.
Eyvah dedim yandım.Yine dünyam karardı.
Tamam dedim beni affetmedi Okuduğum sureyi yetersiz buldu.
Yandım ben.!
Çaresi yok kendimi affettirmeliydim.
Üç sübanike yetmemişti bunu da babaannem ögretmişti ve bildiğim tek sure idi.
Gözümden korku ve üzüntüyle yaş damlamaya basladı.
Allah’ım 3 kere daha subanike okuyorum 6 etti, bu kez kırmızı araba geçsin beni affet dedim.
Okudum ve yine bekleyemeye basladım.
O da ne !
Hah.! tamam kırmızı araba geçmişti “yaşasın” diye zıpladım.
Allah’ım beni affetmisti.
İçim rahat etmişti.
Hoplamak istemiştim sevinçden.
Sevinçle doğru babaannemin yanına gittim .
-Babaanne bana daha başka, daha fazla sure öğretirmisin dedim.
Kabri cennet olsun Babaannem sert dominant bir kadındı pek gülmezdi.
Benim sure öğrenmek istediğimi duyunca ilk kez onun sevinip güldüğü ve beni öptüğüne şahit oldum.
Tamam gel otur dedi.
Oysa benim amacım niyetim hiç de onun düşündüğü gibi değildi.
Daha fazla sureler öğrenip, daha farklı, daha büyük hırsızlık yaparak işi büyütecektim.
Sümer hacıların evinin arkasındaki bahçede çok güzel şeftaliler vardı. Aşağıda şişman kazımların o tarafta ne güzel kiraz ağaçları vardı..
Bu iş gelecek vadediyordu önce Allah'la kendimi kandırıp ikna edecek vicdanımı rahatlatacaktım.. Sonra insanları ikna edecektim hepsi buydu. para bol olacaktı Zeybek dedenin bakkalından Bayram Yıldız'ın Dükkanından gelsin çikilotalar
Bu yolla kazandıklarımın onda birini dağıtıp ettiğim yardımı herkese duyuracaktım. Allah'ı dilimden düşürmeyecektim.
Bunları nerden buldun diye sorulursa "Mülkiyet Allah'ındır" Bunların hepsi Allah'ın ben sadece emanetciyim Allah verdi diyecektim
Büyük oynamalıydım.
Mahallede önce bir çete kurup bütün bahçeleri ele geçirmeliydim. Sonrası Allah’ın izniyle neler yapmazdım. Şirketler vakıflar din siyaset ticaret ülkenin en tepesine çıkabilirdim.
Hepsi Allah’ın izniyle olacaktı
Bu sefer babaanemden öğrendiklerim de yetmezdi.
Fakat nasıl yapsam?
Bir yerden başlamam gerekiyordu.
Acilen top sahasının oradaki kuran kursuna yazılmalıydım.
Çünkü bu işte gerçekten güzel bir gelecek vardı.
Ama çok büyük bir sorun vardı. Ailem bendeki paraları görmeyecekler mi? görecekler.
Nerden buldun diye sormayacaklar mı? Soracaklar.
Beni konuşturuncaya kadar dövemeyecekler mi? dövecekler.
Bir çözüm bulmam ve bu paraları aklamam gerekiyordu.
Mahallede bazı arkadaşlar ayakkabı boyacılığı yapıyordu bende yapacaktım ordan kazanıyorum diyecektim.
Babam Almanya'dan izine gelince ondan bana bir boya sandığı almasını istedim önce önemsemedi. Sonra ısrar edip mızıklamaya başlayınca gitti Arkadaşı marangoz Şükrü Akça amcaya bir sandık yaptırdı.
Eşme'de satılık boya fırçası bulamayınca Duman Halil'den bir badana fırçası alıp boya cila için 10 lira sermaye verdi.
Anneme Bu çocuk adam olacak galiba bu yaşta para kazanmaya çalışıyor diyordu.
Belediye parkına gidip oyalanıp gelecektim sonra hırsızlıklardan kazandığım parayı boyadan kazandım diyecektim.
Okulda kemer mahallesinden öğrenci arkadaşlar 25 kuruşa meyan kökü satıp bir çok para kazanıyorlardı bende okulda ve tatil olduğu zamanlar başka mahallelerde meyva satacaktım. hem sadece meyva hırsızlığı yapmayacaktım ki.
Babam Almaya'ya dönünce anneme bir ilk namaz hocası kitabı aldırdım.
Ailede akrabalarda herkesin gözüne girmiştim. Hem Boyacılık yapıp para kazanacağım hem de kuran kursuna gidip dini bütün bir insan olacaktım.
Daha Fazla Sureler öğrenmek için Doğru kuran kursuna gittim.
Oranın sarışın uzun boylu bir hocası vardı ismini hatırlamıyorum galiba beni birine benzetmişti daha kapıdan adımımı atar atmaz "Sen yine mi geldin lan" diye bana öyle bir tokat attı ki yere çarpılmıştım. Yüzümden ateşler çıkıyordu.
Bir daha gitmedim adam bütün istikbalimi bir tokatla yok etmişti.
Şimdi bakıyorumda ülkemin haline benim yediğim o tokatı yemeyen ne kadar çok insan varmış.
Rahmetli Yaşar Nuri Öztürk'ün "Allah ile Aldatmak" kitabını okumadım ama sanırım içeriği buna benzer şeylerdi.

Hikayede adı geçen Sevgili babannem Avukat kamil amca ve eşi Hatice hanım yenge Babam Komşumuz Sümer hacı ve eşi, Şişman kazım amca, Marangoz Şükrü Amca, Zeybek dede, Bayram Yıldız Halil duman ışıklar içinde olsunlar. Mekanları cennet olsun. Haklarını helal etsinler. B.Dündar
( Bu Hikaye Bir parabol/fabldır)

BABAANNEM KÖKLÜ ÜMMÜ'NÜN KARA LASTİK PABUÇLARIEskiden köyümüzde ve Eşme'de yaşlı insanların çoğunluğu bu lastikleri giye...
01/08/2026

BABAANNEM KÖKLÜ ÜMMÜ'NÜN KARA LASTİK PABUÇLARI

Eskiden köyümüzde ve Eşme'de yaşlı insanların çoğunluğu bu lastikleri giyerdi.
içinde mest denilen Meşin bir bot olur, her abdest aldıklarında ayaklarını yıkamak zorunda kalmazlar parmaklarıyla bu botun üst saya bölümünü ıslatıverirlerdi.
Ben bu pabuç ve mest'in namaz için tesbih nalın gibi bir kutsaliyeti olduğunu düşünürdüm.

Şonradan öğrendimki şekil ve uygulama itibariyle namaz gereçleri tespih nalın seccade ve bu gibi eşyalar kuran'da hiç belirtilmemişti. islam öncesi hindistana kadar varan başka inançların, tarihin ve medeniyetlerin derinliklerinden gelen o zamanki toplumun köklü alışkanlıklarıydı. ve ensar tarafından devam ettirilmişti.

Arap ülkelerinin İslamdan başka kendilerine özel millikültürleri yoktur onlar kıyafet davranış kullanılan eşyalar gibi kendilerinin milli ve folklorik geleneklerini islamla özdeşleştirmişler. Bizler de ne yazık ki onları taklit ederek kendi öz Türk milli kültüründen uzaklaşıyoruz.

Adına cizlavet denilen Kara lastik ise 1893'de İsveç'in Gislaved kentinde bir lastik firması kuran Wilhelm ve Carl Gislow kardeşler tarafından üretilmiş ayakkabılar olup, Türkiye'de Gislaved/Kara lastik adıyla bilinmekteymiş

İsveçliler arabın petrolünü alıp artıklarıyla pabuç yapıp "alın siz buna layıksınız" der gibi yine islam ülkelerine satıp gönderiyorlardı.

Sadece araplar değil Sovyet döneminde kafkaslarda müslüman türkler tarafından da kullanılıyordu. Sonradan Ankara'da ve Trabzonda imalathaneleri kurulmuştu. Babaannem Köklü Ümmü (Ümmü Işık) hep bunu giyerdi. mekanı cennet olsun

Namaz gereçleri tesbih nalın seccade konusunda yazdıklarıma kimse alınmasın. Daha önce Ne demiştik, nerde ne yazarsa yazsın, kimler ne söylerse söylesin, sizin doğruluk iyilik ve dürüstlük için gönlünüzden geçen inandıklarınızdır esas olan. Önemli olan tespih namaz değil bunları uygularken içinizden geçen güzel dilekler ve niyetlerdir.

insanlarımızın hiç biri arapca duaların anlamını bilmez ama onları okurken içlerinden kim bilir hangi güzellikler geçiyordur. Herşey sizin içinizde gönlünüzde duygularınızda hislerinizde başlar orada biter. Anadolu islamında insanın kendi özünde bulunan iç güzelliği vardır. Araplardan farkı budur.
Bülent Dündar

31/07/2026
MERAK EDENLERE İŞTE CENNET..!!!Aşagıdaki ayetlere göre google yapay zeka cennet tasviri yapmış. Kadın erkek ayırmamış. M...
22/07/2026

MERAK EDENLERE İŞTE CENNET..!!!
Aşagıdaki ayetlere göre google yapay zeka cennet tasviri yapmış. Kadın erkek ayırmamış. Mümin kadınlara bıyıkları yeni terlemiş gılmanlar. Erkeklere memeleri yeni tomurcuklanmış huriler. Ayrıca TDV İslâm Ansiklopedisine göre her mümine iki hûri ile birlikte kocaları cehenneme girmiş hanımlardan yetmiş kadın verilecekmiş.
Vay be...! nasıl bir dine denk gelmişiz arkadaş biz. Şarap Cennette ırmağı olacak kadar kutsal ise Cenneti dünyaya getirmek için daha çok içmek lazım..

işte o ayetler:

Nebe' Süresi 33.
32: Muhteşem bahçeler ve üzüm bağları, 33: Göğüsleri tomurcuklanmış aynı yaşta dilberler, 34: Dolup taşan kadehler, hep onlar içindir. 35: Orada ne boş bir söz işitirler, ne de bir yalan. ( 14/15) içenlere lezzet veren şarap ırmakları, süzülmüş bal ırmakları bulunan bir bahçedir. B.D

KURÂN'A HAKARET ETMİŞMİŞ ÖYLE Mİ?..Adam bakara suresine dayanarak bir bardak suya okuyun suyun bir kısmını cinsel organı...
11/07/2026

KURÂN'A HAKARET ETMİŞMİŞ ÖYLE Mİ?..
Adam bakara suresine dayanarak bir bardak suya okuyun suyun bir kısmını cinsel organınıza serpiştirin kalanı da için cinsel performansınız zirve yapar diyor" hakaret olmuyor.
Yanmaz kefen üretip satıyor hakaret olmuyor.
Peygamberi rüyada gösteren terlik satıyor hakaret olumuyor.
Kuranı küçük düşürücü üfürükcü muskacı ölüler kitabı halıne getiriyor hakaret olmuyor.
Küçük erkek çocukların tecavüzüne badeleme denir rıza aranmaz diyor hakaret olmuyor.
Bir Başkası Bakara Ayeti için akara makara diyor. El üstünde tutulup bakan yapılıyor.
Öteki kurana göre cennette cinsel organınız devamlı dik duracak diyor hakaret olmuyor.
Sıralasak yazmakla bitmez. Peki Deniz Göktaş hakaret etmiş öyle mi?
Ben sonuna kadar izledim hakaret görmedim. Siz gördünüzse yazın bileyim
O kurana hakaret etmedi başka gerçekleri Cesurca ortaya koydu. Deniz'den Deniz'e Aşkolsun sana çocuk. Bülent Dündar

Gazetecilik Nedir, Ne değildir.?İLKENİZ, ÜLKENİZ, ÜLKÜNÜZ VARSA GERÇEK GAZETECİ SİZSİNİZ..Gazetecilik olayları ve haberl...
06/07/2026

Gazetecilik Nedir, Ne değildir.?
İLKENİZ, ÜLKENİZ, ÜLKÜNÜZ VARSA GERÇEK GAZETECİ SİZSİNİZ..
Gazetecilik olayları ve haberleri bildirmek değildir.
Olaylarda dedektif gibi araştırıp bilinmeyenleri açığa çıkarıp, gerçeği yakalamaktır.

Gazetecilik sesi olmayanların sesi olmak onlara destek vermektir. Mağdurların ve mazlumların yararına güçlülerden, etkili ve yetkililerden korkmadan hatalarının ve yanlışlarının hesabını sorabilmektir..

Kendilerine yapılan baskı, kontrol, hapis gazetecileri yıldırmaz Güçlendirir, motive eder.
Etkililerin ve makam sahiplerinin istekleri doğrultusunda faaliyet göstermek gazatecilik değil, üç tellallığı ve yalakalıktır. O odakların zaten basın yayın ve halkla ilişkiler müdürlüğü mevcuttur.

Her basın yayın yüksek okulu mezunu ve kart sahibi olanlar gazeteci değildir. Ancak günümüzün teknolojik koşullarında herkes ilkesi ülküsü ve ülkesi uğruna gazetecilik yapabilir. Bunun için bir cep telefonunuz olması yeterlidir.

Çünkü her bireyin düşüncelerini, görüşlerini ifade etme, yayma, bu amaçla tüm iletişim araçlarını kullanma, barışçıl ve demokratik şekilde toplanma, gösteri yapma, dernek kurma özgürlüğü ve hakkı resmi olarak zaten vardır..

Günümüzün global koşullarında gazetecilik artık profesyonel bir meslek olarak yürütülmesi belli odakların yaygaracısı tellalcısı reklamcısı olmaktan öteye gidememektedir.

Çünkü herhangi bir menfaat grubuna bağlanmadan, dürüst, net, önyargılardan uzak ve başkalarının kişilik haklarına saygılı olmak, gazeteciliğin temel ahlak konularını oluşturur. Gerçek bir gazteci ilkeleri ve savunduğu şeyler ne olursa olsun gerceği, adaleti savunur, doğruyu araştırır ortaya çıkarır.
kendine yontmaz, işine gelmediği için bilerek atlamaz, Çıkarı için saptırmaz abartmaz, abartma işi sadece güldürmek için mizahcılara özgüdür. Gerçek Gazetecilik bir meslek değil, karakterdir, Onurdur, özgürlük ve bağımsızlık hissidir.

O nedenle Bugün gazeteci sandıklarınız değil, ilkeniz ülkeniz ve ülkünüz varsa gerçek gazeteci sizsiniz
yılmayın korkmayın savunduğunuz değerlere ve ülkenize sahip çıkın...!
Bulent Dundar

Address

Dünya
Ankara

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Ya İstiklal Ya Ölüm posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Shortcuts

Share