03/05/2026
BASIN AÇIKLAMASI
Yaylalar, Meralar ve Dağlar Rant Alanı Değil, Hukuken Korunan Ortak
Yaylalar, Meralar ve Dağlar Rant Alanı Değil, Hukuken Korunan Ortak Mirasımızdır
Son dönemde Karadeniz Bölgesi başta olmak üzere birçok yayla ve mera alanında planlanan OBS, HES, maden arama ve işletme faaliyetleri ile benzeri projelere karşı halkın yükselen tepkisini dikkatle takip ediyoruz. Bu tepkiler; ideolojik değil, hukuki ve hayati temellere dayanan meşru itirazlardır.
Yöre halkı, nesiller boyunca kullandığı meraların mera vasfından çıkarılmasına, su kaynaklarının ticari projelere kurban edilmesine, yaylaların betonlaşmasına ve dağların maden sahalarına dönüştürülmesine karşı haklı bir endişe taşımaktadır. Anayasa, mera kanunları, çevre mevzuatı ve uluslararası çevre sözleşmeleri; bu alanların korunmasını açıkça emretmektedir.
Özellikle maden faaliyetleri konusunda, ÇED süreçlerinin şeklen işletilmesi, halkın yeterince bilgilendirilmemesi ve yerel itirazların dikkate alınmaması ciddi bir hukuk ihlalidir. Toprağın altındaki cevher gerekçesiyle, toprağın üstündeki yaşamın tehlikeye atılması kamu yararıyla bağdaşmamaktadır.
Vatandaşların sesine kulak verilmemesi, onları çaresizliğe ve “Allah’a havale ediyorum” noktasına sürüklemektedir. Bu durum yalnızca sosyal bir sorun değil, idarenin sorumluluğunu doğuran bir yönetim zafiyetidir.
Burada açıkça ifade ediyoruz:
Kamu adına görev yapan tüm kurum ve yetkililer;
Alınan kararların hukuki sonuçlarından,
Doğaya verilen zararın idari ve cezai sorumluluğundan,
Halkın mülkiyet, yaşam ve geçim haklarının ihlalinden
doğrudan sorumludur.
Bir bölgenin kalkınması; hukukun, bilimin ve halk iradesinin dışlanmasıyla sağlanamaz. Gerçek kalkınma;
Mera hakkını koruyarak,
Doğal dengeyi ve su havzalarını gözeterek,
Maden dâhil tüm projelerde halkın açık rızasını alarak
mümkündür.
Buradan yetkililere açık bir hukukî ve vicdanî uyarıda bulunuyorum:
Halkın açıkça karşı çıktığı, doğaya ve yaşam alanlarına zarar verdiği bilimsel raporlarla ortaya konulan projelerde ısrarcı olmak; ileride doğabilecek tüm hukuki ve toplumsal sonuçların sorumluluğunu da beraberinde getirecektir.
Yaylalar, meralar ve dağlar; sadece coğrafi alanlar değil, bu milletin hukuken korunan ortak mirasıdır. Bu mirasa verilecek her zarar, yalnızca bugünün değil, yarının da hesabıdır.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Mehmet Mahmut Yıldız
Şahlanış Partisi Kurucu Genel Başkanı